Şimdi uzaylılar avlanıyor

Şimdi uzaylılar avlanıyor

'Hayalet Avcıları' filminin yönetmeni Ivan Reitman'ın 'Evrim' isimli filmi, konunun güncel olduğu Türkiye için iyi bir zamanlamayla gösterimde. Ancak, ismine kanarak evrim konusunda kafa yorulabilecek bir film yok ortada.

Şimdi uzaylılar avlanıyorŞenay Aydemir"Inherit The Wind", "Dr. Moreau'nun Adası", "Maymunlar Cehennemi", uzun yıllar tartışılacak bir biçimde 'evrim', 'dönüşüm' meselelerini sinemanın kapsamı içine soktu. Her biri modernizm, teknolojik gelişim gibi konular üzerine kendi tezleri olan bu filmlerin sinema tarihine geçişinin en önemli nedeni, yalnızca film olmanın ötesinde anlamlar ifade etmeleriydi kuşkusuz. Ama sinemada insan dışında kahramanlar yaratmak bir bakıma, seyirci ilgisinin ve konu genişliğinin yakalanması anlamına da geliyordu. Bozuşmuş insan görüntüsü, hem korku filmleri, hemde bilim-kurgu filmleri için önemli malzemeler sundu. Bunun olabileceğine dair kanı, bir şekilde canavarlaşan korku filmi tipleriyle (Elm Sokağı'nın kahramanı Freedy) uzay filmlerinin yeni yüzlerini (Uzay Yolu'nun kahramanları) de yarattı. Ancak, saatlerce makyaj yapılarak ortaya çıkarılan bu kahramanların ömrü o kadar uzun olmadı.Gelişen teknoloji, artık istenilen kahramanı bilgisayar ortamında yönetmenin emrine sunmaya hazır. Cuma günü gösterime giren "Evrim" (Evolution), her şeyden önce bu yeni teknolojinin kahraman karakter yaratmadaki 'ustalıkları'nı göstermedeki başarısı açısından dikkate değer. Filmin görsel zenginliğinin kendisinden öncekilerden üstün bir tarafı olmasa da bugüne kadarki örneklerinden farklı olarak çeşidi bol bir yapım. Yürüyen kütükler, uzay köpekleri, örümcekvari yaratıklarla süslenen filmde, yine de bütün kahramanların izdüşümünde dünyaya dair izler görmek mümkün.'Hayalet Avcıları' isimli filmden tanınan yönetmen Ivan Reitman, eski filmini komedi özellikleri bakımından geliştirmeyi başarmış. Ancak filmdeki birçok kare tanıdık geliyor. Yaklaşmakta olan itfaiyecilik sınavına gece çölde hazırlanan genç Wayne, bir meteorun düşüşüne şahit olur. Ertesi gün, biyoloji hocası Dr. Ira Kane ve coğrafya öğretmeni Harry Block bir mağaranın dibine sıkışıp kalmış olan meteora ulaşmak üzere kolları sıvarlar. Parça örneği almak istediklerinde meteordan sızan mavi bir sıvıyı fark ederler. Sıvının içinde, gözlerinin önünde inanılmaz bir hızla evrimleşen tek hücreli yaşam formları bulunmaktadır. Hızlı bir şekilde Nobel Ödülü alacakları hülyası birden bire korkunç bir şekilde gelişerek yayılmaya başlayan bu uzaylıların iyice kontrolden çıkması ve ordunun olaya el koyması ile uzak bir rüya oluverir.Amerika'da gösterim için bir süre beklemek zorunda kalan 'Evrim', Türkiye'de bu konudaki tartışmaların sıcak olduğu bir zamanda vizyona girdi. Ancak ismine kanarak evrim konusunda kafa yorulabilecek bir film yok ortada. Tipik uzaylı istilası ve Amerikan kahramanlığı kalıplarını, daha çok beden esprileriyle donatan bir film 'Evrim'. Bu bakımdan, yaz aylarının durgunluğu içinde sinemaya gitmek isteyenlerin ve iki saat eğlenelim diyenlerin ilgisini çekebilecek düzeyde. Filmin kimi bölümlerinde 'sevimli' yaratıkların, anlık canavarlara dönüşü ve seyircinin kısa sürecik gerilim şoku yaşamalarını, yönetmenin dehasına mı, yoksa teknolojinin nimetine mi bağlamak gerekiyor bilinmez.Uzaylıları yok etmekte kullanılan şampuanların nelere kadir olduğuna dair son sahnedeki 'reklam' ise ayrı bir yazının konusu olmayı hak ediyor. Luc Besson'un "Beşinci Güç" filminde, bir kamyonun kasasında yer alan yazıyla gözümüze sokulan tekeller, artık filmde son sözü de söylemeye başladı. Zira, "Matrix''teki cep telefonunda; "Yeni Hayat"taki kargo şirketine kadar birçok tekel yavaş yavaş başrole çıkmaya başladılar.David Duchovny, Dan Aykroyd, Julianne Moore, Orlando Jones ve Seann William Scott'lu kadrosuyla Evrim, bütün bu özellikleriyle birlikte yazlık bir güldürü olarak sinemalarda.
www.evrensel.net