Bu devir başka devir

Endonezya Devlet Başkanı Abdurrahman Vahid, parlamentonun çoğunluğunun onayıyla görevinden azledildi. Vahid'in iktidara gelmesinde de etkili olan ABD, aylardır bu azil için örtülü bir baskı yapıyordu.

Bu devir başka devirÇok değil, iki yıl önce ABD'nin de onayını alarak iktidara gelen Endonezya Devlet Başkanı Abdurrahman Vahid'in koltuğu önce kiliselerde patlayan bombalar ve başkent sokaklarında dolaşan tanklarla sarsıldı. Yolsuzlukla suçlanan Vahid, şaibeli ve sorunlu bir azil sürecinin ardından parlamento tarafından yetersizlik ve iki yolsuzluk olayına karışmak gerekçesiyle görevinden alındı. Devlet Başkan Yardımcısı Megavati Sukarnoputri, Vahid'in yerine devlet başkanlığına atandı. Oysa, daha 1999'da Halkın Danışma Meclisi tarafından devlet başkanlığına getirilen Vahid, batılı gözlemciler tarafından, övgüyle, "her devrin adamı" olarak niteleniyordu.

Azil süreci1 Şubat'ta, parlamento Vahid'i yolsuzluk suçlamaları nedeniyle kınadı. 30 Nisan'da Vahid ikinci kez kınandı. 28 Mayıs'ta Vahid'in hakkındaki yolsuzluk iddiaları düştü. Parlamento iki gün sonra Vahid'in iktidardan indirilmesi için oylama yaptı. 20 Temmuz'da bu suçlamaların da düşmesinin ardından, ülke yeni bir kargaşanın eşiğine geldi.Ülkedeki en sıcak provokasyon alanlarından birini, halkın arasında yaratılan din çatışmaları oluşturuyor. Beklendiği üzere, ilk bombalar da bir ibadet mekânında, kilisede patladı. 2 kilisede meydana gelen patlamalarda 46 kişi yaralandı. Endonezya nüfusu ağırlıklı olarak Müslüman ve Hıristiyanlardan oluşuyor. Devlet Başkanı Vahid aynı zamanda, "dünyadaki en büyük İslam örgütünün" lideri. Başkanlığını yaptığı Nadhlatul Ulema (Uyanış Alimleri), 30 milyon üyeye sahip. Din sömürüsü sayesinde sahip olduğu geniş kitle tabanı, onu batılılar için de "bulunmaz hint kumaşı" yapıyor. Önceki günkü patlamaların, Vahid'in Halkın Danışma Meclisi'nde yolsuzluk iddiaları ile yargılanmasının arifesinde yaşanması tesadüf değildi.

Tankların gölgesindeBatı medyası, son haftalarda, Vahid'in iktidarının sürüp sürmeyeceği konusunu ele alıyor. Kuşkusuz, temelsiz bir tartışma değil bu. Yine geçtiğimiz hafta sonunda askerlerin başkent sokaklarında yaptığı "talim" de ordunun kimden yana olduğunu gösterdi. Kurt politikacı son kozunu dünün ilk saatlerinde oynadı. Vahid, parlamentoyu feshederek ülkede olağanüstü hal ilan etti. Ordu ve polise kendisi ile ilgili azil sürecini durdurma emri verdi. Ancak ordu ve polis emri yerine getirmeyeceğini ilan etti. Sabaha karşı yapılan bir toplantıyla, bu tavra resmi nitelik kazandırıldı ve dün Vahid'in azledilmesi ile ilgili oturum yapıldı.

ABD'den tam destekOturumdan önce yapılan bir açıklama, ABD'nin hangi tarafı tuttuğunu açıkça gösterdi. ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Endonezya'da yaşanan gerginlikten "büyük bir rahatsızlık ve endişe duyduklarını" bildirdi. Powell, "ABD, Endonezya Devlet Başkanı Vahid'in, olağanüstü hal ilan ederek, demokrasi yoluyla oluşturulmuş milli meclisi feshetme girişiminden derin bir endişe duymaktadır" dedi. ABD Başkanı George Bush da, İtalya'da yaptığı açıklamada, "Sukornoputri ile birlikte çalışmayı dört gözle bekliyoruz" dedi. Japonya Başbakanı Koizumi de, Endonezya'nın yeni liderine destek sözü verdi.

