Ölüm Orucu'nda gecikmiş tahliye

Tutuklu ve hükümlülerin insani taleplerinin yerine getirilmemesi konusunda inadını sürdüren Adalet Bakanlığı, ölüm orucunda bulunan ve tutukluluk koşullarında tedavisi mümkün olmayanları tahliye etmeye başladı.

Ölüm Orucu'nda gecikmiş tahliye
Jülide Kalıç
F tipi cezaevlerini protesto etmek amacıyla 20 Ekim 2000 tarihinde ölüm orucuna başlayan tutuklu ve hükümlülerin ölüm orucu eylemi 8'inci ayını geride bıraktı. Ölüm orucu eylemi 256'ıncı gününde sürüyor. Şu ana kadar, operasyonda yaşamını yitirenler dışında ölüm oruçları eylemi nedeniyle 5 tutuklu yakını, 21 de tutuklu ve hükümlü olmak üzere 26 kişi yaşamını yitirdi.
Bu bilançoya rağmen tutuklu ve hükümlülerle diyaloğa yanaşmayan Adalet Bakanlığı, ölüm sınırına yaklaşan tutukluların cezalarını CMUK'un 399'uncu maddesine göre 6 aylığına erteledi. Cezaevlerinde ve hastanelerde bulunan 73 tutuklu ve hükümlü hakkında tahliye kararı çıktı. Şu ana kadar 49 tutuklu ve hükümlü cezaları ertelenerek ailesine teslim edildi.
Aşırı kilo veren ve sakat kalan tutuklu ve hükümlüler eğer yaşabilirlerse 6 ay sonra sağlık durumları kontrol edildikten sonra yeniden cezaevine konulacaklar.
Aileler endişeli
Tahliyesine karar verilen tutuklu ve hükümlülerin aileleri ise cezaevleri önünde bekleyişlerini sürdürüyorlar. Aileler, yakınlarının ölüme yakın kendilerine teslim edilmesine tepki gösterek Bakan Türk'ü bu politikadan vazgeçmeye ve ölümlerin önüne geçilebilmesi için tutuklu ve hükümlülerle diyaloğa geçmeye çağırıyorlar. Tahliyelerde geç kalındığına dikkat çeken aileler, ölüm sınırında bulunan birçok tutuklu ve hükümlünün tahliye işlemlerinde sıkıntılar yaşandığını belirtiyorlar. Bayrampaşa Cezaevi Hastanesi'nde bulunan tutuklu ve hükümlülerin tahliyeleri önceki gün de sürdü. Bayrampaşa Cezaevi Hastanesi'nden önceki gün akşam ölüm orucu eylemlerinde 200'üncü günleri geride bırakan 3 tutuklu ve hükümlü de ailelerine teslim edildi. Bayrampaşa Cezaevi önünde gece geç saatlere kadar bekleyişini sürdüren ailelerden Musa Turan, ölüm orucunun 206'ıncı gününde bırakılan ve 20 kilonun altına düşen yakını Nezahat Turan'ı gece saat 03.00'te teslim alabildi. Nezahat Turan Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Bakan göz boyuyor
Bayrampaşa Cezaevi önünde görüştüğümüz ailelerden Musa Turan, bir yandan tahliye sevincini yaşarken bir yandan da tahliyelerde geç kalınmışlığın üzüntüsünü yaşıyordu. Tecridin kaldırılmasını isteyen Turan, ölüm sınırında gerçekleşen tahliyelerle Adalet Bakanlığı'nın göz boyadığına ve "iyi niyet" kandırmacalarıyla kamuoyunu yanılttığına vurgu yaptı.
Elbistan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Satı Kılıç'ın yakınları ise Kılıç'ın cezasının ertelenmesine karar verildiğini, ancak 2 haftayı aşkın süredir tahliyenin gerçekleşmediğini bildirdiler. Satı Kılıç'ın ablası Gönül Kılıç, kardeşinin 20 kiloya düştüğünü, gözlerinin görmediğini ve şiddetli ağrılar yaşadığını anlattı. Tahliyelerde yeterince geç kalındığını dile getiren Kılıç, daha da geç olmadan kardeşinin kendilerine teslim edilmesini istedi.
Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tahliye işlemlerini çeşitli bahaneler öne sürerek oyaladığını belinten Kılıç, kardeşinin "Jandarma yok" bahanesiyle Adli Tıp'a muayeneye götürülmediğini söyledi.
Kılıç, "Tahliyeyi geciktirirlerse kardeşimi sağ değil ölü teslim edecekler. Kardeşim bir an önce bize teslim edilsin" diye konuştu.
Yurtdışında yaşadığını ve çok sınırlı olanaklarla kardeşiyle görüşebildiğini kaydeden Kılıç, tahliye işlemlerini çeşitli bahanelerle geciktiren Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi.
www.evrensel.net