10 Temmuz 2001 21:00

Kayıp silahların davası da kayıp

Hospro Şirketi'nce, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne hibe edilen bazı silahların kaybolmasıyla ilgili olarak İbrahim Şahin'in de aralarında bulunduğu sanıkların yargılandığı davada "zaman aşımı" kararı verildi.

Paylaş
Kayıp silahların davası da kayıp
Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesi, eski Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekât Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin'in de aralarında bulunduğu 10 sanık hakkındaki, kamuoyunda "kayıp silahlar" olarak bilinen davanın, "Bugüne kadar yasal zaman aşımı süresi dolduğundan ortadan kaldırılmasına" karar verdi. Mahkeme, Yargıtay'ın bozma kararının ardından yapılan ikinci yargılamada, 4 sanığı ise önce "görevi ihmal" suçundan cezaya çarptırdı, sonra cezalarını, Şartla Salıverilme Yasası kapsamında değerlendirerek erteledi. "Görevi kötüye kullanmaktan" cezaya çarptırılan bir sanığın cezası da paraya çevrilip ertelendi.
Davanın dünkü karar duruşmasına, sanıklar Nazmi Kara, Musa Teber ve avukatları ile müdahil Hazine'nin avukatı Sema Özgül katıldı. Yargıç Oktay Saday, sanıklar Uğur Çevik ve İbrahim Şahin'in talimat ifadelerinin alınması için yazılan müzekkerenin yanıtının gelmediğini bildirdi.
Sanık Ömer Aydoğan'ın avukatı, müvekkilinin cezalandırılmasının istendiği Türk Ceza Kanunu (TCK)'nun "görevi ihmal" suçunu düzenleyen 230. maddesinin, Şartlı Salıverilme Yasası kapsamına girdiğinden, davanın müvekkili açısından ertelenmesini istedi.
Sanık Nazmi Kara'nın avukatı ise davanın uzamaması bakımından Yargıtay'ın ilamı dikkate alınarak, talimat cevapları beklenmeden karar verilmesini talep etti. Sanıklar ise bir diyeceklerinin olmadığını belirttiler.
Zaman aşımı ve erteleme
Yargıç Saday, Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin, dönemin Antalya Özel Harekât Kursu Depo Sorumlusu Mustafa Büyük ve dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekât Daire Başkanlığı Gölbaşı Depo Sorumlu Uğur Çevik, o dönemde kursta yönetici olarak görev yapan sanıklar Operasyon Şube Müdürü Lütfi Eraslan, dönemin Emniyet Müdürü Şemsettin Canpolat, dönemin Sayım ve Muayene Komisyonu Başkanı Sezai Boran ve komisyon üyeleri Niyazi Pek, Arif Yıldız, Hasan Kozan ve Ali Durmuş hakkındaki davanın, "Bugüne kadar yasal zaman aşımı süresi dolduğundan ortadan kaldırılmasına" karar verdi.
Emniyet Genel Müdürlüğü İkmal Dairesi eski Başkanı Necmettin Ercan, Dış Tedarik Şube eski Müdürü Mustafa Tekin Hatipoğlu, Akreditif ve Gümrük İşleri eski Büro Amiri Nazmi Kara ve dönemin İkmal Daire Başkanlığı Akreditif Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Ömer
Aydoğan'ın TCK'nın 230. maddesi uyarınca cezalandırıldıklarını ifade eden Saday, bu sanıklar hakkındaki davanın, 4616 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilerek ertelendiğini açıkladı.
Yargıç Saday, eski İkmal Dairesi Başkanlığı Depo Şube Müdürü Musa Teber'i de önce TCK'nın 240. maddesinde belirtilen "görevi kötüye kullanmak" suçundan hapis cezasına çarptırdı, sonra da bu cezayı paraya çevirerek erteledi. Oktay Saday, sanık Teber hakkındaki davanın zaman aşımının 26 Ekim 2001 tarihinde dolacağını da açıklarken, "Ama bunu da gayri resmi olarak söylüyorum" dedi. Bu durumda sanık Teber eğer kararı temyiz ederse, 26 Ekim 2001 tarihine kadar büyük ihtimalle karar kesinleşmeyeceği için zaman aşımından yararlanma şansına sahip olacak.
Sanıklardan hakime teşekkür
Sanıklar ve avukatları, kararın ardından Saday'a, "Çok teşekkür ediyoruz" dediler. Mahkeme, Hospro Şirketi'nce, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne hibe edilen malzemeler arasında bulunan 10 adet baretta marka silah ile bu silahlara ait susturucuların kaybolması ile ilgili olarak açılan davanın ilk kararında, sanık Şahin'i, TCK'nın 230. maddesinden 1 yıl hapis cezasına mahkûm etmiş, 14 sanık hakkında da beraat kararı vermişti.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi ise, İbrahim Şahin'in, yurtdışından gönderilen silah, mühimmat ve teçhizata ait kolilerin orijinal ambalajları açılmadan Antalya'da devam eden kursa gönderilmesine ilişkin yazıyı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ilgili birimine gönderme eyleminin, TCK'nın "görevi kötüye kullanma" hükmü maddesi kapsamında değerlendirilmesini isteyerek, bu sanık hakkındaki kararı bozmuştu. Yüksek Mahkeme, beraat eden 14 sanık hakkındaki durumun ise TCK'nın "görevi ihmal" ve "görevi kötüye kullanma" fiilleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine işaret ederek, bu sanıklar hakkındaki kararı da bozmuştu.
ÖNCEKİ HABER

Seyircisini arayan sinema

SONRAKİ HABER

‘ABD Suriye’deki tüm askerlerini geri çekmeyi değerlendiriyor’

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa