'Telekom'a çullandılar'

Telekom Yasası'nın, uluslararası finans kuruluşlarının Türk Telekom'a çullanışı olduğunu belirten Mümtaz Soysal, aynı çullanışın THY'de de olduğunu, ama bunlara karşı mücadelenin bitmediğini söyledi.

'Telekom'a çullandılar'
"Telekom yasayla özelleşti, ama sattırmayacağız" diyen KESK'e bağlı Haber-Sen, kuruma sahip çıkmak, satışını engellemek için çalışmalarını sürdürüyor. Haber-Sen ile Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Merkezi Vakfı (KİGEM)'nın önceki gün Ankara'da ortak düzenlediği "Türk Telekom'un Dünü ve Bugünü" konulu panelin amacı da Telekom'un özelleştirilmesine karşı kamuoyu oluşturmak oldu. Panelde konuşan KİGEM Başkanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal, telekomünikasyon alanında verdikleri hukuk mücadelesini, "artçı muharebe"ye benzeterek, bu sayede Türk Telekom'un hâlâ kamunun elinde olduğunu, bundan sonra da mücadelenin süreceğini söyledi.
Satış için 8. yasa
Paneli yöneten Haber-Sen Genel Başkanı Kemal Keleş, bugüne kadar Telekom için 8 yasa çıkartıldığını, ama hepsinin Anayasa Mahkemesi'nden döndüğünü söyledi. Son çıkarılan yasa ile kurumun satışına olanak verildiğini kaydeden Keleş, esas sürecin bundan sonra başladığını söyleyerek, çalışanları kurumlarına sahip çıkmaya çağırdı.
"Bizim Telekom'a verdiğimiz önemden fazlasını, dış dünyada, bu sorunu kendi istedikleri gibi çözmek isteyenler vermektedir. Onun için çullanış devam ediyor. Son yasa bu çullanışın en iyi örneğidir" diyen Soysal, aynı çullanışın THY'de de sürdüğünü hatırlattı. IMF'nin iki kurum üzerindeki, "mutlaka özelleştirilsin, satılsın" baskılarını, özelleştirmeye karşı direnişin kırılması için sürdürdüğünü belirten Soysal, Türk Telekom ve THY'nin özelleştirilmesinin, taşıdıkları sembol nedeniyle, "son kalelerin yıkılması" anlamına geleceğini ifade etti.
Bu çullanışa karşı ellerindeki olanaklarla mücadelenin sürdürülmesini isteyen Soysal, "Son çıkan yasanın uygulanışı bakımından verilmesi gereken çok artçı muharebe var. Bu artçı muharebeler iyi verilirse, bütün başarılı artçı muharebeler gibi geriye dönüşü, taarruzu, yani zaferi kolaylaştırıcı olabilir" dedi. Uluslararası tahkim kuruluşları tarafından, Dünya Ticaret Örgütü sözleşmelerinde ve AB'nin Lüksemburg'daki mahkemesinde altın hisse uygulamasının kabul edilmediğini, "AB'nin ekonomik temellerine aykırı" diye İtalya'nın 'altın hisse' nedeniyle mahkûm edildiğini belirten Soysal, bundan sonra Anayasa Mahkemesi'nin ve sendikaların tavırlarının belirleyici olacağını söyledi.
'Hastalıklı ve malul'
FP Genel Başkan Yardımcısı Veysel Candan ise Türk Telekom'un 1999'da 452 trilyon olan kârının, 2000'de 1 katrilyona çıktığına dikkat çekerek, yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne gideceklerini bildirdi. Telekom Yasası'nı bilen milletvekili sayısının 10'u geçmeyeceğini kaydeden Candan, Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz'ü ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp'i kamuoyunu yanıltmakla eleştirdi. Telekom ve tütün yasa tasarılarını kendileri bakan olarak imzalamadıkları takdirde Meclis'e gönderilemeyeceğini hatırlatan Candan, hem tasarıyı imzalayıp hem de eleştiriyor göründüklerini söyledi.
Telekom'un özelleştirilmesini savunan, ancak bugün satılması durumunda değerinin altına verileceğini belirten DYP Milletvekili Oğuz Tezmen, yabancı kuruluşların Telekom'u satın almak yerine, hatlarını kullanarak, işin kaymağını götürmeye çalışacaklarını söyledi. Telekom hatlarıyla işin kaymağını yemek dururken, hiçbir özel kuruluşun gidip Hakkâri'ye yatırım yapmayacağını belirten Tezmen, "altın hisse"nin hiçbir fonksiyonunun olmadığını ifade etti.
KİGEM Genel Sekreter Yardımcısı İlter Ertuğrul de PTT'nin T'sinin öyküsünü ve verdikleri hukuk mücadelesini özetledi. Elektrik, petrol ve telekomünikasyon sektörlerinin önemine vurgu yapan Ertuğrul, "Elektriğiniz yabancıların eline geçmişse karanlıkta kalırsınız, petrolünüz yabancıların eline geçmişse bir yerden bir yere gidemezsiniz, haberleşmeniz yabancıların elindeyse içinde bulunduğunuz durumu kimseye haber verip, yardım isteyemezsiniz" diye konuştu. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön
www.evrensel.net