Eğitimin sorunları çözülmüyor

Eğitim-Sen tarafından hazırlanan raporda, eğitim sistemindeki sorunların çözülmediği dile getirilirken, yeni öğretim yılında da bu sorunların devam edeceği belirtildi.

Eğitimin sorunları çözülmüyor
Eğitimin sorunları, okullar kapalı olmasına karşın artarak sürüyor. 2001-2002 öğretim döneminde de bu sorunlar artarak çoğalacak. Eğitim sistemi, eğitim emekçilerinin aldığı sefalet ücreti, sağlıksız çalışma ortamı, kalabalık sınıflar, derslik ve öğretmen açığı, altyapı eksikliği sorunlarını sırtında kambur olurken, yetkililerin de vurdumduymazlığı devam ediyor.
Eğitim-Sen tarafından hazırlanan rapora göre, 2000-2001 eğitim öğretim yılında en önemli sorunlarından birinin öğretmen alımlarında yaşanan durağanlık olduğu belirtilirken, öğretmen almak yerine sözleşmeli personel alınmasının tercih edildiği dile getirildi.
Norm kadro yönetmeliği uygulamasında yapılan yanlışlıklar nedeniyle öğretmenler, birden fazla okulda görevlendirilirken, 1 Aralık işbırakma eylemi sonrasında da 60 bin eğitim emekçisine soruşturma açıldı, 146 eğitim emekçisi de 4 aylık hapis ve para cezaları aldı. 21 Şubat krizinin ardından bir öğretmenin ücretinde 130 dolarlık kayıp meydana gelirken, eğitim emekçilerinin ek iş yapma zorunluluğu arttı.
Müfredat Laboratuvar Okulları (MLO) öğrenme ve eğitim ortamları ile paralı eğitime geçilmesine yönelik yeni bir uygulama olarak ortaya çıktı. MLO'ları Dünya Bankası'nın finanse etmesi dikkat çekerken, eğitimde de halkın çıkarları değil, uluslararası tekellerin çıkarları belirleyici rol oynadı. MLO'nun en çarpıcı özelliği olan sözleşmeli öğretmenlik uygulaması ise işgüvencesini ortadan kaldırmak ve sendikasızlaştırmayı sağlamaya çalışıldı.
Masraflar el yakacak
Toplam Kalite Yönetimi (TKY) ile de okullar birer ticari işletmeye dönüştürülmeye başlandı. Mantığı "Ne kadar çok ekonomik katkı o kadar iyi eğitim" olan TKY'nin amacı ise eğitimin piyasa koşullarına göre belirlenmesi, piyasa koşullarının eğitime yerleştirilmesi, bilginin de bir ürün gibi algılanıp yararlananlara satılması olarak şekillendi.
Ders kitapları ise her eğitim öğretim yılının başında olduğu gibi bu yıl da tartışılacak. Sınıflarda kullanılacak kitap sayısı ortalama 6 olarak düşünüldüğünde, 15 milyon öğrencinin 90 milyon tane kitaba ihtiyacı var. Kitaba yapılan yüzde 41'lik zam diğer eğitim ihtiyaçlarına da yansıyacak ve tüm eğitim öğretim harcamaları yüzde 40-50 oranında artacak. Bu zamların ardından 1'inci sınıfa başlayacak öğrencinin kayıt parası hariç giderleri yaklaşık 120 milyon lirayı, 5'inci sınıf öğrencisinin 160 milyon lirayı, 8'inci sınıf öğrencisinin de 185 milyon lirayı bulacak.
Eğitim-Sen'in herkese nitelikli, kamusal eğitim talebini yinelediği raporda, "Okul öncesi eğitimden yükseköğrenimin sonuna kadar parasız eğitim istiyoruz" denildi.
Eğitim-Sen'in istemleri
  • Eğitim emekçilerinin çalışma ve yaşam koşulları düzeltilmeli insanca yaşayacak bir ücret verilmeli.
  • Çalışanların örgütlenmelerinin önündeki engeller kaldırılmalı.
  • Teknolojik gelişmeler ile ortaya çıkan yeni bilgi araçları ve bilgisayarlı eğitim öğrenme ortamlarına taşınmalı.
  • Yatırımlar yapılmalı.
  • Okul öncesi eğitim iki yıl olarak yaygınlaştırılmalı.
  • Eğitim ve öğretim sistemi 8 yıl temel eğitim ve 4 yıl ortaöğretim olmak üzere toplam 12 yıl kesintisiz olmak üzere düzenlenmeli.
  • YÖK kaldırılmalı.
    www.evrensel.net