Aktörlerin sonu mu geliyor?

Aktörlerin sonu mu geliyor?

Amerika'da gösterime giren "Final Fantasy" isimli film, insana yakın görüntülerle kahramanlar yarattı.

Aktörlerin sonu mu geliyor?Teknolojik gelişmelerin karşılığını en çabuk bulduğu sanat alanı kuşkusuz sinema. Teknik donanımın yoğun olarak kullanıldığı bu sanat alanı, bu donanımlardaki kalitenin yükselmesi durumunda, birçok bakımdan avantaj elde ediyor. Ancak, teknolojik gelişmenin özellikle son birkaç yılda, kameranın arkasındaki yerini terk edip başrol oynamayı denemesi, yeni bir eğilimin de habercisi. Bu aynı zamanda çok yakın bir tarihte, en azından Amerikan sinema endüstrisi Hollywood'da en az gerçek starlar kadar ilgi toplayacak sanal artistlerin yolunu açacak gibi görülüyor. Şu sıralarda Amerika'da gösterime giren ve tüm oyuncu kadrosu üç boyutlu grafiklerden oluşan ilk uzun metrajlı film "Final Fantasy" bu konuda önemli bir örnek film. Çünkü tamamen bilgisayar ortamında yaratılan "Final Fantasy"nin baş kahramanı Aki Ross, gerçek bir insana çok benziyor.Teknolojideki bu hızlı değişim, örneğin "Er Ryan'ı Kurtarmak" filminde olduğu gibi önemli bir sahnede gerçekçi ya da sinemanın diliyle etkileyici bir unsur katabildiği gibi, filmde yer alan oyuncuların önüne geçen bir biçim de alabiliyor.

Videodan 'gerçeğe'Bunun en önemli örneklerinden birisini geçen sinema sezonunda gösterime giren "Hollow Man" (Görünmeye Tehlike) filmi oluşturdu. Her ne kadar, filmin konusu gereği başrol oyuncusu Kavin Bacon'un fazla görünmemesi gerekse de onun olmadığı sahnelerde yaratılan görsel efektler, oyuncuyu geride bırakıyordu. Yönetmen Paul Verhoeven'ın çektiği Hollow Man filmi için duman, yağmur ve kandan oluşan karakterler yaratıldı. Filmdeki bu sahneler için 120 kişilik bir teknik ekip çalışmıştı.Gerçek kahramanla sanal arasındaki ilişki Hollywood tarafından sürekli iğdiş ediliyor. "Matrix", "Dövüş Kulübü" gibi filmler bir yana, sanal âlemin kahramanlarının beyazperdede yer bulması da yeni gelişmeler arasında. Örneğin önümüzdeki aylarda Türkiye'de de gösterime girecek olan "Tomb Rider" isimli film. Bir bilgisayar oyunundan sinemaya uyarlandı. Ancak, yine de filmin kahramanı, sete zamanında gelmesi ve bütün gün emek harcaması gereken birisiydi.Oysa, yine bir video oyunundan sinemaya uyarlanan "Final Fantasy" isimli filmin bütün kahramanları sanal. Ancak, bu sanal kahramanlar, daha önce gösterime gire "Aslan Kral" ya da "Shrek" gibi çocuk kahramanları değiller. Her biri üç boyutlu grafiklerden oluşan ve tamamen insana benzeyen kahramanlar. Türkiye'de de gösterime girecek olan film, Amerika'da şimdiden "Aktörlerin sonu mu geliyor" sorularının sorulmasına neden oldu.Gerçeğe çok yakın grafiklerle gerçekleştirilen "Final Fantasy", bir video oyun uyarlaması. Dünyada en çok satanlar arasına giren video oyununun tasarımcısı Hironobu Sakaguchi, aynı zamanda filmin de yönetmeni. Sakaguchi çekimler sırasında Alec Baldwin, Donald Sutherland, James Woods ve Steve Buscemi gibi isimlerle çalışmış. Filmde yer alan karakterlerden bazılarının görüntüleri biraz sentetik, yani grafik oldukları kolayca anlaşılabiliyor. Bazılarını ise gerçeğinden ayırmak neredeyse imkânsız. Filmin baş karakteri Aki Ross'u 200 kadar efekt uzmanının yarattığı karakterlerden yalnızca biri. Bu karakterin gerçeğe yakın olması için birçok ayrıntı değerlendirilmiş, örneğin Ross'un elinin üzerinde 60 binden fazla tüy var. Ayrıca daha gerçekçi kılmak için, yüzüne sivilce, çil ve gözenek yapmışlar. 2065 yılında geçen filmde, dünyayı kurtarmak için uzaylı yaratıklarla mücadele eden savaşçıların hikâyesi anlatılıyor.

