Gösterge yalanı

Gösterge yalanı

Ülkede her gün milyonlarca dolar beş bankanın kasasına akarken 57. hükümet "göstergeler iyi gidiyor" diyerek pembe tablolar çiziyor.

Gösterge yalanı
Türkiye tarihinin en ağır krizini yaşarken, hükümet liderleri haziran ayına ait bir kaç veriye bakıp, "Her şey iyi gidiyor, göstergeler hedeflerimize uygun" açıklamasını yaptı. Bir yandan bütün iktidar gücünü IMF'ye teslim eden diğer yandan da sermaye kesimlerinin "revizyon" ve "ara rejim" baskısı altında kalan hükümet; seçtiği verilerden kendine göre "pembe bir tablo" çizdi. Ancak bu tablolun ülkenin gerçekliği ile uzaktan yakından ilgisi olmadığı, her gün yaşanan gerçeklerle kanıtlanıyor.
Dün yapılan liderler zirvesinden çıkan sonuç herkesi şaşırttı. Hükümete göre ekonomik göstergeler çok iyi! Bahsedilen göstergeler ise enflasyonun tahmininin tutması, bütçe açığının ve cari açığın azalması ile faiz dışı bütçe fazlasının yükselmesi. Bu veriler haziran ayına ait.
Oysa sadece haziran ayından sonra Merkez Bankası'nın kasasından milyonlarca dolar piyasalara aktı. Beş banka battı, bunların üçücünün içinin boşaltıldığı bizzat hükümet tarafından açıklandı. Batan beş banka 3-3.5 katrilyon lira Hazine'ye ek yük getirdi, daha önce batan 15 bankanın maliyeti ise 25 milyar dolara ulaştı. Diğer Hazine yetkilileri daha iki gün önce iç borcun geri çevrilebilir olmaktan çıktığını, dış borçlanmanın ise eylül ayına kadar yapılamayacağını itiraf etmelerine rağmen koalisyon ortakları "her şey güzel gidiyor" diyebiliyor. Liderler zirvesinin ardından yapılan açıklama ise bütün bu gerçeklere rağmen dillere destan:
"Ekonominin temel dengelerinin giderek güçlendiği tespit edilmiştir. Cari işlemler dengesinde beklenenin üzerindeki iyileşmeye bağlı olarak döviz arzında öngörülen önemli artış ve kamu mali dengesinin sağlamlığı memnuniyetle karşılanmıştır. Temel dengelerdeki bu iyileşme yanında, Haziran ayındaki fiyat gelişmelerinin tahminlerle çakışması, yılın ikinci yarısına ilişkin öngörülerin büyük ölçüde gerçekleşebileceğini göstermektedir. Ekonomik programın her seviyede çok güçlü bir eşgüdüm içinde uygulanmasının sürdürülmesine karar verilmiştir. Reel sektöre dönük olarak, Dünya Bankası kredisinden 200 milyon doların Eximbank'a verilmesinin olumlu etkileri ele alınmıştır. Program çerçevesinde Vakıflar Bankası'nın özelleştirilmesiyle ilgili kararname imzaya açılmıştır. Piyasalara güven verecek, reel ekonomiyi destekleyecek önlemler, kamu dengesine zarar vermeden alınmaya devam edilecektir."
Öte yandan hükümet iyi gidiyor diyor ama ülke gerçeklerine uygun ve milyonlarca emekçiyi ilgilendiren asıl göstergeler tam tersini ortaya koyuyor.
Tarım kesimi IMF'nin yerli üretimi tasfiye eden politikaları ile üretim yapamaz duruma düşerken, ülkenin dört bir yanından binlerce çiftçinin icralık olduğu haberleri geliyor. Aynı şekilde yine binlerce esnaf kepenk kapattı. Ücretler her gün yükselen dolar kuruna bağlı olarak eriyor. Buna karşın memura 5 milyon lira gibi komik bir zam yapılırken asgari ücret açlık sınırının yanına dahi yaklaşmıyor. Anlaşılan piyasalar bir yandan, diğer yandan IMF ve sermaye kesimlerinin baskısı altında kalarak iyice aciz duruma düşen hükümet, ülkenin adım adım sürüklendiği kaos ortamına rağmen "polyannacılık" oynamaya kalkıyor.
www.evrensel.net