31 Temmuz 2001 21:00

Ülker zammın üstüne yattı

Krizin en yoğun yaşandığı mayıs ayında trilyonları sayarak Faisal Finans'ı satın alan Ülker Grubu, kriz bahanesiyle işçilere sözleşmenin öngördüğü zammı yapmayacağını belirten bir mektubu fabrikaya astı.

Paylaş
Ülker zammın üstüne yattıNaci OğuzTürkiye'nin en büyük bisküvi ve çikolata şirketi Ülker patronları fabrikaya astıkları bir mektupla toplusözleşmede öngörülen ücret zammını vermeyeceklerini işçilere duyurdu. Bu kararlarının gerekçesini; doların yükselmesi, elektrik, doğalgaz ve suya gelen zamlar olarak gösterdi.Son imzalanan toplusözleşmenin 4. altı aylık dilimi için geçtiğimiz hafta işçilere hitaben fabrikaya bir mektup asan Ülker yetkilileri, krizi bahane göstererek toplusözlemede belirtilen maddelere uymayacağını, dolayısıyla öngörülen zammı vermeyeceğini açıkladı. 4. altı ay için yapılacak ücret artışları Öz Gıda-İş tarafından yüzde 32.32 olarak ilan edilirken, Ülker patronları geçtiğimiz perşembe günü astıkları mektupta, ücret artışlarının toplusözleşmede imzalandığı gibi yapılmayacağını belirtti.

Mektuplu ilanMektupta, hükümetin memurlara yüzde 5, kamu işçilerine yüzde 15'lik bir zam artışı yapıp zamlı artışın 2002'nin Şubatı'ndan itibaren ödenmeye başlanacağı, bu durumda Ülker Grubu'nun yüzde 30 civarında bir zammı ödemesinin "beklenmeyeceği" belirtilerek, "herkesin elini taşın altına sokması" isteniyor. Taşın üzerine oturarak keyif çatan Ülker patronu, ücret artışlarının miktarı ve zamanı ile ilgili olarak da işçilerden "anlayış" bekliyor. Bildik taleplerin ve tanıdık bahanelerin bulunduğu mektubun içeriği ise şöyle:- Sözleşmedeki üçüncü altı ay için (2000 Aralık-2001 Haziran) imzalanan bölümün delindiği,- Kriz nedeniyle doların artması,- Hükümetin alternatifi olmayan, satışını kendisi yaptığı ürünlerde (doğalgaz, elektrik, akaryakıt vb.) aşırı fiyat artışı yaptığı, bundan dolayı maliyetler artarken Ülker Grubu'nun rekabet dolayısıyla gerekli zamları yapamadığı...Bahanelerden ilki, özrü kabahatinden beter nitelikte. Ülker Grubu, üçüncü altı ayda toplusözleşmenin delinmesini, dördüncü altı aylık dilimin de delinmesinin bir nedeni olarak görüyor. Yani Ülker patronları; "Zaten üçüncü altı ayda delindi, şimdi de delinebilir, ne fark eder?" diyor işçilere. Topkapı'da kurulu bulunan Ülker fabrikasında çalışan ve uzun süredir sessiz bekleyen işçilerin bu duruma tepkisi ise örgütlü bulunan Öz Gıda-İş'li sendikacılar için şaşırtıcı oldu. İşçiler mektubun asılmasından yaklaşık bir hafta önce ilan edilen ve sendika ile patron tarafından geçen pazar ortaklaşa düzenlenecek olan Geleneksel Ülker Pikniği'ni, mektubun asılmasıyla birlikte protesto etti. İşçiler, "Biz bu durumda nasıl piknik yapalım, gitsinler sendika ile patron birlikte eğlensinler" diyerek sendikacılara olan tepkilerini dile getirdiler.

Pes dedirtiyorÜçüncü altı aylık dilimin delinmesine de bir göz attığımızda, Ülker patronlarının pişkinliği pes dedirtiyor. İki yıllık toplusözleşmede birinci ve ikinci altı aylık ücret zamları sözleşmeye uygun yapılırken, üçüncü altı ayda (31 Aralık 2000'den itibaren uygulanması gereken altı aylık dilim) işçilere tazminatlar ödenerek giriş-çıkışları yapıldı ve kadrolu işçiler sözleşmeli hale getirildi. Kırizin dipten vuran bir dalga olduğu dönemde, yani kasım şubat arasında yapılan bu oyunla kadrolu bütün işçiler sözleşmeli statüsüne geçirildi. Böylece 2000'in üzerinde işçinin bulunduğu fabrikada kadrolu hiçbir işçi kalmadı. Bu da daha sonraki toplusözleşmeler için Ülker patronlarının istediği zammı dayatması, istediği sosyal hak gaspını yapması anlamına geliyor. Sözleşmeli işçiler, kaç yıl çalıştığı göz önüne alınmaksızın sözleşmeleri bittiğinde kapı önüne konulacak, yeni asgari ücretle işçi alınacak. Ülker patronlarının her gün binlerce işçinin kapı önüne konduğu ülkemizde, değil asgari ücretle, onun altında da çalışacak işçi bulmaları zor olmasa gerek!Ayrıca işçilere üçüncü altı ay için enflasyon oranında (Haziran 2000-Ocak 2001 tarihleri arasındaki enflasyon oranı) verilmesi gereken ücret artışları, 24 milyon 500 bin bürüt sabit artışı olarak gerçekleştirildi. Fabrika yönetimi işçilere bunu üstü örtülü tehditle kabul ettirdi. Yönetim "Para mı, arkadaşın mı" gibi sözlerle, işten atmalara gideceğini ima etmişti.Bu arada her yıl temmuz ayının başında çalışanlara ödenen yakacak yardımı da, yaklaşık bir ay geçmesine karşın halen ödenmedi. Ağustos ayında ödeneceği seylenen yardımın yapılıp yapılmayacağı ya da neden geciktirildiği konusunda ise henüz herhangi bir açıklama yapılmadı.
ÖNCEKİ HABER

Hazar kaynakları paylaşılamıyor

SONRAKİ HABER

Tüm Emekli-Sen: Taleplerimiz karşılansın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa