14 Temmuz 2001 21:00

'Baskıya ve açlığa hayır'

Talabani yönetiminin bürolarını kapatarak, siyaset yapma hakkını silah zoruyla elinden aldığı Irak İşçi Komünist Partisi, yürüttükleri kampanyalarla seslerini dünyaya duyurmaya çalışıyorlar.

Paylaş
'Baskıya ve açlığa hayır'
Rojda İldan
Celal Talabani'nin yönetiminde olan Süleymaniye (Kuzey Irak) ilindeki büroları, televizyonları, gazeteleri ve radyoları kapatılan, üyeleri öldürülen, baskıya maruz kalan Irak İşçi Komünist Partisi Türkiye Temsilciliği, üzerlerindeki baskılara son bulması için yürüttükleri kampanyaya Türkiye'nin de ses vermesini istiyor. Çoğu çocuk olan binlerce kişinin ölümüne neden olan ambargonun kalkması için de faaliyet yürüten temsilciler, "Artık çocuklarımızın ilaçsızlıktan, vitaminsizlikten ölmelerini istemiyoruz" diyorlar.
Beş bin kadın öldürüldü; namus adına
Irak İşçi Komünist Partisi, 2000 yılının Temmuz ayında Kuzey Irak'ta yönetimde olan Kürdistan Yurtseverler Birliği Partisi lideri Celal Talabani'nin baskıcı uygulamalarına hedef oldu. Parti ilk önce dava açılarak, kapatılmak istendi. Fakat davayı, kapatılmaya karşı kampanya yürüterek, çalışmalar yapan Irak İşçi Komünist Partisi kazandı. Yönetici grup aleyhine işleyen yargı aşamasından sonra ise konuşma sırası silahlara geldi. Partinin büroları silahlı kişilerce basıldı, gazetesi, televizyonu, radyosu kapatıldı. Partinin altı üyesi de öldürüldü. Irak İşçi Komünist Partisi, siyasi faaliyet yürütemez duruma getirildi. Kuzey Irak'taki bu baskı ortamından zarar gören sadece Irak İşçi Komünist Partisi değil. "Kuzey Irak'ta durum çok karışık" diyen, partinin Türkiye temsilcileri, bu baskılara örnek vermek için şunları söylüyorlar: "Kuzey Irak'ta Talabani'nin baskısı sadece bize yönelik değil. En ufak muhalefete saldırıyorlar. Kuzey Irak'ta birçok kadın hayati tehlike içinde. Sığınmaevi'ndeki kadınlar, Talabani tarafından alınarak, ailelerine teslim edildi. Kuzey Irak'ta 91'den bu yana 5000 kadın öldürüldü, namus, din, şeref adına."
Baskılara karşı kampanya
Irak İşçi Komünist Partisi zorla kapatıldıktan bir yıl sonra Talabani, partinin tekrar açılmasına izin vereceğini söylemiş, parti tekrar açılmış, açıldıktan 12 gün sonra ise tekrar silah zoruyla kapatılmış. Yeniden çıkarmaya başladıkları gazeteleri Bopeşawa da bir süre sonra Süleymaniye ili Emniyet Müdür Yardımcısı Kalid Mawati başkanlığındaki silahlı bir grup tarafından basılmış. Altı arkadaşları tutuklanmış. Irak İşçi Komünist Partisi şimdi, baskıların son bulması, kendilerine de örgütlenme, yayın yapma hakkı tanınması için bir kampanya yürütüyor. Bu bilgileri bize aktaran Irak İşçi Komünist Partisi Türkiye Temsilciliği, kampanyanın tüm dünyaya yayılmasını, yaşadıklarını tüm dünyanın duymasını istediklerini belirtiyor. Kampanya çerçevesinde, ülkelerdeki Kürdistan Yurtseverler Birliği Partisi'nin temsilciliklerine protesto faksları çekiliyor.
'Ambargo kaldırılsın, çocuklar ölmesin'
Irak İşçi Komünist Partisi'nin yürüttüğü tek kampanya, partilerinin kapatılmasına karşı değil. Aynı zamanda emperyalist yağmacıların yarattığı bir drama karşı sürdürülen ortak mücadelenin de içinde yer alıyorlar. Tüm dünyanın yakından izlediği örtülü bir katliama, Irak'a uygulanan yaptırımlara karşı tüm dünyada yürütülen kampanyaya da katılıyorlar.
Temsilci, ambargonun sonuçlarını aktarırken, çocuk ölümlerinden bahsediyor; ilaçsızlıktan, gıdasızlıktan, vitaminsizlikten. Bu amaçla, geçtiğimiz hafta cumartesi günü Cenevre'de Birleşmiş Milletler binası önünde düzenlenen gösteriye kendilerinin de katıldıklarını belirten temsilci, Birleşmiş Milletler'in samimiyetsizliğinin en açık göstergesinin Irak örneği olduğunu düşünüyor.
"Çocukların ilaçları, yiyecekleri, vitaminleri yok. İnsanlar ilaç bulamadığı için ölüyor. Çocuklar kötü yemek yiyiyor, vitamin alamıyor" diyen temsilci, isteklerini anlatmak için bir cümleyle yetiniyor. "Ambargo kaldırılsın, çocuklar ölmesin."
ÖNCEKİ HABER

Brezilya'da 50 milyon aç

SONRAKİ HABER

Tüm Emekli-Sen: Taleplerimiz karşılansın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa