Hükümet seyrediyor

Hükümet seyrediyor

Türkiye büyük bir kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya. Afeti "takdir-i ilahi" olarak gören hükümet ise yaklaşan büyük felakete karşı tedbir almıyor.

Hükümet seyrediyorNur KarabacakTürkiye'nin karşı karşıya bulunduğu kuraklık tehlikesinin umursanmaması daha büyük tehlikelerin sinyalini veriyor. Kitlesel ölümler, göç gibi insanlık için ciddi sonuçlara neden olan kuraklığı denetlemek, önüne geçmek mümkün. Ancak uluslararası kurumların politikalarına teslim olan hükümetin kuraklık ve getirdiği sonuçlar umurunda değil.Uzmanlar, kuraklığın denetlenebileceğinin altını çizerek Türkiye'nin su kullanma planında sonradan giderilmesi mümkün olmayan yanlışlıklar yapıldığını belirtiyorlar. Acilen kuraklıkla mücadele kampanyasının başlatılması gerektiğini belirten uzmanlar, "Bu kadar ciddi boyutlara varmadan önlem alınabilirdi. Yapılacak yatırımlar, kuraklık sonucunda doğan ekonomik kayıplardan daha fazla olmayacaktı" diyorlar. Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı Çetin Gül gazetemize yaptığı açıklamada, ciddi boyutlara varan kuraklığa rağmen yetkililerin hâlâ harekete geçmemesinin hayret verici olduğunu belirterek Türkiye'nin iki yıldır kurak bir sürece girdiğini, ancak zamanında önlem alınmamasının olayı daha da büyüttüğünü söyledi. Kuraklık uyarısı yapan uzmanların görüşlerinin yetkililer tarafından abartılı olarak yorumlandığını ifade eden Gül, "Yaşanan süreç, yağışların düşmemesi, sıcaklığın artması, uyarıları haklı kıldı. Lokal yağışların ardından yetkililer 'Kuraklık tehlikesi geçti' diye açıklama yaptı, ancak bu büyük bir yanılsamaydı. Gelinen nokta çok ciddi bir noktadır. Bundan sonrası için de temmuz ve ağustos ayı hem daha sıcak olacak, hem de yağışlar daha düşük seyredecek" diye konuştu.

2002 daha sıkıntılıTürkiye'nin zaten yarı kurak bir ülke olduğunu belirten Gül, tüm bunların bilinmesine rağmen tedbir alınmadığını dile getirdi. Gül, hidrolik santrallara çok yüklenildiğini kaydederek şöyle devam etti:"Termik santrallar yanlış kullanıldı. Termik santrallar yanlış kullanıldığı için sorunlardan ötürü hidrolik santrallara çok yüklenildi. Elektrik enerjisi üretiminde Fırat havzasındaki barajlar, Orta Anadolu'daki barajlarda tarımsal sulama açısından önemlidir. Orta Anadolu'da bir gram su yok. Konya'daki barajlarda, Beyşehir gölünde çok ciddi sulama problemleri yaşanıyor. Orta Anadolu ciddi anlamda çölleşiyor. Önlem alınmazsa 2002'de hem tarımsal anlamda hem de enerji anlamında daha büyük sıkıntılar yaşanır. Oysa çok basit önlemlerle bunların önüne geçilebilirdi. Yağışların çok düzenli ölçülmesi, suyunda belli bir ekonomi ile kullanılması gerekirdi. Acilen konu ile ilgili kurumların bir araya gelerek bir plan çıkarması gerekiyor."

Çiftçi perişanAnkara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ekrem Kün ise kuraklık nedeniyle hububat veriminin düşük olacağının aylar önce belli olduğunu buna rağmen kimsenin konuyu umarsamadığını kaydetti. Bu tavrı tarımı bitirmeye yönelik politikaların bir parçası olarak değerlendiren Kün, "Konuşmak çok kolay, ancak milyonlarca hektar ekili alanı düşündüğümüzde zarar ciddi boyutlara ulaşmakta. Şimdi ne yapacaklar merak ediyorum. Zaten hububat açığımız vardı. Bedeli yine üreticiye, halka ödetecekler ve milyarlarca dolarları akıtıp ithal getirecekler" dedi.Kün, kuraklığı önlemenin en etkili yolunun yağışların etkili bir şekilde biriktirilmesinden geçtiğini ifade ederek yüzey akışlarının önlenebileceğini, küçük su rezervlerinin oluşturulabileceğini söyledi. Acilen kuraklıkla ilgili bir planın çıkarılması gerektiğinin altını çizen Kün, "Çeşitli şekillerde depoladığımız suyu da en etkili şekilde kullanmak gerekiyor. Her bireyin suyu akıllı kullanması yönünde eğitilmesi gerekiyor. Başka kaynak yok, önünde sonunda doğaya bağımlıyız. Su yağarken tutulabilir. İdeal olanı her köye bir tane küçük su rezervinin yapılması. Devletin bunları mutlaka hayata geçirmesi gerekiyor. Sorunlar can yaktığı zaman bizim ülkemizde harekete geçilir" diye konuştu.
www.evrensel.net