Haramibank!

Haramibank!

"Kamu bankaları profesyonelce yönetilmiyor, sürekli zarar ediyor" diyerek kamu bankalarını tek tek tasfiye eden hükümet, "profesyonelce soyulan" 5 özel bankaya daha el koydu.

Haramibank!
Yıllarca devletin iç borçlanma ihalelerinden, teşviklerden, vergi indirimlerinden beslenen özel bankalar bir bir dökülüyor. Sahipleri tarafından içi boşaltılarak devletin sırtına yüklenen 18 özel banka, Türkiye'deki bankacılık sisteminin nasıl işlediğinin özetini sunuyor. Ağzına kadar batırılmış özel bankayla dolup taşan Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu, adeta bir "Haramibank" görünümünde. Telekom yönetimine atanacaklar konusunda "profesyonel ve özel sektörden olsun" diyerek ahkâm kesenler, 18 özel bankanın "profesyonel soyguncuları" konusunda yorum getirmiyorlar
Kamu bankalarını "Profesyonelce yönetilmiyor, görev zararları çok" diyerek tasfiye eden hükümet, profesyonelce soyulan özel bankaları bir bir kurtarıyor. Hükümet "banka kurtarma" operasyonlarına bir yenisini daha ekledi. Önceki gün yapılan liderler zirvesinin ardından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK); Bayındırbank, EGS Bank, Kentbank, Sitebank ve Tarişbank'ın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)'na devredildiğini açıkladı. Böylece üç yıl içerisinde el konulan banka sayısı 18'e yükseldi.
Kamu bankalarını "görev zararları" gerekçesiyle tasfiye eden hükümet; önceki gün el koyduğu 5 banka ile toplam 18 bankayı Hazine'nin bünyesine alarak, özel ticari bankaların yüzde 30'unu kontrol eder hale geldi. BBDK yaptığı açıklamada, bankaların kendi kaynaklarını hissedarlarının şirketlerine usulsüz olarak aktardığı belirtildi. Açıklamada şöyle denildi:
Bunları da soymuşlar
"4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14'üncü maddesinin 3 numaralı fıkralarına istinaden, yapılan uyarılara karşın kanunda belirtilen tedbirleri almadıkları, kaynaklarını bankanın emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek şekilde hissedarlarının oluşturduğu sermaye grubuna aktaran, zararı özkaynaklarını aşarak yabancı kaynaklara sirayet eden, mali bünyesindeki zafiyet taahhütlerini karşılayamayacak boyutlara ulaşan ve faaliyetlerini sürdürmesi mevzuat sahiplerinin haklarını ve mali sistemin güven ve istikrarını tehlikeye düşüren Bayındırbank AŞ, Ege Giyim Sanayicileri Bankası AŞ (EGS) ve Kentbank AŞ'nin yönetim ve denetimi, Bankalar Kanunu'nun 14. maddesinin 3 ve 4 numarası fıkralarına istinaden TMSF'ye devredilmiştir."
Böylece hortum vakalarına yeni bir zincir daha eklenmiş oldu. Bu bankaların Hazine'ye maliyetinin 3-3.5 katrilyon civarında olacağı belirtildi. Halen fon bünyesinde bulunan 8 bankanın maliyeti ise 8.3 milyar doları aşmıştı.
Son yılların yıldızları!
El konulan bankalardan EGS Bank ve Bayındırbank, Türkiye'nin son dönemde yükselen "ünlü" holdinglerinin bünyesinde bulunuyordu. Özellikle EGS Bank, EGS Grubu'nun yatırım bankası olarak 1995 yılı Temmuz ayında, Ege Bölgesi'nde tekstil imalatı ve ihracatı yapan çok sayıda küçük ve orta ölçekli işletmenin (KOBİ'ler) mali kaynaklarını bir çatı altında birleştirmek ve ortaklarının bankacılık işlemlerini basit ve etkin bir şekilde yapabilmelerine olanak sağlamak amacıyla kurulmuştu. Bayındırbank da Demirel ailesine yakınlığı ile bilinen Kamuran Çörtük'e aitti.
Çörtük'ün Romanya'daki bankası da batmış ve Vakıfbank'tan bu bankanın kurtarılması için kredi açılmıştı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, kredi hakkında soruşturma yapılması için Devlet Denetleme Kurulu üyelerini Romanya'ya göndermişti. Bu gelişme üzerine Başbakan Bülent Ecevit devreye girmiş ve bu kredinin verilmesinde kendisinin izninin bulunduğunu açıklamıştı.
www.evrensel.net