Potansiyel var, olanak yok

Potansiyel var, olanak yok

Büyükşehir Belediyesi Genel Sanat Yönetmeni Metin Boran, sanat ve edebiyatın halkın paylaşımına sunularak gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Potansiyel var, olanak yokŞerif KarataşYıllardan beridir Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşayan halkın, kültürel ve sanatsal etkinlikleri üretim ya da paylaşım olanakları fiilen ve resmen hep yasaklarıyla ünlü OHAL'e takıldı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Genel Sanat Yönetmeni Metin Boran da sadece OHAL kapsamındaki iller değil, OHAL dışındaki illerde de toplumsal işlevi olan, ciddi sanata olanak tanınmadığını ifade ediyor. Belediye bünyesindeki tiyatro çalışmalarını yönlendiren, tiyatro yönetmeni Metin Boran, tiyatro çalışmalarına dört oyunla başladıklarını ifade etti. Boran'ın yönettiği bu oyunlardan birisi olan Dari Fo'nun kadın oyunlarından bir seçki olan "Bir Düş Üç Hasret" adlı oyun kadın ve cezaevi teması üzerine kuruluydu. Haldun Taner'in "Günün Adamı" isimli oyununda ise tarihsel, toplumsal ve güncel yaşama politik komedi diliyle ironik bir eleştiri getiriliyordu. Tiyatro'nun dördüncü oyunu ise, çalışmalarını bitirdikleri ve önümüzdeki sezonda basın galasıyla kamuoyuna duyuracakları "Sacco ile Vanzetti" . Boran, Howart Fast'ın romanından Sermet Çağan tarafından uyarlanmış olan "Sacco ile Vanzetti"nin 1 Eylül Dünya Barış günü dolayısıyla Çağdaş Hukukçular Derneği'nin yararına sahneleneceğini açıklıyor.

Oyuna OHAL yasağı Sadece OHAL'de değil OHAL dışında kalan bölge illerinde de ciddi sanata yaşama olanağı tanınmadığını ifade eden Metin Boran, "Cıvık etkinliklere, lumpen ve berduş kültürüne olanak tanınıyor ve yaygınlaştırılıyor. Bu kültürün bir hayat modeli olarak halk arasında taban bulmasına çalışılıyor. Bunun dışında ciddi, düzeyli ve estetik seviyesi yüksek toplumsal sorunları tartışan, tarihseli ve günceli sorgulayan sanat etkinliklerine kan kaybettiriliyor" şeklinde konuşuyor. Murathan Mungan'ın yazdığı "Mahmud ile Yezida" adlı oyunun iki kez yasaklandığını belirten Boran, girişimler sonucu yasağın kaldırıldığını ve oyunun sansürlü olarak oynanabildiğini söyledi. Boran, oyunun OHAL yasasının 11. maddesinin 'kamu düzenini bozabileceği' bendine sığınılarak yasaklandığını, bunun da esas itibariyle niyet yasaklaması olduğunu belirtiyor. Boran, "Fiiliyata geçmemiş bir şey var. Bu da sanatsal ve toplu etkinlikler korkusudur. İnsanların yan yana gelmesi istenmiyor" diyor. Bölgede ciddi bir sanat etkinliğine yönelik üretme ve paylaşmak anlamında olumlu gelişmelerin olduğunu aktaran Boran bunun da ancak farklılıkların kabulü ile gerçekleşebileceğini ifade ediyor. Günlük yaşamın demokratize edilebildiği koşullarda bu kabulün gerçekleşebileceğini anlatan Boran "Tersi bir durumda polisiye tedbirler bu etkinliklerin canına ot tıkayabiliyor" dedi.

Gençler ilgili Bölgede gençlerin yoğun olarak müzik, resim, tiyatro ve halk danslarına ilgili gösterdiklerini anlatan Metin Boran, Diyarbakır'da yılların birikimi ve uygarlıkların katmanları olan bir kimyanın mevcut olduğunu anlatıyor. Ancak mevcut potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini aktaran Boran'a göre bunun nedenleri şöyle: "Bugün için bu süreçte kendini dayatan, bilimsel, estetik ve edebi bir cephenin acilen yaratılması zorunludur. Bu cephe gerçekleştirilirken, popüler kaygıdan uzak, İstanbul, Ankara, İzmir gibi yerlerdeki dejenerasyona özenip ve o dil ve tarza eklemlenmeden, sanat ve edebiyatı tamamen halkın paylaşımına sunarak ve toplumcu dönüşüme estetik bir cepheden katkı sunmak ve lojistik destek sunmak, yegâne amaç olarak kabul görmelidir. Bu ülkede şimdiye kadar, kendisini bir misyonla görevlendirmiş olan sanat ve sanatçılar hak etmedikleri derecede yetim bırakıldılar. Bir anlamda belki son yirmi yıldır sanat ve sanatçı gereksiz ve geçersizleştirildi. Ya da birtakım kıskaçlara alındı."
www.evrensel.net