Büyük ihmal protesto edildi

Büyük ihmal protesto edildi

Adana depreminin üçüncü yıldönümünde inşaat mühendisleri, tüm uyarılara karşın önlem alınmamasını ve insanların hâlâ çadırlarda yaşamak zorunda bırakılmasını protesto ettiler.

Büyük ihmal protesto edildi
TMMOB'a bağlı İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şubesi, 27 Haziran 1998'deki Adana depreminin yıldönümünde "büyük ihmal"in yaşandığı yıkıntının önündeydi. 3 yıl önce hasar gören, ancak bugüne kadar yıkılmadığı için, bir süre önce göçerek bir çocuğun ölümüne neden olan bina, Yüreğir Belediyesi'nin hemen karşısında. 3 yıl önce depremin olduğu saatte, saat 16.56'da basın açıklaması yapan İMO, olayın sorumlularını protesto etmek amacıyla bina önüne siyah çelenk bıraktı.
Uyarılar dikkate alınmadı
İMO Adana Şube Başkanı Sadi Sürenkök, amaçlarının depremde yaşanan acıları tazelemek değil, depremlerin felakete dönüşmesinde sorumluluğu bulunan herkesi uyarmak olduğunu söyledi. Depremin üzerinden geçen bunca zamana karşın, depremin bir insanın ölümüne neden olduğu bir başka ülke olmadığını belirten Sürenkök, göçük altında kalan tamirci kalfası Gökhan'ın ölümünden, görevini savsaklayan tüm yetkililerin sorumlu olduğunu vurguladı.
Depremden kısa bir süre önce benzer bir olayın Kozan Caddesi üzerinde yaşandığını, fakat ölüm yaşanmadığını anımsatan Sürenkök, bu olaydan sonrada bir basın açıklaması yaparak yetkilileri uyardıklarını, ancak uyarılarının dikkate alınmadığını söyledi. Sürenkök, deprem sonrasında kısa sürede yapılan hasar tespit çalışmaları sonucunda 19 bin 500 yapının orta derecede hasar gördüğünün belirlendiğini ve bunların 4000 adedinin üniversitelere ihale edilerek hasarların giderileceği ve bunun için masraftan kaçınılmayacağı sözünün dönemin hükümeti tarafından verildiğini belirtti.
Halk çadırlarda yaşıyor
Orta hasarlı binaların onarılması ve güçlendirilmesi için 1998 tarihi itibariyle 750 milyon lira gibi oldukça yetersiz bir onarım bedelinin tespit edildiğini vurgulayan Sürenkök, bu tutumla halka "Kendi başının çaresine bak" denildiğini söyledi. Sürenkök, aradan 3 yıl geçmesine rağmen bu paranın bile tamamının halen ödenmediğine de dikkat çekti.
Köy ve beldelerde, özellikle Misis'te halkın hâlâ çadırda yaşadığını söyleyen Sürenkök, denetlenmeyen ve yıkılması gereken binalarında az olmadığını belirtti. Sürenkök, "Devletin denetlemediği yapıları depremin denetleyerek cezalandırdığı akıldan çıkartılmamalıdır. Unutmayın deprem unutulduğu an gelir" dedi.
Bu arada, 1998 Adana depreminde evleri yıkılan ve hâlâ hiçbir yardım alamayan eski Misis beldesi halkı da basın açıklamasına katılarak, tepkilerini dile getirdiler. Depremzedeler, beldede ayrımcılık yapıldığını da söyleyerek, kendi çabalarıyla gecekondu yaptıklarını, bunlara da izin verilmeyerek yıkıldığını belirttiler. Belde halkı, "Bu evleri yıkmazsanız size konut yardımı yapmayız dediler. Evlerimizi yıktıktan 5-6 ay sonra ancak kura çekebildiler. Ayrıca kuralar çekileli 1 yıl olmasına rağmen hâlâ evlerimize girmemeze izin verilmiyor. Çadırda yaşamak zorunda kalıyoruz. Bize bir yol göstersinler" dedi.
www.evrensel.net