Kapıdaki tehlike: GATS

Kapıdaki tehlike: GATS

Pek çok hizmet alanını kapsayan GATS anlaşması, kamu hizmetlerini ve emekçilerin kazanımlarını doğrudan hedefine koyuyor.

Kapıdaki tehlike: GATS
Hizmetler sektörünün özelleştirilmesini ve yabancı sermayeye açılmasını öngören
GATS (Hizmet Ticareti Genel Anlaşması)'ın Türkiye'deki özelleştirmelerin kapsamını daha da genişleteceği belirtildi. MAI karşıtları tarafından düzenlenen sempozyumda, ilk çok taraflı yatırım ve ticaret anlaşması olan GATS'ın sadece sınır ötesi ticaret ve yatırımları kapsamakla kalmayıp, bir hizmetin yerine getirilmesiyle bağlantılı olarak akla gelebilecek tüm sektörleri de kapsayan bir anlaşma olduğuna dikkat çekildi.
MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma grubunun düzenlediği "Uluslararası GATS Sempozyumu " devam ediyor. Sempozyumun önceki günkü bölümünde iki panel gerçekleştirildi. Konuşmacılar, GATS ile hizmet sektörünün bütünüyle yabancı sermayeye açılacağını ve anlaşmanın emperyalist politikaların son uzantısı olduğunu ifade ettiler.
Sempozyumun ilk bölümünde sırasıyla Prof. Dr. İzzettin Önder, Dr. Sungur Savran, Norveç'ten gelen sendikacı Asbjom Wahl ve Çalışma Grubu Üyesi Mesut Mahmutoğulları, "GATS'ın Küreselleşme Sürecindeki Yeri ve Yeni-eski ekonomi Tartışmaları " konusu üzerinde fikirlerini aktardı.
DİSK Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Sekreteri Muzaffer Şahin tarafından yönetilen bölümde Prof. İzzettin Önder, küreselleşmenin her an yeni saldırılar ürettiğini belirtirken asıl önemli olan ve tartışılması gerekenin bunun karşısında nasıl mücadele edilmesi gerektiği olduğunu vurguladı. GATS'ın MAI kapsamına hizmet sektörünü de alamyı amaçladığına işaret eden Prof. Önder, sorunun bütünlüklü bir sistem sorunu olduğunu ve çözümün de kapitalist sistem içerisinde aranamayacağına dikkat çekti.
'AB yandaşlığı çıkmaz yoldur'
Sungur Savran ise saldırıların emekçilere sistem tarafından zorunluluk olarak lanse edilerek, teknolojik determinizmin dayatıldığının altını çizdi. Yaşanan sürecin kapitalist emperyalizmin en olgun dönemi olduğunu ifade eden Savran, mücadelenin de sınıfsal temelde olması gerektiğini belirtti. Sol siyaset adıyla Avrupa Birliği yandaşlığı yapanları "liberal sol" nitelendiren Savran, bunun çıkmaz yoldan başka bir şey olmadığını vurguladı.
Norveç'ten gelen sendikacı Wahl da GATS'ın temel olarak kamu sektörünün önünü tıkayarak özel sektörün önünü açan hukuki garanti olduğunu kaydetti. Wahl, GATS karşısında ülkelerinde bir kampanya düzenlediklerine vurgu yaptı. Bu bölümü yöneten Muzaffer Şahin de konuşmaları özetlemesinin ardından artan sermaye saldırılarına karşı emekçilerin birleşik cephesinin örülmesi gerektiğini bugün açısından da bunun Emek Platformu ile sağlanabileceğine dikkat çekti.
GATS'ta yok yok
İkinci oturumda ise "GATS Mönüsü'nde Neler Var?" konusu oda, sendika ve kitle örgütleri temsilcileri tarafından değerlendirildi. Bu bölümün konuşmacıları EMO Genel Başkanı Ali Yiğit, Fransa'dan Ecoropa temsilcisi Agnes Bertrand, Hava İş Sendikası Eğitim Uzmanı Kemal Ülker, MAI Karşıtı Çalışma Grubundan Gaye Yılmaz, Genel İş Sendikası Araştırma Uzmanı Serhat Salihoğlu, Hizmet İş Sendikası Dış İlişkiler Uzmanı Ogün Duru, Türk Tabibler Birliği Temsilcisi Dr. Onur Hamzaoğlu ve Gemi Mühendisleri Odası temsilcisi Hakan Aydoğdu'ydu. Ali Yiğit, ulus devletin liberal politikalarla bitirildiğini her şeyin merkezi kararla belirlendiğini ifade ederek Telekom'un satılmak istenmesini de bu düzenlemelere bağladı.
Yiğit'in ardından konuşan Kemal Ülker de havacılık sektörü açısından konuyu değerlendirerek sektörün "vahşi rekabet" sonucu tekelleşme yaşadığını vurguladı. Agnes Bertrand ise GATS'ı küresel şirketlerin hizmet sektörü için yarattığı tüzük olarak değerlendirdi. Bertrand sonucun ise kaçınılmaz olarak yığınların işsiz kalması anlamına geldiğine dikkat çekti. Bu bölümde söz alan Gaye Yılmaz küreselleşmenin iddialarından biri olan "işçi sınıfı ortadan kalktı" yaklaşımını eleştirerek iddiaların aksine ezilen sınıfların giderek genişlediğini GATS ile beraber hizmet sektöründeki meslek sahiplerinde bu statüye girdiğini aktardı.
Daha sonra konuşan Genel İş ve Hizmet İş temsilcileri, belediyecilik açısından konuyu değerlendirerek belediyelerde bütünüyle özel sektörün devreye sokulmasının amaçlandığını belirttiler. Dr. Onur Hamzaoğlu da sağlık alanında amaçlanan özelleştirmenin bölgeler arası eşitsizliğe sebep olacağına vurgu yaptı. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön
www.evrensel.net