Enerji taşeronluğu

"Üç Denizin Hikayesi" başlıklı konferansta enerji lobileri özellikle Hazar bölgesi enerji kaynaklarının batıya taşınmasında Türkiye'nin rolünün bir "nakliyecilik" olduğunu vurguladılar.

Enerji taşeronluğu
Batılı ülkelerin enerji kaynakları üzerindeki kapışmasında Türkiye'nin rolü bir taşeronluktan öteye geçmiyor. İstanbul'da devam eden ve her yıl yapılan "Üç Denizin Hikâyesi" adlı konferansta da Türkiye'nin bu rolü enerji lobilerince bir kez daha dile getirildi. Konferansta büyük şaibelere neden olan Mavi Akım'ın önemine vurgu yapılması da dikkati çekti.
Kafkasya'daki petrol ve doğalgaz rezervlerinin taşınması konusundaki tartışmalarda Türkiye hep "evsahibi" ülke, yani boru hatlarının geçeği bir koridor olarak görülüyor. Enerji gibi stratejik bir alanda Türkiye'yi yönetenler de bu rolü benimsemiş durumda. Enerji lobilerinin her yıl düzenlediği toplantılarda Türkiye'nin bu konumuna özel bir vurgu yapılıyor.
Önceki gün akşam başlayan ve Cambridge Energy Research Associates, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği İş Konseyi tarafından düzenlenen "Üç Denizin Hikâyesi" başlıklı konferansta da Mavi Akım'dan boğazlardan petrol ve doğalgaz taşınmasına kadar birçok proje tartışıldı. Özellikle Türkiye'yi doğalgaza mahkûm ederek dışa bağımlılığını artıran Mavi Akım konusundaki görüşler dikkat çekiciydi.
Mavi Akım'a övgü
Mavi Akım projesinin Karadeniz'deki boru hattının döşenmesini üstlenen İtalyan ENI şirketinin yetkililerinden Vittorio Mincato, Mavi Akım'ı ısrarla savunurken, Türkiye'nin petrol ve doğalgaz taşımacılığındaki "nakliyeci" konumunun da altını bir kez daha çizdi.
Mincato, Hazar bölgesinde önemli miktarda petrol bulunduğunu, bunun da petrolün nasıl çıkarılacağı sorusunu gündeme getirdiğini belirten Mincato, "Bugünkü ilk değerlendirmelerimize göre Kuzey Hazar'da ortaya çıkan petrol potansiyeli çok hatlı bir petrol ulaştırma sistemi gerektirmektedir. Böyle bir sistem sadece iletilmesi muhtemel miktarları değil, bu miktarları emecek nihai pazarların kapasitesini de dikkate almaktadır" dedi.
Bu çerçevede Türkiye'nin ana ulaşım koridorlarından birine evsahipliği yapmaya doğal bir aday olduğu düşüncesini dile getiren Mincato, "Memnuniyetle belirtirim ki ENI yetkili aktörlerle uygun müzakere süreçlerinden sonra Bakü-Ceyhan petrol hattının detaylı mühendislik çalışmalarına katılmaya isteklidir" diye konuştu.
Gelecekteki doğalgaz arz ve talep dengesine ilişkin bugünün rakamlarının ve tahminlerinin aşırı iyimser olduğunu ifade eden Mincato, "ABD'nin, Asya'nın, Avrupa'nın daha fazla gaza ihtiyacı vardır. Tüm bu bölgeler yerel tedarikin yeterliliğine güvenemezler. Bu nedenle doğalgazın pazarlara ulaştırılması giderek daha zor ve pahalı olacaktır. Bu durum ise gaz pazarının alışık olduğumuz gelişme kalıbını önümüzdeki dönemde önemli boyutta değiştirebilir" diye konuştu.
Türkiye'ye nakliyecilik düşüyor
Önümüzdeki 5-10 yıl boyunca Avrupa'da muhtemel bir gaz tedariki açığı gördüklerini belirten Mincato, bunun nedeninin gaz ithali için gereken yeni altyapı yetersizliği ve kıta Avrupası'ndaki bugünkü doğalgaz fiyatlarını, çok ihtiyaç duyulan yeni altyapı yatırımlarının yüksek maliyetleriyle uyumlu hale getirmenin imkânsızlığı olduğunu belirtti.
Bu bağlamda Türkiye'ye önemli bir rol düştüğünü, Türkiye'nin hem güvenilir bir pazar hem de birçok potansiyel gaz üreticisi ülkeyle birçok potansiyel nihai tüketici arasında bir köprü ülke olma konumunda bulunduğunu işaret eden Mincato, jeoekonomik açıdan Türkiye'nin üç kıtayı kapsayan bölgesel bir doğalgaz merkezinin oluşturulmasını olanaklı kılabilecek bir ülke olduğunu belirtti.
Mavi Akım gaz boru hattı projesi sayesinde Türkiye'nin şimdiden bu yeni boyutlara açıldığını ifade eden Mincato, şunları söyledi:
"Mavi Akım projesi Türkiye'nin doğalgaz ihtiyacının belkemiğini oluşturacaktır. Proje Türkiye'nin tüm gaz ihtiyacını karşılamayacak, fakat bu ihtiyacını karşılamaya ve tüm bölge için bir doğalgaz merkezi rolünü oynamasına dönük diğer projelere yer açacaktır" dedi.
'Yasaklı' Yardım da konferansa katıldı
Konferansa Mavi Akım soruşturması çerçevesinde yurtdışına çıkma yasağı konulan BOTAŞ Genel Müdürü Gökhan Yardım'ın da katılarak bir konuşma yapması dikkat çekti. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön
www.evrensel.net