Festivaller güzeli Londra

Altı yedi yaşlarında bır kız çoçuğu. Yüzünün yarısı bir kelebeğin kanadı gibi boyalı. Adımları uçar gibi. Annesi açıklıyor: "Festivaldeydik."

Festivaller güzeli Londra
Sennur Sezer
Altı yedi yaşlarında bır kız çoçuğu. Yüzünün yarısı bir kelebeğin kanadı gibi boyalı. Adımları uçar gibi. Annesi açıklıyor: "Festivaldeydik."
Az sonra 'kelebek kız' atalarının savaş ya da şenlik maskesini anımsatan boyalara bulanmış bir kara çocukla koşmaca oynamaya başlıyor. Londra'nın festival mevsimi. Parklar çadırlarla bezeli. Yiyecek masaları. Danslar...
Her festival bir kültürü, bir dünya görüşünü tanıtmaya yönelik. Marjinal gruplar bile festivaller düzenliyor. Örnek mi, "gay festivali." Gerçi afişleri ben bile fark ettim ama dalgın arkadaşlardan biri parka girecek olmuş. Dalgınlığı, kızları kızlarla, erkekleri erkeklerle el ele görünce şaşkınlığa dönüşmüş, festivali kimlerin düzenlediğini anlamış, parktan çıkmaya çalışmış. Ama o sırada epey delikanlı tarafından "kesilmiş". Yakışıklıdır da...
Yarısı şaka bu anlattıklarımın. Bu ülkeyi tanımayanlar için ipucu verebilmek için yazdım. Festivaller parklarda yapılıyor . Giriş parası yok.
Bu yüzden önemli bir tanıtım yolu. Şu varki Londra'da DAY-MER dışındaki Türkiyeli gruplardan hiçbiri festival düzenlemiyor. DAY-MER'in kültür ve sanat festivali ise gelenekselleşmiş. On ikincisi gerçekleştiriliyor. Panel, seminer, konser ve parktaki etkinlikler oluşturuyor festivali. Panel "Kültür emperyalizmi"yle ilgiliydi. Adnan Özyalçıner ile ben katıldım. Bu yüzden yoğun bir ilgi vardı diye anlatmamı belki ciddiye almazsınız. Ama gerçekten yoğun bir ilgi vardı.
Haluk Levent konseri de güzel geçmiş. Cumartesi bir seminer var kadın mücadele tarihiyle ilgili. Ama asıl şenlik pazara. Moğollar konseri, kitaplar, yemekler. Aklıma çocukluğumun keten helvacısı geliyor: "Param olsa, ben de yesem." Ya da açıkçası, biz de Türkiye'de yapsak. Ama bizde parklara da parayla giriliyor. Başka engeller bir yana. Neyse.
DAY-MER İngiltere'ye gelen Türkiyeli mültecilerin dil, sosyal yaşam, kültür sorunlarına yardımcı olmak için kurulmuştu. 1989'da. On iki yıl once. Her yıl bir festival düzenlemiş demek.
Öteki kültürlerle tanışmak, birlikte yaşamayı kolaylaştırmak, emekçilerin aralarındaki kültürel, ulusal farklılıkları koruyarak, birlikte mücadele edebilmeleri için on iki adım... Bir maratonun en önemli adımları. Kolay gelsin.
www.evrensel.net