Sivas yangını her yerde

Sivas Madımak Otel'de 1993 yılı 2 Temmuz'unda yakılarak katledilen 35 kişi, katliamın yıldönümünde çeşitli illerde düzenlenecek etkinliklerle anılacaklar.

Sivas yangını her yerde
Sivas katliamının 8. yıldönümü nedeniyle düzenlenen etkinlikler çerçevesinde gerçekleştirilen "Sivas yangını hayatın her alanında sürüyor" konulu panelde, IMF ve Dünya Bankası güdümlü programların ülkeyi gerçek bir yangın alanına çevirdiği vurgulandı. EMEP, ÖDP, HADEP, SİP ve CHP temsilcilerinin katıldığı panelde, Türkiye'yi girdiği çıkmazdan kurtarmanın tek yolunun işçilerin, emekçilerin birliğinden geçtiğine işaret edildi.
Panelde söz alan Emeğin Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Haydar Kaya, Türkiye'yi IMF ve G8 gibi emperyalist ülkelerin yönettiğini belirterek, krizden sonra hazırlanan programın ülkenin tüm kaynaklarını uluslarası tekellerin yağmasına açtığına, IMF'nin dayattığı şeker, tütün, tahkim gibi yasaların da yağmayı kolaylaştırmak amacı ile hazırlandığına dikkat çekti. Bazı çevrelerin Avrupa Birliği (AB)'ne girerek Türkiye'ye demokrasi geleceğini düşünmesinin tam bir yanılsama olduğunu belirten Kaya, "Bu ülkeyi ne IMF ne de AB kurtaracak. Kurtuluş işçi ve emekçilerin birlikteliğinden, birlikte mücadele etmesinden geçiyor. Ancak bu şekilde yeni Sivasları yaşamayız" dedi.
Panele HADEP adına katılan Ahmet Turan Dere ise Sivas katliamının ilk olmadığını belirterek, Sivas gibi çok sayıda faşist ve gerici katliamların yaşandığını söyledi. TÜSİAD'ın hazırladığı raporda yer alan Anayasa değişikliğinin Türkiye için bir değişimi işaret ettiğini iddia eden Dere, bu gelişmelerin iyi değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdü. SİP Temsilcisi Selahattin Akdağ, Sivas'ta bir suç işlendiğini, suçlunun gericiliği ve faşizmi tetikleyen sermaye olduğunu belirtirken; ÖDP'den Hasan Niyaz da katliamın Türkiye'de yaşanan yangının bir parçası olduğunu söyledi. İstanbul Tabip Odası da katliamı lanetledi.
Anma etkinlikleri düzenlenecek
Öte yandan Sivas Madımak Otel'de 1993 yılı 2 Temmuz'unda yakılarak katledilenler, katliamın yıldönümünde, Sivas'ta anılacak. EMEP, ÖDP, SES, Eğitim-Sen ve Halkevleri'nin yer aldığı Tertip Komitesi tarafından düzenlenen etkinliğe katılanlar yarın saat 12.00'de önce Atatürk Anıtı, ardından da Madımak Oteli önünde toplanarak, katliamda yitirilenleri anacak. Yazar, eleştirmen ve çevirmen Asım Bezirci de, 2 Temmuz günü saat 12.30'da Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki mezarı başında anılacak. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


