Boğaz

Boğaz'da nükleer tehdit!

Boğazlardan tehlikeli nükleer atık geçişini değerlendiren çevre mühendisleri, kaza sonucu yayılabilecek nükleer atığın ekolojik dengeyi bozacağına dikkat çekiyorlar.

Boğaz'da nükleer tehdit!
Ziya Özışık
Rusya'nın 2010 yılına kadar 110 milyon ton Hazar petrolünü ve nükleer atık yüklü gemileri İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçirme isteği çeşitli tepkilerle karşılaşmaya devam ediyor. Uzmanlar nükleer atıkların olası bir kaza durumunda telafisi mümkün olmayan bir faciaya sebep olacağına dikkat çekiyorlar.
İstanbul Boğazı'ndan yılda 50 bin, Çanakkale Boğazı'ndan yılda 40 bin gemi geçtiği biliniyor. Böylesi bir trafik akışında yetkililer nükleer atık taşıyan gemilerin kaza yapması koşullarında Marmara Denizi'nde ve Karadeniz'de su hareketliliğinin radyoaktif maddeleri kısa bir sürede denizlere yayacağının altını çiziyorlar.
Yayılma kaçınılmaz
Radyoaktif maddelerin ise insan hayatı üzerinde oluşturacağı en büyük tehlike nesillerden nesillere aktarılacak düzeyde kanser! Çeşitli çevre örgütleri de 21 ve 24 Haziran tarihlerinde yüzlerce tekneyle boğazı trafiğe kapatacak. Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ferruh Ertürk, nükleer santral ifadesinin geçtiği her yerde nükleer atıkların nasıl bertaraf edileceğinin tartışılması gerektiğini söylüyor.
Özellikle Boğazlar'ın çok hassas bir ekolojik dengeye sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ertürk boğazlarda hem üst seviyede hem de alt seviyede akıntı olduğunun altını çiziyor. Ertürk'e göre hangi türden olursa olsun bir atık denize sızdığı takdirde çok rahat bir şekilde tüm denizlerimize yayılabilir.
1979'daki olay
Ertürk, İstanbul'da 1979'da Kadıköy açıklarında yaşanan Independent petrol tankının aylarca yanması olayını hatırlatıyor. "Neyse ki o dönemin meteorolojik koşullarından ötürü İstanbul az bir zararla olaydan fazla etkilenmedi. Tabi ekolojik sistem buna rağmen bayağı zarar gördü" diyen Ertürk, böylesi bir kazanın nükleer atık dolu bir gemi tarafından gerçekleştirildiği koşullarda insan hayatına bile zarar vereceğini aktarıyor. Ertürk, "Petrol ve LPG taşınmasında bu riskler varken nükleer atıkların taşınmasında da geri dönülmez boyutlarda olacaktır" diyor. Boğazlarda her zaman kaza riskinin diğer ulaşım yollarından daha fazla olduğunu belirten Ertürk, kesinlikle böyle bir sorumluluğun altına girilmemesi gerektiğini söylüyor.
Kanser riski
Çevre İçin Hekimler Derneği Başkanı Dr. Günay Can, nükleer atıkların taşınmasının büyük sorumluluk olduğunu ifade ederek, uranyum ve petrolyum gibi nükleer atıkların nesillere aktarılacak kanser riski barındırdığını söylüyor. Boğazlardan geçen gemilerin yoğunluğu düşünüldüğünde kaza olasılığının arttığına dikkat çeken Can, böylesi bir şeyin uzun vadeli telafi edilemez problemler yarattığını belirtiyor.
Tüm bu tehlikelere karşı tepkilerini dile getirmek için çevre örgütleri de eyleme hazırlanıyor. 21 ve 24 Haziran tarihlerinde Türkiye'den 224 kuruluş ve Rusya, Ukrayna, Bulgaristan, Romanya, Gürcistan, Azerbeycan ve Moldovya'daki çevre örgütleri ortak eylem yapacaklar.
Bu eylem planına göre boğazı dolduracak yüzlerce tekne boğaz trafiğini kapatacak.
www.evrensel.net