Piyasalarda Arjantin tedirginliği

Piyasalarda Arjantin tedirginliği

Piyasalar hükümetin bütün "olumlu" açıklamalarına rağmen durulmuyor. Dün İMKB düşüşünü, dolar tırmanışını sürdürdü.

Piyasalarda Arjantin tedirginliği
Piyasalar hükümetin bütün "olumlu" açıklamalarına rağmen durulmuyor. Dün İMKB düşüşünü, dolar tırmanışını sürdürdü. IMF'nin İcra Direktörleri toplantısının tarihini açıklamasına rağmen tedirginliğin sürmesi Arjantin'in dış borçlarını ödemeyeceği endişesinden kaynaklanıyor. İMKB, günü 9000 puanın altına inerek kapatırken, dolar 1 milyon 334 bini aştı.
Üstelik Merkez Bankası dolardaki yükselişi durdurmak için art arda iki kez dolar satış ihalesi açtı. İkinci seansa 9,428 puandan başlayan endeks, hızla gelen satışlarla ilk 15 dakikada 9,061.34 puana kadar geriledi. Endeks, saat 14.20'de 8936.64 puanı gördü. Kapalıçarşı'da sabah 1 milyon 295 bin liralık satış fiyatıyla güne başlayan dolar da 1 milyon 325 bin liraya yükseldi. Mark da 568 bin liradan 586 liraya çıktı. Bunun üzerine ikinci bir ihale ile piyasaya müdahale etmeyi amaçlayan Merkez Bankası 66 milyon dolar sattı. Ortalama fiyatın 1 milyon 334 bin 128 lira olduğu ihalede minimum fiyat 1 milyon 332 bin lira, maksimum fiyat da 1 milyon 338 bin lira oldu.
Böylece Merkez Bankası müdahalesi de doların yükselişini durduramamış oldu.
Hükümetin Türk Telekom konusunda IMF ile "uzlaşması", IMF'nin istediği "bankalar operasyonu"nu da gerçekleştirmiş olmasına rağmen piyasalarda tedirginlik kaybolmadı. IMF'nin Türkiye'ye kredi dilimini serbest bırakacağı İcra Direktörleri Kurulu toplantısının tarihini açıklaması bile bu tedirginliği ortadan kaldıramazken, yeni bir mali krizi bekleyen piyasalar dolara yönelerek pozisyonlarını sağlama alma telaşına girdi.
Merkez Bankası'nın dün sabah açtığı ihalede dolar fiyatı 1 milyon 287 bin olurken ikinci ihalede dolar 1 milyon 334 bin liradan alıcı buldu.
Bu tedirginliğin kaynağı Türkiye ile aynı programı uygulayan Arjantin'in dış borç ödemelerini yerine getiremeyebileceği ihtimalinin yeniden gündeme gelmesi olduğu belirtiliyor. Arjantin tedirginliği sadece Türkiye'yi etkilemiyor, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika'daki "yükselen pazarlar" olarak adlandırılan piyasalarda bono, tahvil, döviz ve menkul kıymetler borsalarında düşüşler kaydedildi. Türkiye'de de 'moratoryum'un tartışılması piyasalardaki tedirginliği üstüne "tuz biber" oldu. Türkiye'nin de aralarında yer aldığı yükselen pazarlar denilen ülkelerde Arjantin endişesi, Polonya Zlotisi ve Güney Afrika'nın para birimi rand başta olmak üzere, ulusal para birimlerinin değer kaybına neden oldu. Polonya Zlotisi yüzde 4 değer kaybederek dolar karşısındaki değeri son yedi ayın en düşük düzeyine indi, 1 dolar 4.51 zlotiye çıktı. Zloti son bir hafta da yüzde 13 değer kaybetti.
Güney Afrika para birimi rand da 8 sent değer kaybetti, 1 dolar 8.3350 randa çıktı. Rand, temmuz ayı başından beri yüzde 4 değer kaybetti. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Hastane çürümeye terk edildi
Özlem Dinler
Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek bina inşaatı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile hastanenin devrini almak isteyen Sağlık Bakanlığı arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle yıllardır tamamlanamıyor. Hasta yoğunluğunun yaşandığı hastenenin, şu ana kadar 54 milyar lira harcanan ek binası çürümeye terk edildi.
Ne devrediyor ne de işletiyor
İşletme hakkı İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait olan Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1982 yılında yapılan bir anlaşmayla, 10 yıllığına Sağlık Bakanlığı'na devredildi. Söz konusu devir, 1992 yılında iki yıl daha uzatıldı. Bu süre içinde Büyükşehir Belediyesi ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılan bir anlaşmayla hastaneye eğitim hastanesi ek binası yapılması kararı alındı. İnşaatı başlatılan eğitim hastanesinin yapımı, devir anlaşmasının bitiş tarihi olan 1994 yılında yarıda bırakıldı. Yüzde 38'i tamanlanan inşaat halindeki hastaneye iki yıl içinde, 53 milyar 885 milyon lira harcama yapıldı.
Anlaşmanın bitişiyle, dönemin Refah Partili (RP) İstanbul Büyükşehir Belediyesi, hastaneyi geri almak istediğini bakanlığa iletse de bu telebi yerine getirilmedi.
İki kurum arasında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle, yapımı tamanlanamayan inşaat halindeki hastanenin ödeneği İstanbul Bayırdırlık Müdürlüğü tarafından kesildi. Hastanenin devrinin tekrar kendine verilmesi için İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvuran İstanbul Büyükşehir Belediyesi, mahkeme kararıyla yaklaşık iki yıl önce hastaneyi geri aldı.
Konuya ilişkin görüşlerine başvurduğumuz, İstanbul İl Sağlık Müdürü Osman Karaaslan, hastaneyi geri alan Büyükşehir Belediyesi'nin, inşaat halindeki ek binayı ne tamamladığını ne de Sağlık Bakanlığı'na devrettiğini söyledi.
Karaaslan, inşaat halindeki hastane binasının tamanlanması ve hizmete açılması için yeni bir ihalenin yapılıp, keşif bedellerinin belirlenmesi gerektiğini, ancak, Sağlık Bakanlığı'nın, kendine ait olmayan hiç bir arsada hastane yapmayacağını anlattı.
İşin özü, Sağlık Bakanlığı hastaneyi yeniden devralsa bile, arsa kendisine satılmadıkça, ek hastane binasının inşaatı tamamlanamayacak.
Hayata geçirilemeyen projeye göre, ek hastane, 3 bodrum ve 5 normal kat olmak üzere toplam 8 kat olacaktı. 140 yatak ve 4 ameliyathane kapasiteli olması düşünülen inşaat alanı 14.000 m2'yi kapsıyor . Bina içinde tedavi bölümleri dışında, idare, çamaşırhane, mutfak ve 4 adet soğuk hava odası (morg) bulunacaktı.
Yeni servisler açılacaktı
İnşaat bitiminde mevcut ana bina, yeni binaya taşınacak ve ana bina yeniden projelendirilerek hasta servisleri haline getirilecekti. Ek bina faaliyete geçtiği takdirde, hastanedeki mevcut kliniklerin dışında Acil Ünitesi, Plastik Cerrahisi, Kalp Damar Cerrahisi, Dializ Merkezi, Çocuk Cerrahisi ve Onkoloji servisleri açılacak.
www.evrensel.net