Pop-art ve bir sergi

Pop-art ve bir sergi

Amerika'da başlayan ve dünyaya yayılan pop-art akımının öncülerinden Andy Warhol'un resimleri duruma göre bayağı, çekici ve korkunç niteliklere bürünebilmektedir.

Pop-art ve bir sergiNurcan TezelPop-art sanatının temsilcilerinden Andy Warhol'un sergisi, Kazım Taşkent Sanat Galerisi'nde açıldı. Serginin sunum günleri, içinde bulunduğumuz ekonomik-siyasi durumla garip bir örtüşme içinde olması ile de dikkat çekiciydi. Sergi üzerine izlenimlerimizi aktarmadan önce kısaca pop-art'ın özelliklerine ve önemli temsilcilerine göz atalım.Pop-art sanatı 1950'lerin sonlarına doğru, Amerika ve İngiltere'de ortaya çıkmıştır. 1958'de Amerikalı Jasper Jons'un bir dizi Amerikan bayrağı resmi New York'ta sergilendiğinde, "Bayrakla alay mı ediliyor, yoksa yüceltiliyor mu" belirsizliğini içeren soruları da beraberinde getirmişti. Yine 1955'te Robert Rouschenberg'in kolaj tekniğiyle belli bir tutum ya da niyeti açıklamayan bir dizi resmi sergilendi. Avrupa'da Richard Hamilton'ın "Günümüz Evlerini Bu Kadar Çekici Yapan Nedir" isimli tablosu da dikkat çekmekteydi. Pop sanatında her yerde bulunabilen nesnelerden yapılmış, konserve yiyecekler, ev gereçleri vb. geleneklere karşı davranış olarak da belirginleşmekte, kapitalist toplumun bir aynası olarak gelişmekteydi. Kitle iletişim araçları, bu akımın gelişmesine destek oluyorlardı. Pop-art sanatının, pop müzik ile de bağları vardı. Pop müzik sanatçıları da kültürlü ticaret dünyasından çok, zevklere düşkün eğlendirici yönlerle ortaya çıkıyorlardı. Sanatla anlatı arasında, geleneksel çizgi roman türü resimli dergilerle ilişki kurulabiliyordu.Pop sanatının en önemli isimleri Roy Lichtenstein, David Hocney, David Smith ve Andy Warhol'dur. Geniş halk kitleleri de bu sanatı çok 'basit' olması dolayısıyla anlayabiliyorlardı. Andy Warhol, daha çok reklamcılığı ele almıştı. Kendisi belli bir konuda, tek bir biçimi tuval üzerinde yineleyip düzenleyerek ve tek tek bir araya gitirerek fotoğrafa ait imgeleri kullanmıştır. Elizabeth Taylor, Jacklyn Keneddy gibi ünlüler, suçlular, elektrikli sandalye, otomobil kazaları ve zararsız inekler ve çiçekler onun konuları arasındaydı. Andy Warhol'un resimleri duruma göre bayağı, çekici ve korkunç niteliklere bürünebilmektedir. Bir yandan resimlerin monoton ve sıkıcı özelliklerini sevmezken öte yandan en olumsuz şeyleri ne kadar çabuk kabullendiğimizi fark ederiz. Warhol, 1968'de verdiği bir demecinde şöyle demiştir: "Gelecekte herkes 15 dakikalığına ünlü olabilecek... Benim hakkımda bir şey öğrenmek istiyorsanız resimlerimin yüzeyine, filmlerime ve bana bakın. İşte ben, ardımda hiçbir şey yok." Günümüzün Türkiyesi'nde sunulan bu sergi de izleyicilerine, "Hiçbir şeye aldırmayın, hayatı düz ve boş, kafa yormadan seyredin. Olan biten sizi hiç mi hiç ilgilendirmemeli" der gibi. Sergi, salonuna girişte sağ ve sol tarafta dev boyutlarda dolar ve haç resimleriyle ve tam karşıda Warhol'un çarpıcı portresiyle bizi karşılıyor. IMF'nin bizi teslim aldığını varsaydığı şu günlerde iki ucu keskin bir bıçak gibi duran bu sergiden çıkarken kapitalizmin insanı yabancılaştırmasına ve yüzeyselleştirmesine tepki de duyabilirsiniz. İyi seyirler.
www.evrensel.net