Beykoz Deri işçileri yürüdü

Beykoz Deri işçileri yürüdü

Deri-İş Sendikası üyesi Beykoz Deri Kundura Fabrikası işçileri üç aydır ödenmeyen ücretleri ve alacakları için önceki gece işyerini terk etmeme eylemi yaptılar.

Beykoz Deri işçileri yürüdü
Deri-İş Sendikası üyesi Beykoz Deri Kundura Fabrikası işçileri üç aydır ödenmeyen ücretleri ve alacakları için önceki gece işyerini terk etmeme eylemi yaptılar. İşçiler dün de fabrikalarından Beykoz Meydanı'na kadar yürüdüler. Sendikacılara ve Türk-İş'e tepki gösteren işçiler, kararlı tutum alınmasını istediler.
Fabrikada toplanan işçiler Beykoz Meydanı'nda basın açıklaması ve yol kapatarak oturma eylemi yapmak üzere yürüyüşe başladılar.
"IMF uşağı hükümet istifa", "Vatandaş uyuma, kurda, kuşa yem olma", "Direne direne kazanacağız", "Yılgınlık yok, direniş var" sloganlarıyla yürüyen işçiler, Paşabahçe Şişecam'ın önünde Kristal-İş üyesi bir grup işçi katıldı.
Yürüyüş esnasında DSP'nin önünden geçerken DSP'yi ve hükümeti protesto eden işçiler meydanda kendilerini bekleyen TEKEL Rakı işçileriyle birleştiler. İşçilere, Deri-İş'in genel merkez ve şube yöneticilerinin yanı sıra Tuzla Deri ve Aymasan işçileri ile Türk-İş 1. Bölge Başkanı Faruk Büyükkucak ve EMEP de destek verdi.
Fabrikadan çıkarken "yol kapatma eylemi" yapılacağı söylenen işçiler, polisin baskısı ve sendikacıların müdahalesiyle ara yola geçirilmeye çalışılınca tepki gösterdiler. Sendikacılarla sert bir şekilde tartışan işçiler, tepkilerini konuşmalar sırasında da dile getirdiler.
Deri-İş Beykoz Şube Başkanı Kemal Köse, meydanda yaptığı konuşmada, eylemlerinin devam edeceğini söyledi. Daha sonra söz alan Faruk Büyükkucak da protestolarla karşılandı. "Bayram Meral istifa", "Üç aydır neredesiniz", "Ankara'yı başlarına yıkacağız diyenler nerede", "Aidatlarımız nereye gidiyor?" diyen işçileri sakinleştirmeye çalışan Büyükkucak, "Ben her zaman sizin eylemlerinizin içinde oldum. Bundan sonra da İstanbul'daki bütün şubelerimizle size destek vermeye devam edeceğiz" dedi. "Aylardır ücretlerimiz verilmiyor", "Açız", "Çocuklarımızın yüzüne bakamıyoruz" diyerek sık sık konuşmalara müdahale eden işçiler, polise ve sendikacılara rağmen yolu kapatarak oturma eylemine başladılar. Ancak bir süre sonra yine sendikacıların devreye girmesiyle eylem tepkiler arasında sona erdirildi. İşçilerin eylemine Beykoz halkından da büyük destek geldi.
'Sendikalar nerede?'
Tepkisini dile getiren Ali Hılvak adlı işçi, üç aydır aç olduklarını belirterek, sendikaları yanlarında göremediklerini söyledi. Hükümetin IMF teslim olduğunu kaydeden Hılvak, "İstifa etsinler, defolup gitsinler" dedi. Ali Çağlayan adlı işçi ise hükümetin işçileri 'hiç' yerine koyduğunu söyledi. Çağlayan, Bayram Meral'in gelip kendilerini sorma gereği bile duymadığını belirterek, "Aidatlar nereye gidiyor?" diyerek tepkisini dile getirdi. Ayşe Ata adlı işçi de kirasını ödeyemediğini, çocuklarının yüzüne bakamadıklarını belirterek, "Sendikalar üç aydır yok. Hükümete de inanmıyoruz" dedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Aksantaş'ta direniş başladı
Sinan Araman / Gökhan İmrek
