Köhler'in 300 dolar yalanı

IMF Başkanı Horst Köhler, Telekom krizinin ardından Başbakan Ecevit'e yazdığı mektupta "Her vatandaşınızın cebine 300 dolar koyuyoruz" dedi.

Köhler'in 300 dolar yalanı
Muzaffer Özkurt
IMF ve hükümet arasında Telekom yönetimi konusunda çıkan tartışma hükümetin "fasulyeden pehlivanlığı"na karşı IMF Başkanı Horst Köhler, Başbakan Bülent Ecevit'e "içeriği olumlu" olarak anlatılan bir ikna mektubu yazdı. Hürriyet gazetesi bu mektubu manşetinden verdi. Habere göre Köhler, Ecevit'e gönderdiği mektupta, IMF'nin isteklerinin yerine getirilmesini isterken "acı bir gerçek" olarak, "Her vatandaşınızın cebine 300 dolar koyuyoruz" sözlerine yer verdi.
Ancak IMF'nin uygulanmasını istediği programın sonuçları bu sözlerin "büyük bir yalan" olduğunu ortaya koyuyor. Başbakan Ecevit'in "IMF'nin istediği dalgalı kur doları yükseltti" sözleri bir itiraf olarak Telekom tartışması sırasında söylendi. Ama dalgalı kura geçildiği ilk gün, ücret ve maaşların neredeyse yarısını götürmüştü bile. Kasım ve şubat krizlerinin hemen ardından pek çok işkolunda ücretler dolar karşısında yarı yarıya düştü. Dalgalı kurun ve devalüasyonun ilan edilmesi ile birlikte bütün ücret ve maaşlar yüzde 37 oranında değer kaybetti. Bu, memur maaşında ortalama 150 dolarlık bir azalma anlamına geldi. Dalgalı kur ile birlikte şahlanan zamlar ve hükümetin kaynak arayışı ile birbiri ardına yürürlüğe koyduğu ek vergiler bu erimeyi iyice hızlandırdı. Bir öğretmen maaşı 450 dolardan 270 dolara düşerken, kamuda çalışan bir işçinin ücreti ise 800-900 dolardan 300-400 dolara kadar indi. Bunun sonucu hırsızlık, yankesicilik ve gasp olaylarında eskiye göre katlayan oranlarda artışlar boy gösterdi. Bu, Ecevit'in itiraf ettiği gibi "IMF istediği için" oldu.
İşsizlik tırmandı
IMF talimatlarına harfiyen uyan hükümetin uyguladığı politikalar sonucunda birbiri ardına patlayan irili ufaklı pek çok kriz patronlar için işçileri sefalet ücretinde çalıştırmak ve işten atmaları hızlandırmak için de bir fırsat oldu. Yüzbinlerce işçi krizin hemen ardından işsizliğe mahkûm edildi. Devlet İstatistik Enstitüsü'nün rakamlarına göre geçtiğimiz kasım ayından bugüne işten atılanların sayısı 1 milyon 300 bini buldu. İş ve İşçi Bulma Kurumu'nun yerine kurulan İş Kurumu'na yapılan başvurular 2000 yılı işsizlik rakamını 447 bin 757 olarak ifade ederken, bu rakam kriz sonrası 2001 Nisan ayında yüzde 51'lik bir artış gösterdi. İşsizler ordusu değil 300 dolar almak, 300 bin lira verip evine ekmek götüremez konuma düşürüldü.
Para borsada...
Yükseliyor, düşüyor. Yükseldiğinde "Her şey iyiye gidiyor" diyorlar. Borsada bir anda trilyonlarca lira cep değiştirebiliyor. Kimileri bir günde bir milyar doları bankasının kasasına indiriyor. IMF Türkiye'ye daha sonra faiziyle tahsil etmek üzere "yardım" adı altında para veriyor. Bu para kimi zaman hükümet kriziyle, kimi zamanda "Ecevit öldü" spekülasyonlarıyla borsada bir anda devletin kasasından özel kasalara aktarılıyor. Merkez Bankası ucuza dolar sürüyor, yetmiyor Hazine yüzde 95'lere varan oranda borçlanmayı kabul ediyor. Bu oyun böyle sürerken her gün 50 çeşit vergi veren çalışanın, işsizin, esnafın ve köylünün cebindeki parası da dolar olup bu rantçıların ve vurguncuların kasasına iniyor. Kasım ve şubat krizlerinde "içerden bilgi" alarak paralarını dolara yatıran, başta Merkez Bankası eski Başkanı Gazi Erçel olmak üzere, devletin "güzide" sanayicisi Sabancı'nın Akbank'ı ya da OYAK vurgunu vururken, emekçiler aybaşında gördüler ki ücret ve maaşlar yarı yarıya azalmış. Bütün bunlar IMF'nin vereceği 14.5 milyar dolarlık kredi uğruna uygulanan programın sonuçları. IMF Başkanı halkı yoksulluğa ve açlığa iten bu programa destek için verdikleri parayı sanki halka dağıtılıyormuş gibi göstermeye çalışarak gerçekleri çarpıtıyor.
www.evrensel.net