Tarlalarımızı mayınlasınlar!

Yabancı tütün tekellerinin lobi faaliyetleriyle gündeme gelen ve tütün üretimini bitirecek olan tütün yasasına tepkiler sürüyor.

Yolsuzluğu açıklayana dava
Tütün üreticileri tütün yasasına tepkililer. Geçen hafta TBMM'ye giderek, Meclis'te grubu bulunan partilerle tütün yasa tasarısı üzerinde görüşmeler yapan Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi tütün üretici ve işçi temsilcileri tasarının yasallaşmasının bölgede doğuracağı sonuçları anlattılar. Tekellerin dayatmasıyla gündeme gelen bu tasarının yasallaşması halinde, bölgede 1 milyon ve ülke genelinde 3.5 milyon insanın açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını ve sefalete itileceğini belirttiler.
''Tekel ve Tütün Yasa Tasarısıyla İlgili Önerilerimiz'' başlığı altında ortak bir açıklama yapan Tek Gıda-İş Sendikası Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Şubesi, Diyarbakır, Muş, Adıyaman Ziraat Odaları ve Batman, Diyarbakır, Bitlis, Muş köy ve mahalle muhtarları, tasarının neden üretimi bitireceğini, yasanın maddelerini tek tek ele alarak teşhir ettiler.
"Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki yerleşim alanları, arazi yapısı ve dağılım şekli nedeni ile tütüne alternatif ürün imkânı olmadığı aşikârdır" denen açıklamada, bölgede milyonlara ulaşan göçlere yeni göçlerin eklenmemesi için yasa tasarısının üreticiler lehine yeniden düzenlenmesini talep ettiler.
Tütün yasa tasarısında yer alması talep edilen öneriler arasında, yüzde yüz yerli tütün ile üretilen sigara markalarının (Samsun, Maltepe vs.) mevcut şekli ile üretimin garanti altına alınması, sigara, yaprak tütün işleme fabrikaları ve benzeri Tekel işletmelerindeki çalışanların korunması yer alıyor. Yerli tütün harmanının yüzde 50'sinin bölgede üretildiğinin kaydedildiği açıklamada, bu üretimin garanti altına alınmasıyla bölge üreticisinin korunmuş olacağı vurgulandı.
Milletvekilleri yalan söyledi
Meclis'te yaptıkları görüşmeler sırasında kendilerine söz veren milletvekillerinin dahi IMF'nin direktifleri doğrultusunda oy kullandığını kaydeden Tek Gıda-İş Bölge Şube Başkanı Mecit Amaç, böylece yasa tasarısının komisyondan jet hızıyla geçtiğini kaydetti. Tasarının yasallaşması halinde Tekel'in en son 2002 yılında alım yapacağını ve bundan sonra tamamıyla piyasadan çekileceğini vurgulayan Amaç, üreticiye alternatif olarak önerilen sözleşmeli ekiciliğin de sözleşmeli kölelik anlamına geldiğini söyledi.
"ABD firmaları sözleşmeli ekiciliği şimdi yapıyorlar ve üreticiye boş mukaveleye imza attırıyorlar" diyen Amaç, kurum olarak tüccar alımlarına da karşı olduklarını dile getirdi. Tüccarın 81 tütün alım noktasından sadece 36'sında alım yaptığını, doktorun, öğretmenin gitmediği Şemdinli'de tüccarın gidip alım yapmayacağını belirtti.
'Ekemeyeceksek neye lazım'
Amaç, "Başbakan Bülent Ecevit sınırdaki mayınları temizletiyormuş. Temizlenen arazileri köylülere dağıtacakmış. Köylü ekemedikten sonra o araziyi ne yapsın" derken Bitlis Muhtarlar Derneği Başkanı Muzaffer Türk ise, kendilerine tütün ektirmemeye niyetli olan hükümet yetkililerine seslenerek, temizlenen mayınlarını getirip kendi tarlalarına koymaları teklifinde bulundu. Daha önce, "Toprak işleyenin su kullananın" diyen Ecevit'in toprağı da suyu da yabancı tekellere sattığını söyledi.
Malatya'nın Doğanşehir ilçesine bağlı Fındık köyünden Arif Aktaş da, kota uygulamasının ardından kaçak tütün satışına yöneldiklerini, tütün yasa tasarısının yasallaşması halinde bu olanakların da ellerinden alınacağını belirterek, "Böyle kendi vatandaşına düşman bir hükümet olur mu?" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Öte yandan ANAP TBMM Grup Toplantısı'nın basına kapalı bölümünde Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlu'nun, Tütün Yasa Tasarısı hakkında ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde üretilen tütünler hakkında da bilgi verdiği ifade edildi. Tütün üreticilerine "dekar başına" yapılacak yardımın gerçekçi olmadığını kaydeden Karakoyunlu'nun, tütün ekicilerinin çoğunun tarla sahibi olmadığına dikkati çekerek, üreticilere "dekar başına" değil, "TEKEL Koçanı"na göre yardım yapılacağını söylediği bildirildi.
www.evrensel.net