Kamu sözleşmeleri çıkmazda

Kamu sözleşmeleri çıkmazda

Hükümetle Türk-İş arasında imzalanan protokol nedeniyle birçok işkolundaki sözleşme görüşmeleri, özellikle idari maddelerdeki dayatmalar nedeniyle tıkanmış durumda.

Kamu sözleşmeleri çıkmazda
Muzaffer Özkurt
Kamu kesiminde hükümetle Türk-İş arasındaki görüşmeler, işçi haklarının gaspına yol açan protokolle sonuçlandıktan sonra gözler işkollarındaki sözleşme görüşmelerine döndü. Türk-İş protokolü imzalayıp "Masa başında bitirdik" övünmeleriyle kenara çekildi; ancak sendikalar zorunlu emekliliğin yanı sıra, ikramiye, giyim vs. gibi sosyal hakların gaspı, esnek çalışma gibi dayatmalarla karşı karşıya. Bu nedenle birçok işkolundaki sözleşme görüşmelerinde tıkanıklık söz konusu.
Türk-İş ve hükümet arasında bağıtlanan kamu sözleşmesini henüz imzalamayan sendikalardan biri de Haber-İş. Haber-İş İstanbul 1 No'lu Şube Başkanı Levent Dokuyucu, protokolde "iyi niyet"e bırakılan maddelerin sendikalar tarafından garantiye alınması gerektiğini belirterek, "Her sözleşme masası bir miting alanına dönüştürülmelidir" dedi.
Türk-İş ve hükümet arasında sadece ücret konusunda anlaşma sağlandığını belirten Dokuyucu, gerek sendikaların gerek hükümetin, kamu işyerlerinden işçi atılabileceği propagandası ile düşük ücretler konusunda kabullenme tutumu geliştirdiğini ifade etti. Dokuyucu, "Sözleşmelerin bugün imzalanması durumunda bu zamlar uygulanmış gibi kesintilerin uygulanması söz konusu. Para alınmadan bu kesintiler yapılacak. Bu nedenden dolayı kamu işyerlerinde örgütlü sendikaların büyük bölümü sözleşmenin imzalanma sürecini uzatıyor. Haber-İş'in de imzalamamasının temel gerekçelerinden birisi bu" dedi. Türk-İş'in imzaladığı protokol nedeniyle sendikaların idari maddelerde yeni talepler getiremediğini belirten Dokuyucu, buna karşın Haber-İş'in bazı idari maddeler sunduğunu ve bu konuda ısrarcı bir tutum izleyeceğini söyledi.
'Olmazsa olmaz'lar
Taleplerinden birinin Telekom'da taşeron işçi çalıştırılmasının yasaklanması olduğunu kaydeden Levent Dokuyucu, diğer maddeleri ise şöyle sıraladı: "Tüm çalışanlara giyim eşyası verilmesi, Telekom çalışanlarını bölmeye yönelim olan kapsam içi kapsam dışı çalışanların ücret farklılıklarının ortadan kaldırılması." Bu idari maddelerin Telekom işçilerinin "olmazsa olmaz" talepleri olduğunu belirten Dokuyucu, sözleşmenin bu maddeler kabul edilmeden bitmeyeceğini ifade etti. İşverenin esnek çalışmayı Telekom'da yerleştirme amacıyla dayattığı maddeler olduğunu belirten Dokuyucu, şunları anlattı: "Örneğin kamu işyerlerinde haftalık çalışma süresi 45 saattir. Telekom'da bu süre hafta içinde 9 saatlik çalışma süresi içinde tamamlanır. Cumartesi-pazar günleri ise 3 yevmiye karşılığı çalışılır. İşverenin teklifi günlük çalışma süresini 8 saate indirip, cumartesi öğlene kadar mesaisiz çalışamadır. Tek başına bu madde hiçbir Telekom işçisinin kabul edemeyeceği bir maddedir; grev nedenidir."
Zorunlu emeklilik dayatması
Hükümetle imzalanan protokolde "Zorunlu emeklilik uygulaması hükümet tarafından gündeme getirilmeyecektir" şeklinde bir madde olduğunu hatırlatan Dokuyucu, bu maddenin özellikle Türk Hava Yolları'nda ve belediyelerde delindiğine dikkat çekti. Toplam 200 bin işçiyi kapsayan bu uygulamanın Telekom'da, emekliliği dolmuş personele kıdem tazminatının yüzde 30 fazlasını verip emekliliğe teşvik ederek gündeme getirildiğini belirten Dokuyucu, zorunlu emekliliğin başta Demiryol-İş ve Yol-İş olmak üzere tüm sendikaları tehdit ettiğini söyledi.
Haber-İş İstanbul 1 No'lu Şube Başkanı Dokuyucu "Bu durumdan yola çıkarak Türk-İş'in böylesi düşük ücretlere imza atmasının bir nedeninin de bu olduğunu söyleyebiliriz. Başka bir sendikanın özelleştirme nedeniyle işten atılan üyelerini başka kamu kurumlarına yerleştirme düşüncesi de bu sözleşmeye imza atma nedeni olabilir. Ancak bu maddenin hiçbir koruyuculuğu yok" diyerek, Türk-İş'in böylelikle IMF programını kabul etmiş olduğunu vurguladı.
Gerekirse grev
Protokolde "iyi niyet"e bırakılan maddelerin sendikalar tarafından garantiye alınması gerektiğini ifade eden Dokuyucu, Türk-İş'in sözleşme görüşmelerinde sendikaları yalnız bırakma restinin görülmesi gerektiğini söyledi. "Her sözleşme masası bir miting alanına dönüştürülebilir. Sendika genel merkezlerinin böyle bir organisazyon için çaba göstermesi gerekiyor. Mesela protokol maddelerinden birisi ücret zamlarının ikramiye ve sosyal yardımlara yansıtılmayacağı. Hiçbir sendika bu talebi kabul edemez" diyen Dokuyucu, bunun TİS düzenini ortadan kaldırmak anlamına geleceğini kaydetti. Dokuyucu, şöyle devam etti: "Türk-İş merkezinin sözleşme görüşmelerinde işgüvencesi yasası sözü aldığını biliyoruz. Kamu işyerlerinde örgütlü sendikalar böyle bir yasanın (içeriğini tartışmıyoruz) çıkmasını beklemeden toplusözleşmelerine işgüvencesi maddelerini mutlaka koymalıdırlar."
Haber-İş Başkanlar Kurulu'nun idari maddelerdeki taleplerinin kabul edilmemesi durmunda greve gitmeyi kararlaştırdığını açıklayan Dokuyucu, "Bu konuda tüm şubeler kendi faaliyet sahası içerisinde hazırlıklarını yapmalıdır" dedi.
Çözüm sınıf sendikacılığı
Kamu sözleşmelerinin Türk-İş tarafından imzalanmasının "Krizden kurtuluşun yolu işçilerin, memurların ücretlerinin düşürülmesinden geçer" diyen sermayenin düşüncesine destek vermek olduğunu dile getiren Dokuyucu, şunları söyledi: "Ama biliyoruz ki; resen emeklilik uygulanacaktır. Özelleştirme nedeniyle işten atılanlara yeni bir iş bulunmayacaktır ama böyle giderse önümüzdeki dönem sözleşme yapılacak işçi bulunmayacaktır. İşçiler açısından da tartışılan; artık mevcut sendikal yapının bu işi götüremeyeceği bu nedenle sendikal bürokrasinin bir biçimde alaşağı edilmesi, sınıf sendikacılığının gerçekleştirilmesinin çabası içinde olmaktır."
www.evrensel.net