Mercedes yanmaya devam ediyor

Mercedes yanmaya devam ediyor

Konya Karapınar Asliye Ceza Mahkemesi'nin toplatılıp güvenli hale getirilmesine yönelik kararlarına rağmen yollardaki otobüslerin yüzde 90'ını oluşturan Mercedes O403 marka otomobiller yanmaya devam ediyor.

Mercedes yanmaya devam ediyor
Konya Karapınar Asliye Ceza Mahkemesi'nin toplatılıp güvenli hale getirilmesine yönelik kararlarına rağmen yollardaki otobüslerin yüzde 90'ını oluşturan Mercedes 0403 marka otomobiller yanmaya devam ediyor. Bugüne kadar 30 yanma olayı meydana gelirken sadece temmuz ayında dört Mercedes otobüs yandı.
Elazığ'da ufak bir çarpma sonucu alev alan otobüs tamamen yanarken, Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar, imalat hatası olan Mercedes 0403 marka otobüslerin bir an önce toplatılıp güvenli hale getirilmesini istedi. Çakar, dün düzenlediği basın toplantısında, her gün 300 binden fazla kişinin can güvenliğinin 8000 Mercedes otobüs nedeniyle tehlikede olduğuna dikkat çekerek, Karapınar Mahkemesi kararına uyarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Sanayi Genel Müdürlüğü'nün yakıt tanklarının yeri, sayısı, hacmi ve güvenliği konusunda yeni düzenleme yapması gerektiğini söyledi. Çakar, 2001 yılında Bolu, İstanbul-Göztepe, Elazığ ve Antalya'da dört Mercedes otobüs yandığını, ancak Bakanlık'ın bugüne kadar otobüslerin güvenlik standardı konusunda hiçbir önlem almadığını belirtti. BMW firmasının soğutma sistemlerindeki problem nedeniyle 22 bin aracı geri çağırdığını hatırlatan Çakar, Mercedes otobüslerde imalat hatasından dolayı oluşan yangın nedeniyle, insanların ölmesine rağmen Bakanlık'ın kılını kıpırdatmadığına işaret etti. Çakar, Mercedes'in Avrupa ülkelerine yönelik ürettiği otobüslerde olduğu gibi Türkiye'deki otobüslerde de gerekli güvenlik önlemlerini almasını isteyerek, Bakanlık'a Mercedes otobüsler için gerekli önlemleri aldırma ve Araç İmal Tadil Montaj Yönetmeliği'ni değiştirme çağrısında bulundu. Yakıt deposunun iki teker arasına alınması ve sayısının bire düşürülmesi gerektiğini kaydeden Çakar, imalat hatası otobüslerin bir an önce toplatılıp güvenli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bakanlık'ın bir ayı var
Avukat Atilla Kart ise Karapınar Mahkemesi'nin otobüslerin yakıt tanklarının otobüsler toplatılarak yer, hacim, sayı bakımından düzeltilmesi için Sanayi Bakanlığı'na verdiği görevin bir an önce uygulanması gerektiğini söyleyerek, Sanayi Bakanı, Müsteşarı, Sanayi Genel Müdürü'ne kararın uygulanmasının savsaklanması halinde yasal girişimlerde bulunacaklarına dair ihtarname gönderdiklerini ifade etti. Mahkemenin ara kararının gerekçesi ile birlikte Bakanlık'a tebliğ edilmesinin ardından bir ay içinde Bakanlık'ın şirkete yönelik somut bir girişimde bulunması gerekiyor. Aksi takdirde, görevi kötüye kullanmaktan bizzat bakan ve bürokratlar hakkında kişisel dava açılabilecek. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


'Demokratik cumhuriyet' fikrine karşı parti kurulacak
Demokrasi ve Barış Partisi (DBP)'nin çağrısıyla 26 Ağustos 2000 tarihinde oluşturulan Demokrasi ve Kürt Sorununu Çözüm Girişimi yurt çapında yaptığı toplantılar sonrasında aldığı kongre kararını dün Ankara'da hayata geçirdi. Girişim iki gün sürecek olan kongreden, yeni bir siyasal hareketin ve örgütlenmenin projelendirilmesini umarken, siyasi hareketin programının, tüzüğünün, eylem planının hazırlanması için de bir komisyon kurulması hedefleniyor. Yürütme Kurulu'nu Abdülmelik Fırat, Fehmi Demir, Selahattin Kaya, Sedat Çınar, Osman Karavil, Nurettin Başut, İbrahim Güçlü, Celal Baykara ve Abdülhakim Daş'ın oluşturduğu Girişim, kongrede HADEP'in İmralı'da geliştirilen, resmi ideolojiye bağlılık ifade eden, ancak Kürtlerin çıkarlarına hizmet etmeyen Demokratik Cumhuriyet Projesi'nden vazgeçmediğini kaydetti.
'Bu fikirden vazgeçilmeli'
Kongrede ilk sözü girişim komisyonu adına İbrahim Güçlü, "İmralı'da Demokratik Cumhuriyet Projesi'nin açığa çıkmasından sonra, birlik ve yeniden yapılanma çalışmaları daha da güncel hale geldi. Girişimimizin ortaya çıkması tesadüfi değildir" dedi. Girişim oluşturulduktan sonra "Yeni bir siyasi oluşum için komisyon" kurarak dokuz aydır çalışmalar yürütüldüğünü söyleyen Güçlü, "İmralı'da Kürt sorununun çözümü adına geliştirilen, resmi ideolojiye bağlılık ifade eden, ancak Kürtlerin çıkarlarına hizmet etmeyen 'Demokratik Cumhuriyet Projesi'ni teşhir edip, sahiplerini bu projeden vazgeçmeye davet edeceğiz" dedi.
Girişimin başkanlığını yapması beklenen Abdülmelik Fırat, egemenlerin Kürt sorununu İmralı'da toprağa gömdüklerini ifade ederek, hareketlerini bunun reddi üzerinden geliştireceklerini söyledi.
DBP Genel Başkanı Yılmaz Çamlıbel ise, Türkiye'ye dayatılan Kopenhag Kriterleri'ndeki kişisel ve azınlık haklarının tıkanan demokrasi kanallarının açılmasına olanak sağlayacağını, ancak Kürt sorununun çözümü için yeterli olmadığını söyleyerek, bütün birlik çağrılarına rağmen HADEP'in düzen partilerinin yanına gittiğini belirtti.
www.evrensel.net