IMF

IMF'nin papazları

Tam bir IMF misyoneri gibi davranan şovmen iktisatçılar, bu kez de "Bizim için Tanrı gibi" dedikleri Stanley Fischer karşısında gösterilerini sundular.

IMF'nin papazlarıOnları tanımayan yok. Denviz Gökçe, Osman Ulagay, Asaf Savaş Akat, Hurşit Güneş, Ercan Kumcu, Ege Cansen. Nam-ı diğer "televoleci iktisatçılar." Televizyon ekranlarından IMF ve hükümetin ekonomi politikaları konusunda yaptıkları yorumlarla ünlenen bu iktisatçılar önceki gün de IMF Birinci Başkan Yardımcısı Stanley Fischer'in karşısına geçtiler. Ve tam anlamıyla "hokkabazlık" gösterisi yaptılar. Bu bizim yorumumuz değil. Bizzat çalıştıkları medya kuruluşlarının günlerce sürdürdükleri "Fischer'in önünde kur rejimini tartışacaklar. Birbirlerini kıyasıya eleştirecekler" anonsları, adeta bir sirk gösterisine davet gibiydi.

Bizim StanStan, (Bu iktisatçılar Stanley Fischer'e samimiyetlerinden dolayı Stan diyorlarmış) TÜSİAD'ın davetlisi olarak katıldığı kahvaltıda Türkiye'nin çok iyiye gittiğini, hükümete ve büyük patronlara anlattı. Hükümet ve TÜSİAD üyeleri de "Gerçekten iyi gidiyoruz" dediler. Daha birkaç gün önce "Sosyal patlama olacak", "Reel sektör çöküyor, işsizlik artıyor" diyenler IMF'nin bir başkan yardımcısından daha iyi bilemeyeceklerini düşünerek olsa gerek, hemen çark ettiler. Çünkü Fischer, -ki bu zat Türkiye'de birçok üniversitede okutulan mikroiktisat kitabının yazarıdır- en iyi bilendi. Ancak en çok dikkat çeken manzara Denviz Gökçe, Osman Ulagay, Asaf Savaş Akat, Hurşit Güneş, Ercan Kumcu, Ege Cansen gibi iktisatçıların Fischer'in önünde bir şov tartışması düzenlemeleriydi. Bir gün sonra her biri kendi köşesinde "Stan'ın ne kadar bilge" olduğu konusunda methiyeler dizdi.Bu manzara çok da şaşırtıcı değil. Carlo Cottarelli geldiği günlerde de aynı medya kuruluşları ve iktisatçılar büyük bir sevinçle "Türkiye'yi kurtaracak adamın" geldiğini ilan etmişlerdi. Hatta artık gecekondu gençlerinin Cottarelli gibi olmak istediği gibi yorumlar yapmışlardı.

Methiye yazarlarıTürkiye tarihinin en ağır krizine girdiği zaman aynı iktisatçı ekibi çıkıp IMF paketinin en acımasız eleştirmeni oluverdiler. Ardından Dünya Bankası Kemal Derviş'i "kurtarıcı" olarak gönderdi. Yine bildik güruh bu kez Derviş'e övgüler yazmaya başladılar. Derviş'in "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı"nın aksaması ve krizi daha da derinleştirmesi üzerine "televoleci iktisatçılar" eleştirilerini yavaş yavaş aktarmaya başladılar. Ancak IMF'nin Derviş'in arkasında durması ve krizin sorumlusu olarak hükümet kabinesini hedef göstermesi, bizim iktisatçılara da işaret oldu. Onlar da bütün hınçlarıyla IMF'nin hedef gösterdiği bakanların istifa etmesi yönünde yayın yaptılar. İşleri bu. "Kıraldan çok kralcı" sözü en iyi bu iktisatçıları anlatıyor. Öye ki makaleleri ile Osmanlı döneminde padişaha methiyeler yazan şairleri bile geride bırakıyorlar. Diğer yandan tek satırlarında halkın sıkıntılarını, ülkenin çıkarlarını görmek mümkün değil. Binlerce işçi işsiz kalırken, onbinlerce esnaf kepenk kapatırken, çiftçiler topraklarından olurken bu iktisatçıların terk derdi varsa yoksa IMF'nin sözlerinin ne kadar doğru olduğunu yazmak. İşleri IMF politikaları konusunda "misyonerlik" yapmak.
www.evrensel.net