TOBB hükümet kapısına dayandı

TOBB Yönetim Kurulu, Rifat Hisarcıklıoğlu başkanlığında Başbakan Ecevit, Yardımcısı Mesut Yılmaz, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, Maliye Bakanı Sümer Oral ve Sanayi ve Ticaret Bakanı A. Kenan Tanrıkulu'nu ziyaret ederek, sorunlarına çözüm için destek istedi.

TOBB hükümet kapısına dayandıTOBB Yönetim Kurulu, Rifat Hisarcıklıoğlu başkanlığında Başbakan Ecevit, Yardımcısı Mesut Yılmaz, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, Maliye Bakanı Sümer Oral ve Sanayi ve Ticaret Bakanı A. Kenan Tanrıkulu'nu ziyaret ederek, sorunlarına çözüm için destek istedi. TOBB'un bu ziyareti, hükümetten "para dilenme ziyareti" olarak yorumlandı.IMF Birinci Başkanı Stanley Fischer'in Türkiye ziyaretinde kendisine hürmette kusur etmeyen TOBB yöneticileri, "Biz görevimizi yaptık, size IMF karşısında desteğimizi gösterdik, şimdi sıra sizde" dercesine hükümetten çözüm istedi.TOBB yöneticilerinin ilk ziyareti Hazine Müsteşarlığı'na oldu. Bakan Kemal Derviş ile 1,5 saat süren görüşmenin ardından kısa açıklama yapan Hisarcıklıoğlu, reel sektörün sıkıntılarına, sorunlarına eğildiklerini, şu anki sıkıntının piyasaların faiz, döviz ve borsa üçgeninde sıkışmış olması ve reel sektörün hiçbir meselesine el atılmaması olduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, 350 oda ve borsadan aldıkları görüşler doğrultusunda sorunları ve çözüm önerilerini Derviş'e aktardıklarını ifade etti. Birinci meselenin reel sektörün dertlerini dinleme ve bunlara çözüm bulma olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, Derviş'le sektörlerle ortak toplantı konusunda mutabık kaldıklarını, önümüzdeki hafta ilgili bakanlarla beraber sektör toplantılarının yapılacağını duyurdu.

"Olumlu" yalanıİkinci görüşme Maliye Bakanı Sümer Oral ile gerçekleşti. Toplantı öncesinde kısa açıklama yapan Oral, kamu ve özel sektör diyaloğunun çok önemli olduğunu, gözden ırak tutulmaması gerektiğini, görüşmenin de bunun bir örneği olduğunu söyledi. Ekonominin geneli ve reel ekonominin içinde bulunduğu sorunları tartışacaklarını belirten Oral, işin aktörlerinden sorunları bizzat alıp değerlendirme yapmanın önemli olduğunu ifade etti. Kamu maliyesinin ve bütçe gelişmelerinin iyi gittiğini öne süren Oral, istihdam ve ihracaatın artması için reel ekonominin önünü görebilmesi, bunun için de programın kararlılıkla uygulanması gerektiğini dile getirdi.

Tanrıkulu yakındıTOBB yöneticilerini makamında kabul eden Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu, ekonomi yönetiminin bölünmüşlüğünden yakındı. Üretime yeni bir ivme kazandırmak için arayışlar içinde olduklarını ileri süren Tanrıkulu, kendileri ile TOBB'un üretimi temsil eden bir ailenin fertleri olduklarını, bu nedenle aile içi sorunları görüşeceklerini söyledi. IMF ve DB temsilcilerinin ziyaretleri ile ilgili çok yazılıp çizildiği için bir şey söylemeyeceğini vurgulayan Tanrıkulu, TOBB Yasası'nın ve odaların birliğe olan aidat borçlarıyla ilgili yasanın hazırlıklarının bittiğini, açıldığında Meclis'e sevk edileceğini bildirdi. Hisarcıklıoğlu ise yardım ve desteklerinden dolayı Tanrıkulu'na teşekkür ederek, eylül-ekim aylarında toplanacak İktisat Kongresi'nde sorunların çözümünü tartışacaklarını bildirdi. TOBB yöneticileri daha sonra Ecevit, yardımcıları Özkan ve Yılmaz tarafında da kabul edildi.

Pirus zaferiBaşbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz TOBB yöneticileri ile görüşmesi öncesinde yaptığı açıklamada, uygulanan ekonomik programın başarıya ulaşması için Meclis'in üzerine düşen görevi yaptığını, bundan sonra da programın başarısının hükümetin bu konudaki kararlılığına ve piyasaların güvenine bağlı olduğunu söyledi. Programın başarıya ulaşmasında reel sektörün sorunlarına çözüm getirilmesinin önemli olduğunun altını çizen Yılmaz, "Hükümetimiz reel sektörün sorunları konusunda son derece kararlıdır. Esasen reel sektörün sorunları çözülmeden ekonomik programın başarıya ulaşması bir Pirus Zaferi'nden başka anlam ifade etmeyecektir" dedi. Reel söktörün haklı taleplerine çözüm ararken "verimsiz çalışan işletmelerin ekonomiye yük olmasını sürdürmesini kabul etmek mümkün değildir" sözleri ile işyeri kapatmalarının olacağına işaret eden Yılmaz, TOBB'un reel söktörün sorunlarını hükümete iletme konusundaki girişimlerini takdirle karşıladıklarını bildirdi. Yılmaz oluşturulacak sektör kurullarında reel sektörün sorunlarının tartışılıp hükümete iletileceğini de hatırlatarak, ekonomik programın hedefleri ile çakışmadığı ve imkânlar ölçüsünde bu sorunlara çözüm getirme çabasında olacaklarını söyledi. Ecevit ise TOBB yöneticilerini kabulünde herhangi bir açıklama yapmadı. TOBB yöneticilerinin son görüşmesi Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli ile oldu. TOBB yöneticileri görüşmelerde "Reel Sektörün Sorunları" başlıklı 26 sayfalık rapor sundular. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


F tipinde sansürSincan F Tipi Cezaevi'nde satın alınan günlük gazetelerin bazı haberleri cezaevi yönetimi tarafından daksille silinerek ya da karalanarak tutuklulara veriliyor. Bazı dergilerin de hoşa gitmeyen sayfaları yırtılarak sansür ediliyor. İlginç sansür, tutukluların tepkisine neden olurken, uygulama Cumhuriyet Başsavcılığı'nın gündemine sokuldu. Cezaevinde sular da akmıyor.Sincan F Tipi Cezaevi'nde bulunan tutuklu Kemal Ertürk, 20 Temmuz 2001 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı suç duyurusunda, "Haklarında basın savcılığının toplatma veya bir işlem bulunmamasına rağmen, 25 Haziran ve 13 Temmuz günleri, satın aldığımız Cumhuriyet, Radikal, Milliyet gazetelerindeki kimi haberler üzeri karalanmış ve daksille silinmiş olarak ve bazı dergiler de sayfaları yırtılmış olarak tarafımıza verilmiştir" dedi. Ertürk, tutukluların abonesi olduğu bazı dergi ve yayın organlarının "Yasaklandı", "Toplatıldı" bahaneleriyle verilmediğini belirterek, uluslararası sözleşmeler gereği olarak haklarında toplatma kararı olsa bile söz konusu yayın organlarından bir tane bulundurmanın doğal hakları olduğunu ifade etti.

Sular akmıyorSincan F Tipi Cezaevi'nde idarenin tutukluların haber alma hakkını kullanmaması için her türlü keyfiliği, hukuksuzluğu ve pervasızlığı uyguladığını vurgulayan Ertürk, "Kendini basın savcısı yerine koyarak her şeyi sansürleyen, istediğini yırtan idare, hak, hukuk tanımamaktadır. İdare denetiminde, yönlendiriciliğinde yapılan bir keyfilikten şahıs olarak kim veya kimlerin sorumlu olduğunu bilmiyoruz. İsimleri bir sır gibi saklanmaktadır" diyerek, gazetelerin yırtılması, karalanması konusunda sorulan sorulara muhatap bulamadıklarını vurguladı. Ertürk, keyfi uygulamalarla haber alma özgürlüklerini engelleyenler hakkında yasal işlemlerin başlatılmasını istedi.Öte yandan, Sincan F Tipi Cezaevi'nde günlerdir suların akmadığı bu durumun ölüm orucu ve açlık grevinde bulunanların durumunu kötüleştirdiği gibi ciddi sağlık problemlerinin yaşanmasına neden olacağı bildirildi. Tutuklular, cezaevi idaresininin suların akmaması ile ilgili "Kuyu suyu bitti" açıklamasını yaptığını belirterek, cezaevinin sularının şehir şebekesinden gelmesi gerektiğini, kuyu suyunun hastalıklara neden olduğunu kaydettiler.
www.evrensel.net