CHP'nin dirilişi mi bitişi mi
Sultan Özer / Tuna Arıgüç
Son seçimlerde yüzde 10 barajının altına düşerek parlamento dışı kalan CHP'nin büyük görevler atfettiği, "iktidara yürüyüş", "diriliş" dediği 29'uncu Büyük Kurultayı dün Atatürk Spor Salonu'nda toplandı. 1176 delegenin oy kullanacağı kurultayda, katılımın azlığı ve coşkusuzluk egemen oldu. Mahmut Alınak'ın adaylıktan çekildiği kurultayda bugün yapılacak seçimlerde Deniz Baykal, Ertuğrul Günay ve Birol Başaran yarışacaklar.
Değişik illerden, sabahın erken saatlerinde salona gelen delege ve konukları Sezen Aksu'nun "Salla", "Ohh suyundan da buyundan da" şarkıları karşıladı. MHP yanlısı Uğur Işılak'ın şarkılarının çalınmasını ise partili gençler engelledi.
Salonun saatlerce dolmaması dikkat çekti. 4500- 5000 kişilik olduğu söylenen salonun büyük bir kısmı saatlerce boş kalırken, gelenler de coşkusuz bekledi. Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen'in çağrıları, "Bu CHP'nin iktidar kurultayıdır, diriliş kurultayıdır" anonsları da işe yaramadı. Grup grup gençliğin ve Kürt illerinden gelen delegelerin biraz daha coşkulu oldukları salonda egemen olan sessizlik oldu.
Önce Günay geldi
Salona önce genel başkan adayı Ertuğrul Günay, "değişim" sloganıyla, kendisini destekleyen bir grubun arasında girdi. Çiçek ve konfetilerle karşılanan Günay'ın salona girişinde tam bir izdiham yaşandı. Salonu turlayan Günay'dan 5-10 dakika sonra da Deniz Baykal salona geldi. Baykal da gül ve konfetilerle, "Başbakan Baykal" sloganıyla karşılandı. Onuncu yıl marşı eşliğinde salonda tur atıp, tribünleri selamlayan Baykal'ın içeri girişi Günay'ınkinden daha sönük oldu.
Divan Başkanlığı'na İzmir Delegesi Kemal Anadol'un tek aday olarak seçildiği kurultayda, gündemin okunmasının ardından Baykal kürsüye çıktı. Baykal'ın salona girişi gibi kürsüye çıkışı da cılız alkışlarla karşılandı.
Baykal kürsüde
Deniz Baykal kurultayda yaptığı konuşmada, ülkenin içine düşürüldüğü krizden, ekonominin çöküşünden, dünyada atılımlar yapılırken, işsizlikle mücadele edilirken, gelir dağılımı adaletsizliği düzeltilmeye çalışılırken Türkiye'de tam tersinin olduğunu, ekonominin küçülüp, işsizliğin, açlığın arttığını söyledi. Türkiye'nin 10 yıl geriye götürüldüğünü belirterek, "Bugün sadece fondaki 17 bankanın 17 milyar dolar zararı var. Bu neyin bedelidir" diye konuşan Baykal, bunun CHP'yi anlamamanın, dinlememenin bedeli olduğunu savundu.
Kurultayın, Türkiye'nin sosyal, siyasi ve ekonomik yaşamının çok kritik bir aşamasında toplandığını, Türkiye'nin ağır bir tablo ile karşı karşıya olduğunu kaydeden Baykal, oldukça sönük ve ağır bir tempoyla konuştu. "Türkiye yolsuzluk batağına çekilmiştir. Son dönemde 115 milyar dolarlık yolsuzluk yapıldığı ifade ediliyor. Yolsuzluk yanlış politikalar ile elele vermiş ve Türkiye'yi bu noktaya taşımıştır" diyen Baykal, krizden bu yapıyla çıkılamayacağını, çıkışın ancak üretim ve kalkınma ile olabileceğini söyledi.
Baykal'ın ardından oluşturulan serbest kürsüde izleyicilere söz hakkı verildi. Ardından her ili temsilen bir delegenin katılımıyla saat 14.00'de Anıtkabir ziyaret edilerek, Atatürk mozolesine çelenk konuldu.
Eleştiri yağmuru
Çalışma raporuna muhalefet şerhi koyan PM üyelerinden Mustafa Gazalcı, Ziya Halis ve Erdal Kalkan ise konuşmalarında parti yönetimini eleştirdiler. Değerlendirmenin ana noktasının 18 Nisan seçimleri olmasını isteyen Gazalcı, "Halk bizi anlamıyor diyemeyiz. Kendimizi değiştirmeliyiz" dedi.
Eski Genel Başkan Altan Öymen'in söz alması sırasında ise Deniz Baykal'ın salondan ayrılması dikkat çekti. Öğlen saatlerinde zaten boşalmış olan salon, Öymen'in konuşmasının uzaması nedeniyle iyice boşaldı. Divan'ın birkaç kez uyarısına rağmen bir saate yakın konuşan Öymen, parti içi demokrasiden söz edenlerin buna kendilerinin uymadıklarını belirleterek, "Kendi evinde demokrasiyi sağlamayan ülkeye demokrasiyi nasıl getirecek?" dedi.
Daha önceden bildirmediği gerekçesiyle Eşber Yağmurdereli'ye söz verilmeyen Kurultay'da, konuşan kadın delegeler de yönetim kadrolarında kadınların olmamasından, bini aşkın delegenin içinde sadece 22 kadın delegenin bulunmasından yakındılar.
Bütün gün sönük geçen Kurultay'ı hareketlendiren ise Ağrı delegesi Fatma Kotan'ın konuşması oldu. Parti yönetimini eleştiri yağmuruna tutan, onca sorunlarına, çağrılarına karşın parti yönetiminin sorunlarına eğilmediklerinden yakınan Kotan, insanlara gitmeye yüzünün kalmadığını, çünkü ilettikleri hiçbir soruna parti yönetiminin eğilmediğini aktardı. Partisinin bölgeyle ilgili hiçbir projesinin olmadığını kaydeden Kotan'ın divan tarafından sözünü tamamlaması için birkaç kez uyarılması salonunun tepkisini aldı.
Deniz Baykal'a 12 kişilik PM kontenjanı sağlamak amacıyla 60 kişilik PM'nin 72 kişiye çıkarılmasını sağlayan tüzük değişikliği, muhalefetin eleştirilerine rağmen onaylandı. Gazetemiz yayına girdiği saatlerde ise diğer tüzük değişikliklerinin tartışmaları sürüyordu. Kongrede, Baykal'ın PM'yi 72 kişiye çıkararak kendisine 12 kişilik kontenjan sağlamasını öngören tüzük değişikliği, yoğun tepkilere karşın kabul edildi.
Bu arada Deniz Baykal, Ertuğrul Günay ve Birol Başaran Divan'a bildirerek, resmen genel başkan adaylıklarını açıkladılar. Kurultay bugün genel başkanlık, Parti Meclisi ve Merkez Disiplin Kurulu için yapılacak seçimlerle sona erecek. Kurultay'ın bugünkü bölümünde genel başkan adaylarına da söz verilecek.
www.evrensel.net