'Banka değil, üst kurullar tasfiye edilsin'

'Kendi pisliklerini örtmek isteyen' bürokratların, yargıya rağmen, Türkbank'ın kapatılması için fiili durum yaratmaya çalıştığını belirten Bank-Si-Sen Başkanı Alptekin Sağlanmak, bankaların hiçbir sorumluluk ve yetkisi bulunmayan 'üst kurullar'a teslim edildiğini söyledi.

'Banka değil, üst kurullar tasfiye edilsin'
Sinan İmrek
Danıştay 10. Dairesi'nin Türk Ticaret Bankası'nın zarar ettiği ve satış imkânı bulunmadığı gerekçesiyle tasfiye edilmesi kararını durdurması banka çalışanları arasında büyük sevinç yarattı. Danıştay bu kararı, ileri sürülen gerekçeleri belgeleyecek somut bilgi ve belgeler olmadığını belirterek verdi. Türkbank çalışanları bundan sonra da bankalarına sahip çıkacaklarını ve mücadelenin süreceğini belirtiyorlar.
Danıştay'ın kararını gazetemize değerlendiren Türkbank'ta örgütlü bağımsız Bank-Si-Sen Genel Başkanı Alptekin Sağlanmak bu kararın Hazine'de panik havası yarattığını söyledi. Bürokratların eski pisliklerini örtmek amacıyla yargı kararına rağmen bankayı kapatmak için fiili durum yaratmaya çalıştıklarını belirten Sağlanmak, Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu (BDDK)'nun itiraz hakkını kullanmadığını söyledi. Temmuzda yapılacak BDDK Genel Kurulu'nda yeniden bankanın iflasının isteneceğine dikkat çeken Sağlanmak, "Bankanın iflasını isteyeceklerine kendi iflaslarını istesinler. Yakalarını mezara girene kadar bırakmayacağız, rahat vermeyeceğiz" dedi.
Medya çarpıtıyor
Alptekin Sağlanmak, 28 Haziran'da Danıştay'ın kararını açıklamasının ardından, 29 Haziran'da bankaya 30 trilyon lira kaynak girişi olduğunu söyledi. Türkbank'la ilgili yargı kararlarına müdahale edildiğini belirten Sağlanmak, mevduat faizinin BDDK tarafından 29 Haziran'da 10 puan aşağıya çekildiğini açıkladı. Etibank'ta yüzde 68 olan faizin Türkbank'ta yüzde 58'e çekildiğini kaydeden Sağlanmak, yaptıkları itiraz sonucu durumun düzeltildiğini belirtti. Sağlanmak, fiili durum yaratarak bankayı kapatmaya çalışanların suç işlediklerini ve Anayasa'ya aykırı davrandıklarını vurguladı. "Bunlardan her şey beklenir, bürokrat kesime güvenim yok" diyen Sağlanmak, medyanın da olayları çarpıttığını ifade etti.
'Yetkisiz kurullar karar alıyor'
Kapatma kararının durdurulmasının ekonomik programın aksaması şeklinde lanse edildiğine dikkat çeken Sağlanmak, Türkbank'ın kapatılmasının IMF'ye verilen taahhütler arasında yer almadığını belirtti. "Yargı kararlarından rahatsızlık duyuluyor. 'Banka kapatılsın müşterilerini bölüşelim' hesabı var" diyen Sağlanmak, siyasi otoritenin milletten aldığı yetkileri halka sormadan birtakım yetkisiz kurullara devrettiğini kaydetti. Bunun demokrasiye aykırı olduğunun, tütün, şeker, banka vb. üst kurulların hiçbir sorumluluk ve yetkisi olmadığının altını çizen Sağlanmak, sosyal boyutları düşünülmeden bir operasyon yapıldığını ifade etti. Siyasi otoritenin sorumluluktan kaçmak için topu bu kurullara attığını söyleyen Sağlanmak, yapılan itirazlarda siyasi parti temsilcilerinin, 'Haklısınız yanlıştır, ama haberimiz yok, elimizden bir şey gelmiyor' gibi şeylerle karşılarına çıktıklarını ifade etti.
'BDDK şaibeli'
BDDK'de yöneticilik yapanların şaibeli olduklarını ifade eden Alptekin Sağlanmak, bu kurulların feshedilmesi gerektiğinin altını çizdi. Padişahlık, halifelik ve vasıtalı yöneticiliğin işlediğini söyleyen Sağlanmak, "Halk bunların hesabını soracak" dedi. Sağlanmak, mücadelelerinin bundan sonra da devam edeceğini, bankanın kapatılmasına izin vermeyeceklerini vurguladı.
www.evrensel.net