Oyuncular, yapımcılar Filmin gösterime girmesinin ardından kimi aktörler sanal kahramanların yaygınlaşması durumunda zarar göreceklerini düşünmeye başladılar bile. Örneğin teknolojinin gelişmesiyle sanal oyuncuların kullanımının artacağına kesin gözüyle bakan ünlü oyuncu Tom Hanks, kendisinin bir benzerinin yapılacağından ve filmlerde oynatılacağından korkuyor. Bu konuda açıklamalar yapan Hanks, "Bunun olacağını biliyorum ve aktörlerin bu konuda bir şey yapabileceklerinden emin değilim" diyor.Hollywood yapımcıları ve film şirketleri ise bu fikre daha ılımlı yaklaşıyor. Nitekim, yemek yemeyen, para talebinde bulunmayan ve kapris yapmayan sanal oyuncularla çalışmak, gerçekleriyle çalışmaktan daha kolay ve ekonomik! Efekt uzmanları da oyuncuların endişelerini 'yersiz' buluyor. Sanal oyuncuların, gerçeklerin yerini almasının neredeyse imkânsız olduğunu düşünen uzmanlar, teknolojinin oyuncuların işlerini kolaylaştırmaya yarayacağını söylüyor.Yapımcılar ve görsel efekt uzmanları, her ne kadar böyle bir gelişmenin oyuncuların kaderini etkilemeyeceğini söyleseler de oyuncular tedirgin olmakta haklılar. Çünkü, sanal âlem, gerek ekonomik açıdan, gerekse konu bakımından gerçek oyuncularla çalışmaktan çok daha ekonomik ve kullanışlı bir alan. Son dönemde kimi yapım tekellerinin büyük paralar harcayarak 'fiyasko'yla sonuçlanan filmler yarattıkları, yeni ve çarpıcı konular bulmakta zorlandıkları dikkate alınırsa bu eğilimin güçleneceği söylenebilir.

Aktörün kaderiSon yıllarda gittikçe kısırlaşan ve kendisini tekrar eden Hollywood'da sanal kahramanlar bir çıkış yolu gibi görülüyor. Zira, tekelleşen sinema sektörü, bu sanatın beslendiği birçok bağımsız alanı da içine alarak sıradanlaştırıyor. Sayıları artan sanal kahramanlar, görsel efektler, oyuncuyu filmin 'rayting nesnesi' haline getiriyor.Kimi zaman, birçok karesi bilgisayarla düzenlenmiş bir filmde sanal kahramanların altında ezilen ve yakın gelecekte Tom Hanks'ın yerinde endişesiyle kopyalarının yapılma riski bulunan Hollywood starları için zor günler başlıyor olabilir. Bu yeni dönem, bir yandan Amerikan sinema tekellerinin daralan vizyonunun gelişmesine yardımcı olurken diğer taraftan yeni Marlon Brando'ların, Robert De Niro'ların, Dustin Hoffman'ların, Antony Quin'lerin kendilerini yaratmalarının önünü tıkayacak.
www.evrensel.net