IMF köy sattırıyor

Seçim zamanı köye gelip "vatan millet" diyerek oy alan MHP'nin kendilerini IMF'ye teslim ettiğini belirten Kulaklı köylüleri, "MHP bir daha bu köye giremez" diyorlar.

IMF köy sattırıyor
Gökhan İmrek
Krizin yarattığı sosyal çöküntü, her geçen gün trajik bir tabloyu karşımıza çıkartıyor. Çaresiz kalan çiftçilerin durumunu belki de en iyi Tarsus'un Kulak köyünün satılığa çıkartılması özetliyor. Kredi borçlarından dolayı icralık olan Kulak köylüleri, köyün girişine "Satılık köy" tabelasını astılar.
İcralık olan Kulak köylüleri, "Hiçbir siyasi kapımıza gelmesin. Artık kimseye güvenimiz yok. IMF'nin dediklerini yapacaklarına üreticilere sahip çıksınlar" diyorlar.
Faizler borcu katladı
Köylüler, Ziraat Bankası ve kooperatiften yıllardır kredi kullandıklarını, bugüne kadar borçlarını ödediklerini vurgularken, birkaç yıldır ürünlerinin ellerinde kalmasından dolayı zor duruma düştüklerini ifade ediyorlar. Faizlerin artığını ve 3-5 milyarlık borçlarının 25-30 milyara çıktığını söyleyen Kulaklılar, "Çareyi köyü satmakta bulduk" diyorlar.
Köylüler; daha önce tarlalarının ekildiğini, traktörlerinin çalıştığını, bu sayede de hem geçimlerini sağladıklarını hem de yaklaşık 300 tarım işçisine iş olanağı yarattıklarını belirterek, "Şimdi ise işçilerin ücretleri bir yana kendi ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamıyoruz. Vatan millet diyerek bizden oy alanlar nerede? Biz MHP'ye oy verdik. Milletin ekmeği ile oynadı. Köylü milletin efendisedir dediler. Köylü milletin kölesi oldu" diyerek özellikle MHP'ye tepkilerini dile getiriyorlar.
Girdilerin artması ve elindeki ürünün para etmemesi nedeniyle tarlasını sattığını söyleyen Mustafa Koç, köyün tek gelirinin çiftçilik olduğunu vurguluyor ve ekliyor: "Biz vergilerimizi ödüyoruz. Biz üretemezsek devlet bu sebzeleri nereden getirecek. Biz aldığımız parayı ödemeye hazırız. Ama en azından faizleri bir seneye mahsus affetsinler."
İstifa etsinler
Köylerinden yılda 1000-1500 ton sebze çıktığını Kulak'ın Akdeniz'in en verimli köyü olduğunu ifade eden Koç, şimdi ürünlerinin tarlada kaldığını anlatıyor ve bundan sonra ne MHP'nin ne de bir başka partinin bu köyden oy alamayacağını söylüyor. Koç tepkisini dile getirirken önerilerini de şöyle sıralıyor:
"Tüm ülkede tarım borçlarını ertelesinler. Bankaları hortumlayanlar 3-4 ay yatıp çıkıyorlar. Her seferinde kaynak sıkıntısı var deniyor. Neden bunların mal varlıklarına el koymuyorlar? Hükümeti istifaya çağırıyoruz. Televizyonun karşısına geçip az zamanda çok iş yaptık diyorlar. Bizim için ne yaptınız? Çay, şeker paramız yok. Başka gelirimiz de."
Ziraat Bankası'ndan 30 yıldır kredi aldığını söyleyen Duran Tekerlek de krediyi aldıktan sonra faizlerin yükseldiğini ve borcu ödeyemez duruma düştüklerini belirtiyor.
Böyle giderse, seneye çocuklarını okutamayacaklarını, en çok da buna üzüldüklerini dile getiren Tekerlek; devletin çocuklara sahip çıkmak zorunda olduğunu söylüyor. Ürettikleri üründen yaklaşık 3 milyar 700 milyon lira aldıklarını ifade eden Durmuş Gül ise; ancak bunun 3 milyarının mazot parası olduğunu, 2 milyar 500 milyonun da işçi ücreti tuttuğunu belirterek "Toplam borcum 10 milyar. Bunların ilaçlaması, gübresi de ayrı maliyet" diyor.
Masrafları karşılayamadığı için bankadan kredi aldığını ve 5 milyar lira borcu olduğunu anlatarak Ziraat Bankası'nın köylüyü desteklemek için çalıştığını bildiklerini ifade eden Ahmet Gül de "Ancak biz çiftçiler ürettiğimiz mahsulden emeğimizi almak bir yana zararda olmamıza rağmen bir darbeyi de Ziraat Bankası'ndan yedik. Girdiler, faizler artarken, 1998 yılında 15 bin liraya satılan biber şimdi 20 bin liraya bile satılmıyor" diyor.
www.evrensel.net