Talana engel kalmadı: Tahkim yasalaştı!

Uluslararası Tahkim, Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilerek, tekellerin emrine sunuldu. Yasa ile Türkiye'de yatırım yapacak yabancı şirketlere karşı Türk yargı sistemine başvurunun önü kesildi.

Talana engel kalmadı: Tahkim yasalaştı!
Türkiye'nin kapılarını uluslararası tekellerin talanına ardına kadar açacak olan ve bu tekellerin yatırımlarına yapılacak denetimi kaldıran milletlerarası Tahkim Kanunu Tasarısı, dün TBMM Genel Kurulu'nda görüşülerek kabul edildi. FP, tasarının IMF'ye verilen Niyet Mektubu'nda taahhüt edildiği için eleştirirken, DYP ise iktidar partileriyle birlikte tasarıyı destekledi.
Yasa, Anayasa'nın 125. maddesinde öngörülen "Yabancılık unsurunun bulunduğu kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların" tahkim yoluyla çözülmesine ilişkin düzenlemeler içeriyor.
Buna göre, tarafların işyeri veya sürekli oturdukları yerlerin ayrı devletlerde olması, tahkim anlaşmasının dayanağını oluşturan sözleşmeye taraf şirket ortaklarından en az birinin ilgili mevzuat uyarınca yabancı sermaye getirmesi, hukuki ilişkinin bir ülkeden diğerine sermaye veya mal geçişini sağlaması, "yabancılık unsuru" sayılacak. Tarafların, doğabilecek uyuşmazlıkların tümünün veya bazılarının tahkim yoluyla çözülmesi konusunda "tahkim anlaşması" yapması koşulunu getiren yasa, bunun asıl sözleşmeyle veya ayrı bir sözleşmeyle yapılabilmesine de olanak sağlıyor. Tahkim anlaşmasının konusunu oluşturan bir uyuşmazlıkta dava açılmış ise karşı taraf tahkim itirazında bulunabilecek. Taraflar, tahkim yargılamasında eşit hak ve yetkiye sahip olacaklar.
Tasarının tümü üzerinde FP Grubu'nun görüşlerini açıklayan Aksaray Milletvekili Ramazan Toprak, IMF'ye verilen niyet mektubunda uluslararası tahkim yasasının çıkarılacağı taahhüdünün yer aldığını anlatarak, "IMF'ye verilen niyet mektubu değil, esaret mektubudur. 19. sayfasında tahkim yasasının çıkarılacağı söyleniyor, ancak bundan Başbakan ve yardımcılarının haberi yok" eleştirisini yaptı.
DYP hem nalına hem mıhına
DYP Erzurum Milletvekili Ayvaz Gökdemir de kriz bahanesiyle 16 milyar dolara, Türkiye'nin ipotek altına sokulduğunu belirterek, IMF ve Dünya Bankası memurlarının kendilerine "kanun dikte ettirmesinin" ızdırabını yaşadığını, ancak Tahkim'in IMF'nin istediği bir yasa değil, milli ihtiyaçtan doğduğunu öne sürdü. Milletvekillerine nefes aldıracak bir tasarı olduğunu iddia ettiği Tahkim'in Türk firmalarının işini kolaylaştıracağını savunan Gökdemir, "Artık yabancı dostlarımıza tadını çıkara çıkara 'Türkiye'de tahkim var. Gelin yararlanın' diyebileceğiz" diye konuştu. Hükümet adına soruları yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu ise tasarının tahkime olanak sağlayan Anayasa değişikliğine, uyum niteliğinde olduğunu söyledi.
Maddeleri üzerinde görüşmeler sırasında söz alan FP Adıyaman Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, Tahkim'in, "globalizmin şartı" olduğunu belirterek, hakim sermayenin kendisini garanti altına almasının doğal olduğunu vurguladı. Tahkim için Anayasa değişikliği yapıldığını hatırlatan Fırat, tasarı ile tahkimin şartlarının düzenlendiğini belirtti.
Son dönemde, "hakim sermayenin gücü nedeniyle içlerine sinmeyan" tasarıların yasalaştığını vurgulayan Fırat, "Bu tasarı, onlar arasında en masumudur. Ancak yabancı sermaye konusunda açık kapı bırakılıyor. Yabancı sermaye, yüzde 1 payı olsa bile tahkimden yararlanabilecek. Yeni teknoloji ve belli bir sermaye şartı aranmalı" dedi.
DYP Trabzon Milletvekili Ali Naci Tuncer, tasarıyı "iyi bir emeğin ürünü" diye tanımlarken, "yabancılık unsuru"nun, Anayasa'ya aykırı olduğunu belirterek, bu yönünün yeniden değerlendirilmesini istedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Kamu kurumlarında 'yeniden yapılandırma'
Kamu kuruluşları, il özel idareleri ve belediyeler 2003 yılı sonuna kadar yeniden yapılandırmaya tabi tutulacak. Bu süreç sonunda kimi kuruluşlar tasfiye edilecek. Sözleşmeli personel dönemine geçilecek.
