Tütün Yasası'na Sezer'den veto

Türkiye'nin tütün pazarını ve Tekel'i yabancı şirketlerin insafına terk eden Tütün Yasası, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, tarafından veto edildi.

Tütün Yasası'na Sezer'den veto
Türkiye'nin tütün pazarını ve Tekel'i yabancı şirketlerin insafına terk eden Tütün Yasası, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, tarafından veto edildi. IMF'nin ısrarla üzerinde durduğu ve Özelleştirmeden sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova'nın da istifasına neden olan Tütün Yasası, Cumhurbaşkanı Sezer tarafından veto edildi.
Sezer, 4685 sayılı "Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Yeniden Yapılandırılması İle Tütün ve Tütün Mamullerinin Üretimine, İç ve Dış Alım ve Satımına, 4046 Sayılı Kanunda ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"u bir kez daha görüşülmek üzere TBMM'ye iade etti.
Vetonun gerekçesi
Sezer, Tütün Yasası'nı TBMM'ye iade etme gerekçesinde, yasada tütün ve tütün ürünlerinin dışalımının serbestleştirilmesi sonrasında yerli üreticilerin ve geçimini tütün tarımıyla sağlayan çiftçilerin sorunlarını çözümleyecek herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğini bildirdi.
İade gerekçesinde, şöyle denildi: "4685 sayılı Yasa'da, üretim, iç ve dış alım ve satımı konularında, sektörü düzenleyen ve denetleyen bağımsız bir Kurum'a yer verilmekte; 1177 sayılı Tütün ve Tütün Tekeli Yasası yürürlükten kaldırılarak tütün üretiminde coğrafi sınırlama sona erdirilmekte; tütünün fiyatlandırılması, alımı, satımı ve dışsatımı ile tütün ürünlerinin üretimi, fiyatlandırılması, satışı gibi konularda sektör tümüyle serbest rekabete açılmaktadır. Yasa'da, tütün ve tütün ürünlerinin dışalımının serbestleştirilmesi sonrasında yerli üreticilerin ve geçimini tütün tarımıyla sağlayan çiftçilerin sorunlarını çözümleyecek herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Böyle bir durumda, tütün üretiminden çekilmek zorunda kalacak olan üreticilerin tütün tarımından vazgeçmeleri olasılığının yüksek olmasına karşın, Yasa'da, üretimin sürdürülmesi ve üreticilerin gelir kayıplarını giderme yöntem ve ilkeleri gösterilmemiştir."
Gerekçede ayrıca tütün yerine başka bir ürüne yönelinmesi, gerek arazinin toprak yapısının elverişsiz olması gerekse iklim özellikleri gibi nedenlerle kolayca ve kısa sürede gerçekleştirilebilecek bir çözüm olmadığı belirtilerek, Yasa'nın belirtilen konulardaki düzenleme eksiğinin büyük sosyal sorunlara yol açmasının kaçınılmaz olduğu vurgulandı.
Sezer tarafından TBMM'ye gönderilen gerekçede, Anayasa'nın 2. maddesinde, toplumun çıkarlarına öncelik tanındığı, yine anayasanın 5. maddesinde de, bireylerle toplumu gönenç, huzur ve mutluluğunu sağlamanın devletin temel amaç ve görevleri arasında yer aldığı anımsatıldı. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Yeni TCK taslağı hazır
Adalet Bakanlığı'nca oluşturulan komisyon, Türk Ceza Kanunu (TCK)'nun değiştirilmesine ilişkin çalışmalarını tamamladı. Komisyonun hazırladığı taslak, genel ve özel hükümler başlıklı iki kitaptan, 502 maddeden oluşuyor.
Adalet Bakanlığı'nca Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer başkanlığında oluşturulan komisyon, Türk Ceza Kanunu tasarı taslağına ilişkin çalışmalarını tamamlayarak Hakimevi'nde düzenlenen törenle taslağı Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'e verdi. Törene, komisyon üyeleri ve Adalet Bakanlığı bürokratları katıldı.
Ölüm orucuna ceza
Törende bir konuşma yapan Bakan Türk, taslağın en kısa zamanda Bakanlar Kurulu'na sunulacağını söyledi. Türk'ün verdiği bilgiye göre, Türk Ceza Kanunu'nu değiştiren taslağın getirdiği önemli bazı düzenlemeler şöyle:
  • TCK'nın eskiyen dili sadeleştiriliyor.
  • Cezalar ve miktarları suçların ağırlık derecesine ve günün koşullarına göre yeniden düzenleniyor. Ağır hapis ve hapis cezası ayrımı kaldırılıyor. Hürriyeti bağlayıcı cezaların genel alt ve üst sınırları ile belirli suçların cezalarının alt ve üst sınırlarında indirimler yapılıyor.
  • Taslak uzlaşma yöntemi getiriyor. Fail ile mağdur isterlerse aralarında uzlaşma yoluna gidebilecekler.
    İşkeceye ağır ceza
  • Taslakta işkence yalnız memur veya diğer kamu görevlilerinin değil, herhangi bir kimsenin işleyebileceği, bağımsız bir suç haline getiriliyor. Basit, nitelikli ve ağır nitelikli şekillerine ağır cezalar öngörülüyor. Taslak, işkencenin memur veya bir kamu hizmeti ile yükümlü bulunan kimselerce görevlerini icrası dolayısıyla işlenmesi halinde 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasını gerektiren "nitelikli işkence" olarak sayıyor.
    312. madde
  • Taslak, TCK'nın çok tartışılan 312. maddesinin 2. fıkrasını da değiştiriyor. Bu maddenin yerine "Cürmü övme, kanunlara uymamayı tahrik" kenar başlığı ile 292. madde düzenleniyor. Taslak, nitelikleri itibariyle birbirine yakın 4 ayrı cürüme ceza öngörüyor. Bunlar, "bir cürmün övülmesi veya iyi görüldüğünü söylenmesi", "kişilerin kanuna uymamaya tahrik edilmesi", "insanların sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığına dayanarak birbirlerine karşı kamu düzenini bozma olasılığını ortaya çıkaracak surette düşmanlığa veya kin beslemeye alenen tahrik edilmesi". Buradaki bu düzenleme şimdiki TCK'nın 312. maddesinin 2. fıkrasına denk düşüyor. Buradaki cezanın alt sınırı yine bir yıl olarak alınıyor. Ancak üst sınır 3 yıldan 5 yıla çıkarılıyor. Ayrıca bu maddeye göre, "halkın bir kısmının aşağılayıcı ve insan onurunu zedeleyecek biçimde tahrik edilmesi" de suç sayılacak.
    İdam kaldırılıyor
    TCK taslağı ölüm cezasının kaldırılmasını öngörüyor. Ölüm cezasının kaldırılmasıyla yerine "idamdan da beter" denilen sıkı güvenlik rejimine göre çektirilecek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası getiriliyor. Sıkı güvenlik rejimi, mahkûmun cezaevi dışında çalıştırılamaması, ziyaretçi kabulü ve dışarıyla teması konularında bazı sınırlamalara tabi tutulması, mahkûma izin verilmesi ve cezaevinin özel bölümlerinde bulundurulması gibi düzenlemeleri içerecek.
    www.evrensel.net