Dinlenmeden çalışıyorlar

Dinlenmeden çalışıyorlar

Daha iyi yaşam koşullarına sahip olabilmek umuduyla Anadolu'nun dört bir yanından İstanbul'a gelenler, temmuz sıcağında dahi haftanın yedi günü dinlenmeden çalışıyorlar.

Dinlenmeden çalışıyorlar
İsmail Volkan
Anadolu'nun değişik kentlerinden "para kazanabilmek, daha iyi yaşabilmek için" gelmişler. Ama İstanbul'da çok kötü koşullarda yaşıyor, günde 12 saat dinlenmeden çalışıyorlar. İstanbul'un hemen hiçbir yerini görememişler, gezememişler.
Topkapı'daki 7 katlı otoparkın inşaatında çalışıyorlar. Banyoları, yemekhaneleri, tuvaletleri yok. Dışarıya yapılan derme çatma tuvaletin tüm pisliği, barındıkları yerin içine taşıyor. Yattıkları yerse bezden yapılmış 2 metreye 9 metre bir çadır. Bütün günleri, inşaat ile bu çadır arasında geçiyor...
Ahmet Yıldırım, 27 yaşında Kilis'ten gelmiş. Kilis'te üzüm bahçeleri var. Üzümden kazandıkları boğazlarına yetmeyince, İstanbul'un yolunu tutmuş. "Kriz bu yıl değil daha önce başladı" diyen Yıldırım, her krizde olduğu gibi bu krizin de zenginleri değil, emeği ile geçinenleri etkilediğini söylüyor. Yıldırım şöyle devam ediyor: "Devlet halkını refah içinde yaşatmalı. Ama bizi süründürüyorlar. Hükümet yardım etmesi gereken çiftçileri iyice perişan etti. Buraya geldikten sonra günde çoğu kez 12 saatten fazla dinlenmeden çalışmaya başladık. Hiçbir yere gidemiyoruz. Pazar tatilimiz bile yok".
Mehmet Yıldız da Kilisli. 1993'ten beri ailesinden uzakta çalışarak, onlara para göndermeye çalışıyor. Şantiyede çaycılık yapan Yıldız, "Birileri bal yer arı da başkasını sokar. Ekonomik kriz de böyle. Param olsa, iş imkânım olsa burada gurbette ne işim var?" diyor. 25 yaşındaki Yıldız'ın tek zevki flüt çalmak. Dertlerinden bir nebze olsun uzaklaşabildiğini söylüyor.
Günde 12 saat
Makine operatörü Turan Cırık, 10 yıldır İstanbul'da çalışıyormuş. Aldığı para yaklaşık 250 milyon lira. "Cumartesi, pazar dahil günde 12 saat çalışırsam, ancak o zaman biraz artıyor" diyor. Ailesinin Tokat'da olduğunu ve kazandığı paranın büyük bir kısmını ailesine gönderdiğini kaydeden Cırık, "Gurbet zor. Her şeyden ayrı aile özlemi içinde çalışıyoruz. Çalışma koşullarımız kötü. Ailem Tokat'ta çifçilik yapıyor. Orda iş olmadığı için İstanbul'a gelip çalışmak zorumda kalıyoruz" diyor.
Ne farkı var?
22 yaşındaki Mustafa Şahin de, gurbetin geldikleri yerlerden pek farkı olmadığı düşüncesinde; "Orda da emeğimizin karşılığını alamıyorduk. Burada da alamıyoruz" diyor. "Sadece burada değil her yerde koşullar böyle ya da daha kötü" diye konuşan Şahin, koşulların çok kötü olduğunu, banyo dahi yapamadıklarını anlatıyor.
www.evrensel.net