Devlet Personel Başkanlığı'ndan alınan bilgiye göre, Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Yapılacak Norm Kadro Çalışmalarında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Başbakan Bülent Ecevit imzalı genelge önümüzdeki günlerde yayımlanacak. Genelgede yeniden yapılandırma çalışmalarının nasıl ve hangi süre içinde gerçekleştirileceği detaylı şekilde yer alacak.
1 Temmuz'da başlıyor
Genelgeye göre, norm kadro çalışmaları 1 Temmuz'da başlayacak. Anayasa Mahkemesi Başkanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, DPT, YSK, Devlet Personel Başkanlığı, ÖSYM, YÖK, Eximbank, Türkiye Kalkınma Bankası, Hacettepe, Boğaziçi ve Pamukkale üniversitelerinin de aralarında bulunduğu 20 kuruluş, norm kadro çalışmasını 31 Aralık 2001'de tamamlamış olacak.
Aralarında Maliye, Bayındırlık ve İskan, İçişleri, Milli Eğitim, Orman, Sağlık, Tarım ve Köyişleri Bakanlıkları ile Hazine Müsteşarlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, SSK, DSİ, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Devlet Tiyatroları, Vakıflar, Yurt-Kur ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun da yer aldığı 23 kuruluş ise bu alandaki yeniden yapılandırmayı 30 Haziran 2002 tarihine kadar gerçekleştirecek. Büyükşehir belediyeleri ile bunların kurdukları birlik, işletme ve müesseseler de önümüzdeki ay norm kadro çalışmalarına start verecek ve söz konusu çalışmayı, 30 Haziran 2003 tarihine kadar bitirecek.
Bütün kurumlar kapsam dahilinde
Dışışleri Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi, Milli Piyango, Petrol İşleri, AB Genel Sekreterliği ve Danıştay'ın da bulunduğu 17 kuruluşta ise norm kadro çalışmaları 1 Mart 2002'de başlayacak ve 31 Ağustos 2002'de son bulacak. İl özel idareleri, büyükşehir haricindeki belediyeler ile bunların kurduğu birlik ve işletmelerde de 1 Mart'da uygulamaya konulacak program 31 Aralık 2003'te tamamlanacak.
Adalet, Çalışma, Çevre, Kültür, Sanayi ve Ticaret, Turizm ve Ulaştırma Bakanlıkları ile Gümrük ve Dış Ticaret Müsteşarlıkları, Emniyet Genel Müdürlüğü, Emekli Sandığı, Bağ-Kur, Karayolları, Köy Hizmetleri, TMO, Türkiye Kömür İşletmeleri, BOTAŞ, TEDAŞ, TEAŞ, Ziraat ve Halk Bankaları, Türk Telekom gibi kuruluşlarda ise norm kadro çalışmalarına 1 Ekim 2002'de geçilecek ve çalışmalar 30 Eylül 2003'te bitirilecek.
Başbakanlık, Yargıtay ve Sayıştay, Toplu Konut İdaresi, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Darphane, Eti Bor AŞ gibi kuruluşlarda ise norm kadro çalışmaları 1 Kasım 2002'de başlayıp 30 Nisan 2003'te sona erecek. TÜPRAŞ, SEKA, TEKEL, Çaykur gibi bazı KİT'ler ise norm kadroyu 1 Temmuz- 31 Aralık 2003 tarihleri arasında gerçekleştirecek.
Başbakanlık genelgesine göre, kamu kuruluşları norm kadro çalışmalarını Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'ne, Milli Prodüktivite Merkezi'ne, üniversitelerin bu alanda uzmanlaşmış öğretim üyelerine, Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığı'nca yeterlilikleri onaylanan özel kuruluşlara yaptırabilecek. Aynı şekilde sayılan kuruluşların gözetiminde kendi eğitimli personeli kanalıyla da norm kadro çalışmalarını gerçekleştirebilecek. Norm kadro çalışmaları 3 aşamada yürütülecek.
Birinci aşamada teşkilat analizi yapılacak. Burada da öncelikle mevcut teşkilat yapısı ortaya konulacak. Ardından örgüt analizine gidilecek. Örgüt analizi sonucu mevcut teşkilat yapısının sürdürülmesi ya da değişiklikler yapılması suretiyle yeni bir teşkilat şeması önerilecek.
Hangi işi kim yapacak?
İkinci aşamada görev-iş tanımlaması yapılacak. İş analizleri ile kamu kuruluşunun faaliyetini sürdürebilmesi için hangi işlerin, memur, sözleşmeli ve sürekli işçiler kanalıyla yürütüleceği ve hangi nitelikle personel istihdam edileceği tespit edilecek. İlgili kuruluşun geçici işçiye ihtiyacı varsa bu da ortaya konacak. Son aşamada ise norm kadro ve pozisyon sayıları belirlenecek.
www.evrensel.net