Terk edilemeyen sevdanın sevdalıları

Terk edilemeyen sevdanın sevdalıları

Suat Kaptan, Fehmi Kaptan ve Satılmış Kaptan... Kasımpaşa'dan Eminönü'ye salına salına yüzen üç teknenin sevdalıları onlar. Bu sevda babadan kalmış. Yaşlı tekneciler, ekonomik zorluklarını getirdiği karamsarlık, bazen 'sevmiyorum' dedirtse de ayrılamıyorlar denizden. 'Pil bitene kadar devam' diyorlar.

Terk edilemeyen sevdanın sevdalılarıRojda İldanKasımpaşa kıyılarından Eminönü'ye salına salına gitmek isteyenler, seçecekleri yolu bilir, Kasımpaşa'dan kalkan teknelere binerler. Tekneleri, vazgeçemedikleri bir sevda uğruna taşıyıcı olan kaptanlar götürür karşı kıyılara. Ömürlerini denizde geçiren bu hattın kaptanlarının sayısı onu geçmez; bizim konuştuklarımızın adları Suat, Fehmi ve Satılmış... Suat Kaptan'ın teknesi, teknelerin en küçüğü ve de en eskisi. Sık sık motoru bozulur teknesinin, çok küfreder o yüzden, çok da yalvarır; "Hadi be tekne, ele güne rezil etme bizi" diye. Suat Kaptan, 20 yıldır bu sularda taşımacı. Ama Haliç ile dostluğu daha öncelere dayanıyor, taa çocukluk yıllarına. Babaları balıkçı olan dört kardeşmiş onlar. Babalarının kayığı kürekliymiş. "Yaz demeden, kış demeden, kıyamet demeden alır götürürdü bizi kürekliyken. Haliç'ten Beykoz'a kadar balığa çıkardık" diyen Suat Kaptan o zamanı anlatırken "On binlerce oltacı, milyonlarca balık vardı Haliç'te" diyor. Suat Kaptan eski günlerin hatırına, bir de yoksulluğa çare bulmak umuduyla balıkçılığa devam ediyor. "Yoksulluk, çünkü, yollar değişti, otobüsler çoğaldı, işlerimiz yüzde yetmişe varan bir oranda düştü" diyor.O, arada bir babasıyla gittiği güzergâhta balığa çıkıyor. Şimdi istavritle sardalya var ağlarda. Yaz dönüp de eylül başlayınca çinekop oynamaya başlayacak, peşinden lüferle palamut düşecek Suat Kaptan'ın ağlarına. Suat Kaptan, denize sevdalı, "Olmasam kalır mıyım ki" diye soruyor. Sonra dertlerini sıralıyor. Mazot nasıl dolar tekneye, üç çocuk nasıl okutulur, sigorta primi nasıl ödenir, motor bir durursa bir daha çalışır mı? Deniz mübarek ama çekmiyor bu dertleri, derin sularına!

En havalı tekne onunkiFehmi Kaptan, Rizeli. "Bizim oranın kanında var bu iş, bize de bulaşmış bir kere" diyor. 60 yaşında. Denize 1959'da inmiş. 60 yılın 42'sini denizde geçirmiş. İlkin nakliyatçılık yapmış, liman liman dolaşmış, "Bir Çin'e gitmedim, onun dışında bütün dünyayı dolaştım" diyor gururla. Emekli olunca nakliyattan, bakmış olmuyor, çekilmiyor hayat denizsiz. Almış kendisine yolcu teknesini, başlamış Kasımpaşa-Eminönü seferlerine. Teknesi de tekne hani! Kırmızı, kadife döşemeli, teknelerin en havalısı, zaten bu yüzden "Süper Baba" dizisinde onun teknesini kullanmışlar. "Geldiler, çekim yaptılar, benimkini seçtiler" diyor.

Sevmiyor denizi!Fehmi Kaptan'ın deniz sevdası büyükmüş bir zamanlar, dile kolay 42 sene. Ama şimdilerde dertler küçültüyor bu sevdayı, parasızlık 42 yıllık bir sevdalının içini burkutuyor. Bu yüzden, 'Denizi seviyor musun' diye sorduğumuzda, "Hayır" diyor Fehmi Kaptan, sesini titretmeden... "Boyası, mazotu, vergisi, yemeği, nasıl seversin. Karnımız doymazsa sevmeyiz" diyor Fehmi Usta; diyor da ayrılamıyor yine de. Nedenini de şöyle anlatıyor: "Denizden ayrıldık mı olmuyor, hasrete dayanılmaz." Satılmış Kaptan, namı diğer "Süleyman Demirel", limanın en eskisi. Demirel'i sever mi bilinmez ama, ona bu lakabı taktıran göbeğiyle, keli.Satılmış Kaptan, 22 senedir bu durakta tekne sahibi. Ama Haliç'le dostluğu daha eskiye dayanıyor, 40 sene evveline. 13 yaşında çıraklığa başlamış bu sularda, sonra teknesini almış. En kıdemlileri o olduğu için, Haliç'i onun ağzından dinliyoruz. Yılların Haliç'te nasıl geçtiğini anlatırken "22 sene evvel güzeldi biraz Haliç, sonra bozuldu, şimdi yeniden güzelleşiyor" diyor. Ama o da Fehmi Kaptan gibi. Yedi sekiz senedir karnını doyuramayan denizi sevmiyor ama vazgeçemiyor da bu yolculuktan.

'Pil bitene kadar'Suat Kaptan, Fehmi Kaptan, Satılmış Kaptan...Hepsi yıllardır, bir sevdanın tutuklusu kalmış. Kişi başı 400 bin liraya insanları taşıyorlar salına salına giden tekneleriyle. Ama artık karınlarını doyurmuyor bu yolcu hattı onların. Kendilerinden sonra bu hat devam eder mi bilmiyor hiçbiri, çünkü hiçbirinin çocuğu alışamıyor bu kıyıya. Aşkla başladıkları işlerinden o kadar bıktırmış ki gelip giden yönetimler onları, üç öğün çorbaya talim olmak koyuyor onlara. Bu sıkıntıların içinde Fehmi Kaptan ile Satılmış Kaptan denizi 'Sevmem' diyorlar, ama seviyorlar bilmeseler de. Kanıtı mı? Yıllar yılı bu kıyılardan yükselen kokular, bir de Satılmış Kaptan'la 13'ünde başlayan bir sevda üzerine konuştuklarımız:"Ne zaman bırakacaksın bu denizi?""Pil bitene kadar, bırakmak yok".
www.evrensel.net