Echelon Japonya

Echelon Japonya'ya karşı

Yeni Zelanda'daki bir üsten 20 yıldır Japonya'nın resmi yazışma ve görüşmelerini dinleyen Amerikalılar, edindikleri bilgileri sanayi casusluğu için kullandı.

Echelon Japonya'ya karşı
ABD tarafından yönetilen uluslararası casusluk ağı Echelon'un gizli faaliyetlerine dair yeni bilgiler ortaya çıkarıldı. Japon Mainichi gazetesinde dün yayınlanan manşet haberine göre Echelon, 20 yıldır Okyanusya'daki Japon elçilik ve konsolosluklarının iletişimini dinliyor. Bu bilgi, ABD'nin "Asya'daki stratejik müttefiki" Japonya ile ilişkilerini gerginleştirebilecek nitelikte.
Mainichi gazetesi, casusluk skandalı ile ilgili bilgileri, Echelon ağını dünya kamuoyuna tanıtan Yeni Zelandalı Gazeteci Nicky Hager'den edindi. Hager, gazeteye yaptığı açıklamada, 20 yıldır süren elçilik ve konsolosluk dinleme faaliyetinin temel amacının "ticari" olduğunu vurguladı. Bu açıklama, ABD'nin Japon şirketlerinin ticari sırlarını elde ederek, uluslararası pazarlarda avantaj sağladığını gösteriyor.
Bakanlıktan doğrulama
Echelon ile ilgili olarak Avrupa Komisyonu'na da ifade veren Hager, ABD'nin hedefinin, "ekonomik olarak güçlü bir Japonya'nın Güney Pasifik'i nasıl etkileyeceğini anlamak" olduğunu belirtti. Yeni Zelandalı gazeteci, Japon devletinin kullandığı şifreleme yönteminin çok gelişmiş olduğunu ve bu nedenle Echelon'un fazla bilgi sızdıramadığını söyledi.
Şifreleme sistemi ile ilgili bu bilginin Japonya Dışişleri Bakanlığı tarafından doğrulanması, ABD'ye yönelik suçlamaların temelini kuvvetlendiriyor. Bakanlık, "Basit belgeler dışında pek az şeyin okunabildiğini düşünüyoruz. Üst düzey diplomatik belgelerimizi çözmek ise imkansızdır" açıklamasını yaptı. Bir bakanlık sözcüsü, "Şu anda durum nedir bilmiyoruz, ama Japonya'nın diplomatik sırlarının iyi korunduğundan kuşkumuz yok" dedi.
Merkez üs Waihopai
Gazeteci Nicky Hager, Echelon hakkında bilgi sahibi olan eski-yeni 50 istihbarat ajanıyla görüşerek, sistem ile ilgili gerçekleri gözler önüne sermişti. Buna göre sistem, 1989'a kadar, ABD casus istasyonlarının elde ettiği verileri analiz etti. 1990'da ise, Yeni Zelanda'daki Waihopai bölgesinde özel bir üs kuruldu. Bu üssün en önemli görevi, iletişim uydularını kullanan Japon büyükelçilikleri ve konsolosluklarının haberleşmesine sızmaktı. Sistem, Japon şifreleme sistemini çözmek için, özel bir bilgisayar kullandı. Yeni Zelanda Devlet İletişim Güvenlik Bürosu (GCSB)'ndan "Japoncası iyi olan" bir yetkili, belgeleri İngilizce'ye çevirdikten sonra, Echelon'un karargâhı olan ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA)'na gönderdi.
ABD'nin ele geçirdiği belgeler arasında; Okyanusya çapındaki Japon elçiliklerinin diplomatik raporlarının yanı sıra, ticaret, balıkçılık, ikili görüşmeler, kredi anlaşmaları ve vizeler ile ilgili raporlar da bulunuyor.
Kömür pazarlığına müdahale
Hager, 1980'lerde, Echelon'un, Japon hükümetinin kömür fiyatları ile ilgili görüşmelerini ele geçirdiğini de saptadı. Bu görüşmeler, Yeni Zelanda'nın kömür ihracatı ile ilgiliydi. Echelon, Japonya'ya ait bazı bilgileri ele geçirerek, Yeni Zelandalı şirketlere aktardı. Böylece şirketler, Japonya'ya karşı pazarlık güçlerini artırdılar.
Waihopai Üssü, 1990'ların ortalarından itibaren, telefon görüşmelerini de dinleyebilme yeteneği kazandı. Yine aynı dönemde üssün dikkati, diplomatik yazışmalardan, Japon balıkçı tekneleri ve plütonyum taşıyan gemilerin takip edilmesine kaydı.
Echelon sisteminde ABD'ye "yataklık" eden Yeni Zelanda hükümeti, konuyla ilgili bilgi vermeyi reddetti. "Soğuk Savaş" döneminde kurulan Echelon sisteminde ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda "birinci derece taraf" statüsünde bulunuyor. GCSB, Echelon'a üyeliği hiçbir zaman kabul etmedi. ABD ve İngiltere ise Echelon'da yer aldıklarını kabul etmiş, ancak sistemin sanayi casusluğu amacıyla kullanıldığı suçlamasını reddetmişlerdi.
www.evrensel.net