'Suç mülke yöneliyor'

Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamit Hancı, yoksulluk ve olanaksızlık içinde büyüyen çocukların malı hedef alan suçlara yöneldiğini söyledi. Hancı, hırsızlığın ilk planda ekonomik zorluklar nedeniyle, zorunlu ihtiyaçları karşılamak için yapıldığını da ekledi.

'Suç mülke yöneliyor'
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamit Hancı, göçlerin ve çarpık kentleşmenin, çocukların, özellikle mala yönelik suçlara yönelmesinde önemli bir etken olduğunu söyledi.
Doç. Dr. Hancı, Türkiye ve İzmir üzerine yaptığı "Çocuk Suçluluğuna Yol Açan Sosyal Bir Yara Göçler ve Çarpık Kentleşme" başlıklı araştırmasını değerlendirdi. Kırsal alanlardan büyük kentlere göçen ailelerin çocuklarının erken yaşta çalışmaya başlamalarının onları suça ittiğini ifade eden Doç. Dr. Hancı, "Kente göç edenler, daha ziyade geçici, ihtisas istemeyen hizmetlerde istihdam olmakta, marjinal sektör denilen seyyar satıcılık, ayakkabı boyacılığı ve kapıcılık faaliyetleri gibi işlerle uğraşmaktadırlar. Ekonomik güçlükler nedeniyle çocukların okula gönderilmeleri ikinci planda kalmaktadır. Sonuçta çocuklar ya ayakkabı boyacılığı, hamallık, midyecilik gibi niteliksiz işler yapmakta ya da dilencilik, tombalacılık, kaçak sigara satma gibi işlere karışmaktadırlar. Çocuğun erken yaşta çalışmak zorunda kalması, hem eğitimini aksatmakta hem de iş çevresinde zararlı alışkanlıklar kazanmasına yol açmaktadır" dedi.
'Göçün yarattığı sosyal gerilim'
Göçlerin ve gecekondulaşmanın büyük şehirlerde sosyal gerilimlere, sosyal gruplar arası çatışmalara neden olduğunu, bunun da çocukların mala yönelik suçlara eğilim göstermelerini sonucu doğurduğunu kaydeden Hancı, "Kentlerdeki yaşam koşullarının zorluğu, etraflarını saran gecekondu bölgelerine yansımaktadır. Geleneksel aile çevreye direnemez olduğunda, gevşeme ve serbestleşme olmakta, bunu hisseden çocuğun ilk tercihi sokak olmaktadır. Bu çocuklar, kendi oturdukları semtlerin yanı sıra şehrin sosyo-ekonomik yönden gelişmiş semtlerine ya da garaj çevresine gelerek burada suç işlemektedirler" diye konuştu.
Sağlıksız büyüyorlar
Gecekonduların küçük, dar ve sağlıksız konutlar olmaları nedeniyle çocukların dinlenebileceği, hayal gücünü ve düşünmesini geliştirecek oyunlar oynayabileceği odadan mahrum kaldıklarını ifade eden Hancı, şöyle devam etti: "Kalabalık ailelerde kavga, üzüntü, çocuğun pek yakınında olmaktadır. Yaşam güçlükleri nedeniyle yeterli ilgi, disiplin ve eğitim verilememektedir. Çocuk, ailenin eksikliğini giderecek, içindeki enerjiyi uygun yerlere kanalize edecek ve toplumsallaşmasını sağlayacak okuldan da uzak kalmaktadır. Bu nedenle de göç olayını yaşayan çocuklar, daha çok hırsızlık ve yaralama suçlarını işlemeye yöneliyorlar."
Doç. Dr. Hamit Hancı, hırsızlığın ilk planda daha çok ekonomik zorluklar nedeniyle yapıldığı, çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak için bu yola başvurduğunu da sözlerine ekledi.
www.evrensel.net