Sıcak para yakıyor

Sıcak para yakıyor

Türkiye 'yasal hırsızlarca' soyuluyor. Sadece iç borçlanma senetlerinde değerlendirilen 1 milyon dolar yaklaşık 4 milyon dolar getiri sağladı.

Sıcak para yakıyorBakan Kemal Derviş'in sürekli olarak "Güven verilmesi gerekiyor" dediği piyasalarda dolaşan "sıcak para", ülke ekonomisini adeta soyuyor. 1995 yılında Türkiye'ye gelen 1 milyon dolar, beş yıl sonra 5 milyon doları buluyor. Sıcak parayı kontrol eden sermaye gruplarının 1997 yılında Asya ülkelerini çökerttiği, IMF tarafından daha sonra itiraf edilmişti. Spekülatif para yeni av sahası olarak Türkiye'yi seçmiş durumda.

Borçlanma körüklüyorDış kaynak arayışı ve bu çerçevede gelişen borçlanma, dünyadaki spekülatif sermayenin vurgunlarını artırıyor. Doların ve faizin oldukça yüksek olduğu Türkiye şimdi bu tehlikenin içinde kıvranıyor. Yıllardır yaşanan yüksek iç borçlanma faizleri de "sıcak para" için Türkiye'nin ne kadar cazip bir ülke olduğunu gösteriyor.

Faizin çekiciliği Ankara Ticaret Odası (ATO)'nın yaptığı bir hesaplamaya göre, 1995 yılında Türkiye'ye getirilen 1 milyon dolar, sadece iç borçlanma senetleri ile değerlendirildiğinde 5 yıl içinde yaklaşık 5 milyon doları buluyor. ATO yaptığı hesaplamada, Türkiye'ye getirilen 1 milyon doların 1995 yılı başında Türk Lirası'na çevrildiğini ve her yıl ortalama iç borçlanma bileşik faizleri üzerinden değerlendirildiğini öngördü. Hesaplamada ise yıllık ortalama dolar kurları esas alınıyor.ATO Başkanı Sinan Aygün, Türkiye'yi soyanların ve krize itenlerin asıl olarak "sıcak para taciri legal soyguncular" olduğunu belirterek, "Sudan bahanelerle ülkeyi krizin eşiğine getirip sonra da ipten kurtarma taktikleri rahatsız edici boyutlara ulaşmıştır. Birkaç saatte ele geçirilen ciddi miktardaki paralarla yurtdışına sermaye ve servet transferi yapılmaktadır" dedi. Türkiye'nin, sıcak para tacirlerinin ve spekülatif kazanç cenneti haline geldiğine dikkati çeken Aygün, "Oyuna geliyoruz" uyarısında bulundu.

Böyle soyuyorlarATO Başkanı, 1995 yılında Türkiye'ye getirilen 1 milyon dolar (45 milyar 678 milyon lira) paranın ortalama bileşik faiz üzerinden bankalarda değerlendirildiğinde 2000 yılı sonu itibariyle 3 trilyon 172 milyar liraya ulaştığını kaydederek, bu paranın şubat krizinden 1-2 gün önce dolara çevrilmesi ile sıcak para tacirlerinin eline 4 milyon 734 bin dolar geçtiğini vurguladı. İşin vahim tarafının asıl bundan sonra başladığını belirten Aygün, şunları söyledi:"Bu arada 2 gün sonra ülkede devalüasyon oluyor ve dolar 1 milyon 300 bin liraya ulaşıyor. Eğer aynı sıcak para taciri, kriz öncesinde dolara çevirdiği 4 milyon 734 bin doları 25 Şubat 2001 tarihinde günün kuru üzerinden Türk Lirası'na çevirdiyse, bozdurulan dolar ile ele geçen para 6 trilyon 155 milyar lira olarak yeniden sisteme giriyor. İşte Türkiye böyle soyuluyor, işte Türkiye bu yüzden kriz bandından çıkamıyor."
www.evrensel.net