Ekonomiyi çökerttilerVahid'in muhaliflerini destekleyen bu açıklama, ABD'nin aslında ülkede yaşanan sancılı gelişmelerden hoşnut olduğunu gösteriyor. Nitekim, geçtiğimiz hafta sonunda yapılan G-8 zirvesinde de Türkiye ve Arjantin dünya ekonomisinin iki kötü örneği olarak gösterilirken, Endonezya'nın adı dahi telaffuz edilmedi. Fakat, hükümet, bugün kamu çalışanların maaşlarını ödemekte güçlük yaşıyor. Resmi raporlara göre, kasım ayında hiç maaş ödenemeyecek. Endonezya, dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri. Petrolün yarattığı zenginliğin ülke ekonomisine yansımaması ise, Suharto döneminde emperyalistlerle kurulan ilişkilere dayanıyor. Endonezya, ekonomik gelişimini IMF ve Dünya Bankası'nın ellerine bıraktıktan sonra, uluslararası tekeller için serbest bölgeler oluşturdu. Tekellere ucuz işgücü, vergi muafiyeti ve 'sorun çıkarmayacak' sendikalar gibi sözler verildi. Sonuçta, Japon, ABD ve Avrupa şirketleri, Endonezya'yı "geleceğin en çekici pazarı" ilan etti. Devletin ticaret üzerindeki denetimi, pirinç dışında kaldırılmış durumda.

IMF'ye tavrın bedeliÜlkede yaşananlar, ordu-ABD-düzen içi muhalefet üçgeninin, bir ülkenin daha iktidarını biçimlendirmekte ne derece etkili olabileceğini gösteriyor. ABD'nin bu manevrasında, Vahid'in çıkarttığı küçük bir "pürüzün" de etkili olduğu ifade ediliyor. Vahid hükümeti, geçtiğimiz yıl ülkenin IMF'ye olan borçlarının bir kısmını ödememe, dolayısıyla IMF reçetelerini kısmen uygulamama kararı aldı. Bu da faiz oranlarının fırlamasına yol açtı. Ülkenin para birimi rupi büyük oranda değer kaybetti. Azil görüşmeleri sırasında, ordu başkanlık sarayının çevresini bir süreliğine işgal etti. Yine azil ile ilgili oturum sürerken, Sukarnoputri'nin Endonezya Demokratik Mücadele Partisi (PDI-P) ile devrik Suharto'nun partisi Golkar, Vahid'in görevinden bir an önce alınmasını istediklerini açıkladılar.PDI-P ile Golkar partisi, 695 sandalyeli parlamentoda 367 üyeye sahip bulunuyor. Nitekim olağanüstü hal kararı ile ilgili oylamada da 599 ret oyu çıkmıştı. Bu rakamlar, Vahid'in azlinin kaçınılmaz olduğunu göstermişti.

Bırakacak mı?Ancak Devlet Başkanlığı Sözcüsü Yahya Stakif, gazetecilere yaptığı açıklamada, meclisin, görevinden alınmasına karar vermesi durumunda bile Vahid'in pozisyonunu terk etmeyeceğini söyledi. Stakif, "Kalacak. Devlet başkanı, olaylara 'cihad' gözüyle bakıyor" diye konuştu. Vahid'in yakın çevresinden Dışişleri Bakanı Alwi Şihab da, Devlet Başkanı'nın görevden alınması durumunda bile başkanlık sarayından ayrılmayacağını açıkladı. Öte yandan, Vahid'in taraftarı yaklaşık 400 kişi başkanlık sarayı önünde toplandı. Şeriatçıların yönettiği göstericiler, "başkanlarını korumak için ölmeye hazır olduklarını" söyleyen sloganlar attılar. Polis, Cakarta'ya Vahid yanlısı binlerce kişinin daha gelmesinin beklendiğini belirtti. OHAL ilanının ardından, Güvenlik Bakanı Agum Gumelar ile Kabine Sekreteri Marzuki Darusman, görevlerinden istifa ettiler. Gumelar, Sukarnoputri'nin telkiniyle istifasını geri çekti.
www.evrensel.net