Aileleri de işçi

Aileleri de işçi

Prof. Dr. Sevil Atauz'un Antep'te yaptığı araştırmada, çalışan çocuklarının anne ve babalarının da çoğunlukla işçi, işsiz ya da gündelik işçi olduğunu saptandı.

Aileleri de işçi
Gaziantep'te çocuk işçiliğine yönelik araştırma, çocuk işçilerin ailesinin eğitimsiz olduğunu; babalarının çoğunlukla işçi, annelerinin ise ev kadını ya da gündelikçi olarak çalıştığını ortaya koydu. Kentte 251 çocuğa yönelik yürütülen araştırmaya göre, çocuk işçilerin yüzde 15.9'unun babası, yüzde 51.4'ünün de annesi okur-yazar değil.
Hak-İş tarafından Gaziantep'teki çocuk işçiliğin durumunu belirlemek amacıyla Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Sevil Atauz'a yaptırılan çalışmaya göre, çocuklarını çalıştıran babaların yüzde 92.4'ü ya okur-yazar değil ya okur yazar ya da ilkokul düzeyinde eğitim almış. Çocuğunu çalıştıran babaların yüzde 5.2'sinin ortaokul, yüzde 2'sinin lise, binde 4'ünün ise üniversite mezunu olduğu belirlendi.
Çoğu okur-yazar değli
Prof. Dr. Sevil Atauz'un yaptığı araştırmaya göre, çocuğunu çalıştıran annelerin yüzde 51.4'ü okur-yazar değil, yüzde 15.5'i okur-yazar, yüzde 30.3'ü ilkokul, yüzde 2.4'ü ortaokul, binde 4'ü lise öğrenimi görmüş. Çalışan çocukların annelerinin yüzde 89.2'si ev hanımı, yüzde 4.4'ü eve iş alıyor, yüzde 2.8'i gündelikçi, yüzde 1.2'si meslek sahibi.
Düşük ücretli işler
Eve iş alanlar, antepfıstığı ve badem kırma, ayakkabı derisi dikme gibi son derece düşük ücretli işler yapıyor. Örneğin, günde yaklaşık 15 kilogram antepfıstığı kıran kadın, ortalama 1,5 milyon lira kazanıyor, ancak 'hiç yoktan iyidir, hiç olmazsa kabuğunu yakacak olarak kullanıyoruz' gibi gerekçelerle işlerini savunuyorlar. Çalışan çocukların babalarının yüzde 17.1'i işsiz, yüzde 1.2'si memur, yüzde 34.7'si işçi, yüzde 17.9'u esnaf-zanaatkâr, yüzde 11.2'si marjinal işçi (hamallık, inşaat işçiliği gibi, niteliksiz, süreksiz ve güvensiz işlerde çalışanlar), yüzde 8'i çiftçi, yüzde 4.8'i emekli. Çocukların yüzde 5.2'si ise babasız.
Zorunlu göçün olumsuz etkileri
Hak-İş Konfederasyonu tarafından yayımlanan raporda, gelişmiş sanayisi ve uluslararası pazara yönelik üretimi ile Gaziantep'in büyük sanayi hamlesini gerçekleştirdiği belirtilerek, şu değerlendirmeye yer veriliyor: "Geleneksel usta-çırak ilişkisi içinde belirlenen üretim yanında, emek yoğun üretim biçimlerinde çoğu işletmeler için çocuk emeği vazgeçilmez öge olmuştur. Son 10 yılda Gaziantep'e, Güneydoğu Anadolu Bölgesi illerinden yoğun göç yaşandı. Kent nüfusu ile kentte gelir dağılımındaki adaletsizlik de arttı. Göçle gelenlerin çocukları kentin sunduğu olanaklardan çoğunlukla yararlanma imkânı bulamıyorlar. Sokaklar çocuklar için büyük tehlikeler taşımakta, onların eğitimden kopmasına, suç, istismar ve madde bağımlılığı ile tanışmasına yol açmaktadır".
Kriz azaltmadı
Değerlendirmede, son ekonomik krizle birlikte çok sayıda işyerinin kapanmasına karşın, çalışan çocuk sayısında azalma beklenmediği de belirtiliyor. Çünkü, patronlar, çalışma koşullarına ve düşük ücrete karşı çıkmayan daha yumuşak başlı bir işgücünü talep etmeyi sürdürüyor. Raporda yer alan değerlendirmede, "Bu koşullar altında, çalışan çocukların üretimden aldığı pay daha da azalacaktır" deniliyor.
www.evrensel.net