Deprem dayanışmayı pekiştirdi

Adapazarı'nda yapılan araştırma, deprem sonrası aile ilişkilerinde ve bireyler arası iletişimde olumlu yönde gelişme olduğu saptandı. Araştırma sonucunda, dayanışma duygusunun geliştiği, aile içi şiddet ve tartışmaların azaldığı, çocuklara hoşgörünün arttığı sonuçlarına varıldı.

Deprem dayanışmayı pekiştirdi
Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm başkanı Prof. Dr. Musa Taşdelen, depremin, aile ilişkilerinde dayanışmayı pekiştirdiğini ve önemli değişimler yarattığını söyledi.
"Depremin aile içi ilişkilere etkisi" konulu araştırmalarının sonuçlarını açıklayan Prof. Dr. Taşdelen, deprem sonrasında tüm insanlar arasında dayanışma duygusunun geliştiğine, ailelerde bu durumun çok daha fazla ön plana çıktığına dikkat çekti.
İletişim olumlu etkilendi
Yaşanılan zorlukların bireyler arasındaki iletişime olumlu etki yarattığını anlatan Prof. Dr. Musa Taşdelen, "Deprem sonrası ortaya çıkan şok durum ve değişen şartlar, toplumun büyük çoğunluğunu, felaket karşısında birbirini destekleme ve dayanışma ihtiyacı içine itmiştir" dedi.
Diğer sonuçlar
Prof. Dr. Taşdelen, depremin aile ilişkilerinde karşılıklı hoşgörü ve dayanışmayı pekiştirdiği görüşünü savunarak, bireyler arasında uyumun arttığını, buna bağlı olarak ebeveynler ve çocuklar arasındaki tartışmalar ile şiddet içeren davranışların azaldığını söyledi. Eşler arasındaki yaygın tartışmaların, değişen ekonomik, sosyal ve fiziki şartlar nedeniyle farklılaştığını da ortaya koyan araştırmada elde edilen başlıca sonuçlar şöyle:
"- Eğitim düzeyi arttıkça, şiddete başvuranların oranı azalıyor.
- Özellikle işsiz olan çiftler, birbirlerine karşı daha asabi davranıyor.
- Deprem sonrası eşleriyle ilişkisi düzelenlerin, çocukları daha itaatkar ve uyumlu.
- Ebeveynler, deprem sonrası çocuklarına karşı hoşgörülü davranıyor ve kendi haline bırakma anlayışını sergiliyor.
- Çocuk sayısı artan ailelerde, hoşgörü azalmakla birlikte onları kendi haline bırakma oranı artmaktadır.
- Çocuklara karşı şiddete dayalı davranış, daha çok babalar arasında yaygın.
- Prefabrik konutlarda oturan aileler için ev içi alan daralmış, ev dışı alan genişlemiş ve daha güvenli hale gelmiştir.
- Ebeveyn, ev içi alanın küçüklüğü nedeniyle sıkıntı çekerken, çocuklar, ev dışı alanın genişliği nedeniyle daha çok bir arada bulunabilir ve oyun oynayabilir hale gelmiştir.
- Aile hayatı, gündelik yaşantının merkezinde yer almaktadır.
- Aile içinde erkek ve kadının geleneksel rolleri değişmemiş, aksine pekişmiştir.
- Dayanışmacı tutum ve davranışları pekişen ebeveynler, çocuklarına daha çok sevgi ve yakınlık göstermektedir.
- Deprem sonrası şartlar, komşuluk ve geniş aile yapısına özgü yakın akrabalık ilişkilerini de canlandırmıştır".
www.evrensel.net