Ormanın emekçileri

Ormanın emekçileri

Mihalıççık ilçesinin 'Ağaçhisar' köyünde oturan 51 yaşındaki Hasan Gökçe ile 20 yaşındaki Nazife Gökçe, ormanın korunması için çaba gösteren orman emekçilerinden sadece ikisi.

Ormanın emekçileriAli BaşEskişehir'in kent merkezi bozkırın tam ortasında yer alsa da, Mihalıççık ilçesindeki 'Çatacık Ormanları' kent için ayrı bir önem taşır. Kentin 90 kilometre uzağındaki bu ormanlar, kente bambaşka bir hava katar. Yangınlar, insanların kâr hırsı ve diğer zararlılar ormanları yok ederken, ormanların korunmasında orman emekçileri yoğun çaba harcar.Çatacık Ormanları'nda ormanları zararlı böceklere karşı koruyan karıncalara, gözetleme kulelerinde 24 saat boyunca görev yapan köylülere, çıkacak bir yangına anında müdahale etmek için bekleyen itfaiye ekiplerine, ormana renk katan geyiklere ve geçmişi alıp günümüze bağlayan 250 yıllık dev çam ağaçlarına rastlarsınız.

Her yeri gözetliyorlarMihalıççık ilçesinin 'Ağaçhisar' köyünde oturan 51 yaşındaki Hasan Gökçe ile 20 yaşındaki Nazife Gökçe, ormanın korunması için çaba gösteren orman emekçilerinden sadece ikisi. Baba kız, 1 Haziran ile 1 Kasım tarihleri arasında, ilçenin denizden yüksekliği 1769 metre olan 'Çatacık Ormanları'nın içindeki 'Asartepe'de bulunan 16 metre yükseklikteki yangın gözetleme kulesinde 24 saat gözetleme yapıyor.

Dikkat istiyor5 katlı 16 metre yükseklikteki kulede, insanlardan uzak yılın altı ayını birlikte geçiren baba kız, her türlü ihtiyaçlarını da kulede karşılıyor. Hasan Gökçe, tam 20 yıldır yangın gözetleme kulesinde görev aldığını belirterek, "Yaz aylarında sürekli Ağaçhisar köyünden gelerek tam 20 yıldır kulede görev yapıyorum. Buradan Çatacık Ormanları dışında, Bilecik, Kütahya ve Afyon bölgesindeki ormanlarda görülmektedir. O bölgelerde duman görürsek onlara bildiriyorum. Tek dileğimiz ormanların yanmamasıdır. Beş yıldır da kızım bana yardımcı oluyor. Çatacık Ormanları, Türkiye'nin en değerli ormanları arasında yer alıyor. 162 hektarlık bir alanı gözetlemekle sorumluyuz" diyor.Beş yıldan bu yana babası ile birlikte yangın gözetleme kulesinde görev yapan Nazife Gökçe, işlerinin dikkat istediğini söyleyerek, babasından sonra da görevi sürdürmeye devam etmek istediğini belirtiyor. Nazife Gökçe, "Beş yıldır yılın altı ayı burada babamla birlikte kalıyorum. Babamdan sonra da bu görevi ben sürdürmeye devam edeceğim. Bu işi çok seviyorum" diyor.

Ve kırmızı karıncalarÇatacık Ormanları'nda bulunan iri kırmızı karıncalar, ormanda yaşadıkları iki kilometre çapındaki bölgede zararlı böcekleri yok ederek, ormanların korunmasına yardımcı oluyor. Çatacık Ormanları'na yıllar önce Kanada'dan getirilerek çoğaltılan iri kırmızı karıncalar, orman dostu olarak görev yapıyorlar. Karıncalar iri olunca elbette onların kovanları da iri oluyor.Kırmızı karıncaların yuvalarını görünce doğrusu insan biraz ürküyor. Kendisinin bir an Afrika ormanlarında olduğunu düşünebiliyor. Yaşadıkları iki kilometre boyunca, ormanlardaki ağaçlara zarar veren tüm böcekleri yiyerek ormanları koruyan karıncalar, kovanlar halinde Türkiye'nin diğer büyük ormanlarına da gönderiliyor. Dünyanın birçok ormanında kırmızı karıncalar, koruyucu olarak bulunuyor. Ancak bilim adamları, Çatacık Ormanları'nda, bu karıncaların çok daha hızlı çoğaldıklarını dile getiriyor.

Bir çift geyikten 1500 geyiğeÇatacık Ormanları'nda üretilen geyikler, sadece Çatacık'a değil, birçok ormana renk katıyor. Çatacık Ormanları'nda üretilen ve doğaya salınan geyiklerin sayısı yaklaşık 1500'e ulaştı. Geyiklerin çoğalmasında en büyük emek ise orman emekçisi Zekeriya Soğuk'a ait. 35 yaşındaki Zekeriya Soğuk, Çatacık Ormanları'ndaki geyik üretme çiftliğinde 15 yıldır tek başına görev yapıyor. 15 yıl önce yaralı olarak bulunan bir çift geyikten, bugün 1500 geyik üretmeyi başardı. Soğuk, uzun yıllardır geyiklerin bakımını yaptığı için hiçbir geyik ondan kaçmıyor.Zekeriya Soğuk, geyiklerin üreme öyküsünü şöyle anlatıyor: "15 yıl önce köylüler ormanda yaralı bir geyik buldu. O zaman ben burada yeni bir işçiydim. Bu bölgedeki ormanlarda geyik yoktu. Nasıl olduysa, bir kişi ormanda yaralı bir geyik buldu ve bize getirdi. Daha sonra da geyik üretme çiftliği kurulmasına karar verildi. O zaman bu görev bana verildi. Tedavi edilen erkek geyiğin yanına bir de dişi geyik bulduk. Çalışmalara başladık. Ürettiğimiz geyikleri doğaya saldık. Şu anda, bizim ormanlarımızdan geyikler Ankara, Bolu, Kütahya ve Beyşehir'deki ormanlara da geçtiler. 1500 geyik ürettiğimizi sanıyorum.Geyikler doğaya hemen uyum sağlayamıyorlar. Uzun süre üretim merkezinin çevresinde dolaşıp duruyorlar."Geyik avının 24 ay yasak olması, geyiklerin üremesinde önemli bir rol oynuyor. Çatacık Ormanları'nda doğaya salınan geyikler, köylülerin tarlalarına da zaman zaman zarar veriyor. Ancak, şimdiye kadar hiçbir köylü bu geyiklere zarar vermedi.
www.evrensel.net