Üç aydır maaş ve ikramiyelerini alamayan Aksantaş işçileri, fabrika önünde direnişe geçti. Geçen ay fabrika önünde sürekli eylem yapan işçilere alacaklarının üçte birini bile karşılayamayacak miktarda para verilmişti. Bunun üzerine eylemlere ara veren TEKSİF Sendikası Yavuzlar Şubesi, işçilerin durumdan hoşnutsuzluğu sebebiyle tekrar fabrika önünde eylem başlattı.
Saat 15.00'te başlayan direnişte konuşma yapan Şube Başkanı Mustafa Işıl, bugüne kadar verilen sözlerin yerine getirilmediğini belirtti. Bundan sonra alacakları ödenene kadar fabrikayı terk etmeyeceklerini, vardiyalarla dönüşümlü eylemi sürdüreceklerini söyleyen Işıl, TEKSİF Genel Başkanı Zeki Polat'ın yetkililerle görüştüğünü, sorunu cumaya kadar çözeceğini, çözülmediği takdirde kendisine istediği kadar işçiyle Ankara'ya gelebileceğini söylediğini açıkladı.
Fabrikanın bağlı olduğu Sümer Holding Genel Müdürü'nün en geç bir gün içinde ödeme faksı çekeceği yönünde söz verdiğini aktaran Işıl, işçilerden eylemi sona erdirerek cumaya kadar son bir kez daha beklemelerini istedi. Işıl'ın önerilerini reddeden işçiler, "Bugüne kadar hep kandırıldık. Yeter artık. Dağılırsak bir daha toplanamayız. Fabrikayı terk etmiyoruz" diye karşılık verdiler.
İşçiler giriş çıkışları durdurdu
Yoğun tartışmaların ardından devam eden direniş, gece geç saatlere kadar sürdü. Her birinin ortalama 1 milyar lira alacağı olan işçiler maaşları aksatılmadan verilen idari personelin fabrikadan çıkışına izin vermedi. Aralarında Aksantaş Genel Müdür Yardımcısı Yaşar Terliksiz'in de bulunduğu idari personel dışarı çıkmak isteyince fabrika kapısında tartışma çıktı. "Bizim üretimimiz sayesinde maaşlarınızı alıyorsunuz" diyen işçiler, idari personelin çıkışlarına izin vermedi. Kadın işçiler de fabrika kapılarını kapatarak önünde oturdular.
Polis kuşatması
Direnişin ilerleyen saatlerinde fabrika önüne gelen sivil polisler sendika yöneticileri ile görüşüp, idari personel, bölüm şefi ve müdürlerin derhal bırakılmasını istediler. Polisin talebini işçilere ileten sendika yönetimi, fabrikayı terk etmeme eyleminden de vazgeçilmesini istedi. İdari personeli yine de dışarı bırakmayan işçiler ise polisi de protesto ederek, slogan atmaya ve alkışa başladılar. Polisin 'eylemi bitirin' çağrılarına, "Sizler de bizim vergilerimizle geçiniyorsunuz. Burada suç işlemiyoruz. Ekmeğimiz için eylem yapıyoruz. Vali de gelsin, halimizi görsün" yanıtını verdiler.
İşçilerin kararlı tutumları üzerine çevik kuvvet yığan polisler, iki de panzer getirerek fabrikayı kuşatma altına aldı. Polisler, zaman zaman, "Kadınları koymuşsunuz öne. Aranızda erkek yok mu? Öne gelsin" sözleriyle provokasyon yaratmaya çalıştı.
'Birliği ve kararlılığı bozmayalım'
Şube Başkanı Mustafa Işıl'ın sık sık yaptığı konuşmalarda, fabrikadan çıkışlara izin verilmesini istemesine tepki gösteren işçiler, "O zaman ne anlamı var direnişimizin, Başkanım, bu işçinin birliğini ve kararlığını bozmayın. Bunu bir daha sağlamak zor olur. Alacaklarımız ödenene kadar tüm vardiyalar fabrikayı terk etmeyelim" diyerek eylemi sürdürdüler. Ancak polislerin 23.00 vardiyasında işe başlayacak işçileri, idari personelin bırakılmaması halinde fabrikaya sokmayacağını söylemesi ve sendikacıların sürekli çağrıları üzerine işçiler hoşnutsuz bir şekilde servislere binip evlerine dönmek durumunda kaldılar. 23.00-7.00 ve 8.00-17.00 vardiyalarının eylemi devralmasının ardından katılım düşse de direniş sürdü.
www.evrensel.net