Biyolojik silah sevdası

ABD yönetimi, 55 ülkenin üzerinde uzlaşmaya vardığı biyolojik silah protokolünü reddetti. Protokol, uluslararası müfettişlere, taraf ülkelerde bulunan askeri ve sivil laboratuvarları denetleme yetkisi tanıyordu.

Biyolojik silah sevdasıABD, yeni bir uluslararası anlaşmayı daha baltaladı. George W. Bush hükümeti, Kyoto Çevre Sözleşmesi ve Hafif Silahların Yasaklanması Anlaşması'nın ardından, biyolojik silahlara ilişkin yasakların katılaştırılmasına ilişkin anlaşma taslağını reddetti. Bu tutumun arkasında, dünyanın en büyük ve tehlikeli biyolojik silah cephaneliğinin ABD ve İsrail ordularında bulunması gerçeği yatıyor.Bush'un "silahsever" tavrı nedeniyle, ABD yönetimi uluslararası tepki topladı. Son ana dek "Amerikan dostu" pozisyonunu bozmayan İngiltere dahi, "hayal kırıklığına uğradığını" dile getirme ihtiyacı hissetti.

10 yıllık çabaBirleşmiş Milletler, söz konusu anlaşma için yaklaşık 10 yıldır uğraş vermekteydi. İsviçre'nin Cenevre kentinde bulunan BM Genel Merkezi'nde yapılan geniş katılımlı son toplantı ise, bu uğraşın bir anda boşa gitmesine sahne oldu. ABD temsilcileri, 1972 yılında imzalanan Biyolojik Silah Konvansiyonu'nu hayata geçirecek olan protokolü desteklemediklerini ilan ettiler.Protokole göre, uluslararası müfettişler, anlaşmanın tarafı ülkelerdeki laboratuvarlara girip denetlemeler yapabileceklerdi. Bu gelişmeden rahatsız olduklarını gizlemeyen ABD, protokolün "ticari çıkarları ve ulusal güvenliği tehdit ettiğini" öne sürdü. ABD'li temsilciler, bu müfettişlerin sanayi ve askeri casusluk yapabileceklerini iddia ettiler.Dünya kimya sektörünün yüzde 40'ını denetleyen ABD'de, binlerce askeri ve sivil biyoteknoloji laboratuvarı bulunuyor.

Protokol öldüBush yönetiminin biyolojik silahlara dost tutumu, imzalanması planlanan anlaşmayı tamamen anlamsızlaştırdı. Biyoteknoloji sektöründe lider olan ABD'nin itirazı nedeniyle, geri kalan 55 ülkenin protokolü kabul etmesi hiçbir anlam taşımayacak. Bir İngiliz diplomat, bu durumu "Protokol öldü" sözleriyle ifade etti. Bir diğer İngiliz yetkili ise, "Uluslararası anlaşmalar söz konusu olduğunda, ABD, hızla dünyanın en büyük 'kaygı veren devleti' haline geliyor" diyerek tepkisini ifade etti. Protokolün bir hamlede yırtılmasına en sert tepki, Küba'dan geldi. Küba temsilcisi, "uluslararası gündemin en önemli noktalarında ortaya çıkan dünya süper gücünün tek taraflı tutumunu kınadıklarını" belirtti.

Kâğıt üzerinde anlaşmaBM Biyolojik Silah Konvansiyonu, halen yürürlükte bulunuyor. Ancak başta İnsan Hakları Sözleşmesi olmak üzere pek çok "parlak" anlaşma gibi, bu konvansiyonun hükümleri de sadece kâğıt üzerinde. Çünkü bu hükümlere uyulup uyulmadığını denetleyecek bir mekanizma bulunmuyor. ABD'nin reddettiği protokol, zayıf da olsa böyle bir mekanizma getiriyordu.Amerikan yönetiminin reddi, Irak konusunda takınılan ikiyüzlü tutumu da gözler önüne serdi. Irak'a uygulanan emperyalist ambargonun en önemli gerekçelerinden biri, bu ülkenin "biyolojik ve kimyasal silah laboratuvarlarına sahip olduğu" iddiaları. ABD, daha önce defalarca, bu laboratuvarların "dünya barışına tehdit oluşturduğunu" ilan etmişti.
www.evrensel.net