TÜMTİS ve EMEP

TÜMTİS ve EMEP'ten grevcilere destek

Baysalman Kâğıt Fabrikası işçileri, grevlerine destek veren ambar işçilerine teşekkür etmek amacıyla TÜMTİSi ziyaret ettiler.

TÜMTİS ve EMEP'ten grevcilere destek
Baysalman Kâğıt Fabrikası işçileri, grevlerine destek veren ambar işçilerine teşekkür etmek amacıyla TÜMTİSi ziyaret ettiler. EMEP Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır il yöneticileri de grevci işçileri ziyaret ederek, destek verdi.
Baysalman işçilerinin ziyareti sırasında konuşan TÜMTİS Gaziantep Şube Başkanı Kenan Öztürk, Baysalman işçilerinin grevine bütün Antep işçilerinin grevi olarak baktıklarını, grevin başarısının diğer işyerlerine de yansıyacağını söyledi. Grevin işçi ile işveren arasında iki taraflı bir savaş olduğunu ve kararlı davranan tarafın grevi kazanacağını belirten Kenan Öztürk, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra çıkarılan iş yasalarının işçilere ve sendikalara birçok zorluk getirdiğini, bu zorlukları aşmanın yolunun işçi dayanışmasından geçtiğini belirterek, Gaziantep Emek Platformu'nun greve sahip çıkması gerektiğini söyledi. Selüloz-İş Baysalman İşyeri Baştemsilcisi Cabbar Yılmaz da TÜMTİS'e duyarlılığından ve desteğinden dolayı teşekkür etti. EMEP Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır il yöneticilerinden oluşan bir heyet de grevdeki işçileri ziyaret ederek destek verdi. EMEP GYK Üyesi Seyfettin Bayramoğlu, "Baysalman işçilerinin başarısı 150 bin organize sanayi işçisinin başarısıdır. Baysalman işçilerinin mücadelesi IMF programı sonucu oluşan kriz bahane edilerek işten atılan, ücretleri, ikramiyeleri verilmeyen, sigortasız çalıştırılan bütün işçilerin sesidir" diyerek, EMEP olarak grevci işçilerin yanında olacaklarını söyledi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Osmaniye'de deprem 'geliyorum' demişti
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şubesi Başkanı Sadi Sürenkök, müfettişlerin yaptığı incelemeler sonucunda, Osmaniye Belediyesi'nin hemen tüm projelerinin ilgili yasa ve yönetmeliklere uygun olmadığının saptanmasına rağmen bununla ilgili hiçbir yasal işlem yapılmadığına dikkat çekti. Sadi Sürenkök, 28 Haziran 1998'de Adana'da yaşanan depremin yıldönümü ve önceki gün Osmaniye'de yaşanan 5.5 büyüklüğündeki depreme ilişkin basın toplantısı düzenledi. Adana Ceyhan'da 3 yıl önce yaşanan depremin yıldönümüne 2 gün kala Osmaniye'de yaşanan 5.5 büyüklüğündeki depremin bölge insanını tedirgin ettiğini söyleyen Sürenkök, can kaybının olmamasının sevindirici olduğunu belirtti. Sürenkök, "Bugün Osmaniye, yarın Erzurum, öbür gün Afyon sallanacaktır. Depremin nerde yaşanacağının bir önemi yoktur. Yapılması gereken depreme karşı hazırlıklı olmayı bilmektir" dedi.
'Acı bir gelişme'
Depremden hemen sonra bölgedeki bazı belediyeler hakkında, ilgili yasa ve yönetmelikleri uygulamadıkları gerekçesiyle, savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını söyleyen Sürenkök, "Suç duyurusu sonucunda Osmaniye Belediyesi'ne gönderilen müfettişlerin yaptığı incelemeler neticesinde Osmaniye Belediyesi'nin hemen tüm projelerinin ilgili yasa ve yönetmeliklere uygun olmadığı saptanmış, ancak bununla ilgili hiçbir yasal işlem yapılmamıştır. Bu çok acı bir gelişmedir" dedi. Ceyhan depreminin üzerinden geçen 3 yıla rağmen orta hasarlı yapıların onarımı konusunda ciddi adımların atılmadığını belirten Sürenkök, tamir ve takviye için verilmesi öngörülen paraların ödemesinin bile yapılmadığına dikkat çekti. Deprem sonrasında yapılan kalıcı konutların hak sahiplerine verilmediğini ifade eden Sürenkök, konutların hak sahiplerine verilmeyerek satışa çıkarıldığını da sözlerine ekledi.
Öte yandan, dün bir basın toplantısı düzenleyen Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Melih Baki ise, Çukurova bölgesinin, Arap, Afrika ve Anadolu levhalarının çarpışma merkezinde yer aldığını belirterek, depremin bu nedenle meydana geldiğini, ancak söz konusu deprem kanadında başka kırılma beklenmediğini söyledi. Artçı şokların sürmesinin normal olduğunu ve aynı büyüklükte ikinci bir deprem olasılığının bulunmadığını belirten Baki, ülkede yaşanan depremlerden fazla ders alındığını söylemenin mümkün olmadığını belirtti.
www.evrensel.net