Tecrit artık son bulsun!

Tecrit artık son bulsun!

Cezaevlerinde ölüm orucu eylemi sürdürürken müdahale edilen ve CMUK'un 399. maddesi gereğince tahliye edilen tutuklulular F tipi cezaevlerindeki tecridin kaldırılmasını talep ettiler.

Tecrit artık son bulsun!
Cezaevlerinde ölüm orucu eylemi sürdürürken müdahale edilen ve CMUK'un 399. maddesi gereğince tahliye edilen tutuklulular F tipi cezaevlerindeki tecridin kaldırılmasını talep ettiler.
İHD İstanbul Şubesi'nde Tutuklu ve Hükümlü Yakınları Birliği (TUYAB) ile birlikte dün basın toplantısı düzenleyen, tahliye edilmiş tutuklular, Ayfer Açıl, Hamit Vayiç, Suzan Baran, Hüseyin Çakıroğlu, Servet Paksoy, Hasan Demir ve Nafi Turan F tipi cezaevlerindeki tecridin ve izolasyonun daha fazla ölümler yaşanmadan sona erdirilmesi gerektiği üzerinde durdular.
Adalet Bakanlığı'nın tecrit ile tutuklu ve hükümlüleri imha etmek istediğini belirten Servet Paksoy, tek taleplerinin tecridin kaldırılması olduğunu söyledi. Paksoy, F tipi cezaevlerinde insan kimliğinin yok edilmek istendiğine dikkat çekti. TUYAB adına basın açıklaması yapan tutuklu ailesi Berran Yıldırım ise ölüm orucu eyleminin 260'ıncı günü geride bıraktığını ve peş peşe ölümlerin geldiğini dile getirerek, ölüm orucu nedeniyle tutuklu ve hükümlülerin büyük çoğunluğunun sakat kaldığını kaydetti. Sakat kalanların ve ölüm orucunu sürdüren tutuklu ve hükümlülerin bir bir tahliye edildiğini ancak ceza ertelemesi ve şartlı tahliyelerin sorunu çözmediğini söyleyen Yıldırım, Adalet Bakanlığı'nı tutuklu ve hükümlülerle diyaloğa çağırdı. Yıldırım, cezaevlerindeki operasyon sonrası Adalet Bakanlığı hakkında bulundukları suç duyurusu nedeniyle haklarında dava açıldığını bildirerek, bugün İstanbul Adliyesi 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek duruşmaya katılım çağrısında bulundu.
Tutuklu yakınlarından Selvi Gülmez de kızı Nergiz Gülmez'i ölüm orucunda kaybettiğini oğlu Ali Gülmez'e de kuşlara yem attığı için görüş ve mektup yasağı getirildiğini belirterek, tecrit ve izolasyonun son bulmasını talep etti.
www.evrensel.net