Perküsyonun doğaçlama ustası

Otantik vurmalılardan oluşan perküsyon setinde oldukça farklı ve sert bir tarz geliştiren Öçal, ayrıca bağlama, divan sazı, tanbur, ud gibi bir dizi enstrümanı çalıyor.

Perküsyonun doğaçlama ustası
Dünya çapında haklı bir üne sahip olan perküsyoncu Burhan Öçal, Türkiye'de gündeme ancak Montreal Caz Festivali'nde verdiği 200 bin kişilik konser vesilesiyle girebildi. Ancak müzisyen, son röportajlarından birinde, Türkiye'de dört-beş bin dinleyiciye çalmanın kendisini daha fazla heyecanlandırdığını söyledi.
Sağlam bir altyapı
Otantik vurmalılardan oluşan perküsyon setinde oldukça farklı ve sert bir tarz geliştiren Öçal, ayrıca bağlama, divan sazı, tanbur, ud gibi bir dizi enstrümanı çalıyor. Ancak Öçal'ı diğer birçok müzisyenden ayıran en önemli özellikler, bunlar olmasa gerek. Öçal, kulağımızın aşina olduğu pek çok ezgiyi, türküyü o dönemde birlikte çalıştığı mahir müzisyenlerle yeniden canlandırıyor. Üstelik bu canlandırma, günümüzde sık sık rastlanan ve ezginin rock, caz vb. müzik dallarında kullanılan enstrümanlarla taklit edilmesine dayanan kötü "aranjman"lardan oldukça farklı. Öçal ve orkestraları, sağlam bir altyapı ile seslendirdikleri türkülerin güçlü bestelerine sonsuz bir saygı gösteriyorlar.
İlk dersleri babasından aldı
Önümüzdeki günlerde Türkiye'de bir konser verecek olan Öçal'ın yaşam hikâyesine kısaca göz atacak olursak:
Kırklareli'de doğdu. Ailesi de müzisyendi. İlk perküsyon derslerini babasından aldı, annesinden şarkı söylemesini öğrendi. 16 yaşında kendi grubunu kurdu. 24 yaşında İsviçre'de müzik yapmaya başladı. 1979 yılında katıldığı Zürih Şiir Festivali'nde ilk kez Batı Avrupa izleyicisinin karşısına çıktı. Öçal, o tarihten bu yana dünyanın çeşitli ülkelerinde solo konserler vermekte. Maria Joao Pires, Elliot Fisk, Peter Waters gibi tanınmış müzisyenlerhe ortak projelerde yer aldı. Joe Zawinul ve onun senfonik orkestrası ile birlikte çalıştı.
1995 yılında Istanbul Oriental Ensemble ismini verdiği projesi kapsamında alaturka ritmleri özellikle de oryantal şarkıları yorumladı.
Burhan Öçal Group isimli projede İsviçreli piyanist George Gruntz'un Concert Jazz Band'i ile birlikte çalışıyor.
Son yıllarda Öçal'ın müziği ile adeta özdeşlenen bir isim de ünlü basçı Jamaladeen Tacuma.
Öçal, caz müziğine "fusion" denen "kaynaşım"larını sürekli renklendiriliyor. Klasik Türk müziğini dönem dönem caz, funk, roman, batı müziği ve Avrupa Klasik Müziği ile bir araya getiriyor. Ancak, bunu yaparken bir yapıştırma tablonun ortaya çıkmaması da güçlü bir altyapı ve müziğe bütünlüklü bir bakış gerektiriyor.
"Ben klasik, folk, rock ya da caz müzisyeni değilim. İçimden geleni yapıyorum" diyor Öçal. Belki de onun konserlerini ilginç kılan da bu. Dinleyiciye sürprizler yapmayı seviyor. Arkasında Tacuma, yanında gitarist Wolfgang Pushing, solunda bir soul orkestrası ve sağında bir alaturka sazlar topluluğu ile çıktığı konserinde klarnetçiyi ve saksafoncuyu birbirine düşürebiliyor ve aradan çekilip sizi benzeri görülmedik bir doğaçlama örneği ile baş başa bırakabiliyor.
www.evrensel.net