15-16 Haziran,

15-16 Haziran,

   Sümerbank'ta hatırlanacak

15-16 Haziran, Sümerbank'ta hatırlanacak
Sinan Sarısaltık
15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi'nin 31. yıldönümünde DİSK, direnişteki Sümerbank işçilerini ziyaret edecek. DİSK Genel-İş Ege Bölge Sekreteri Ali Rıza Tekin, 15-16 Haziran etkinlikleri için, "DİSK Genel-İş olarak 15-16 Haziran etkinliğini, bir program doğrultusunda gerçekleştireceğiz. DİSK Genel Başkan Yardımcısı Enver Öktem'in de katılacağı programda DİSK ve DİSK'e bağlı sendika başkanları, şube yöneticileri ve tüm üyelerimizle birlikte, 15-16 Haziran ruhuyla, şu an İzmir Sümerbank fabrikasında direnişte olan işçi arkadaşlarımızı ziyaret edeceğiz.
Bu direnişten dolayı kendilerini kutlayacağız, ayrıca 15-16 Haziran ile ilgili basın açıklamasını da tüm üyelerimizle birlikte saat 15.00'te Sümerbank'ta gerçekleştireceğiz" dedi. Tekin, Sümerbank işçisinin verdiği mücadeleyi DİSK-Genel İş olarak yürekten desteklediklerini belirterek şunları söyledi: "İlk günden itibaren tüm şubelerimiz bu konuda gerekli duyarlılığı göstermektedirler. Sümerbank işçileri yıllardan beri, aynı fabrikada alın teri dökerek, fabrikaya sürekli kazanç sağlamış, Sümerbank'ı büyütmüştür, bu emeğin bir anda alınması doğru değildir. Bu, Türkiye'de uygulanan yanlış politikaların sonucudur. Bu arkadaşlarımızın vermiş olduğu onurlu direniş gelecek açısından da çok büyük önem taşıyor. Bundan 31 yıl önce yapılan direnişleri göz önüne alarak, 15-16 Haziran'ın canlılığını korumak için yürekten destek vereceğiz."
Sümerbank direnişine duyarsız kalınamaz
Sümerbank'taki direnişe birçok sendikanın duyarsız kaldığını vurgulayan Tekin, "Emek Platformu sadece DİSK üzerine kurulmuş bir platform değil. KESK, Türk-İş, Hak-İş ve birçok kitle örgütü bulunuyor. Ancak nedense birçok sendika özellikle işçi sendikaları bu olaya duyarsızlığını sürdürüyor. Bu sorun sadece Emek Platformu'na mal edilemez. Çünkü her sendikanın kendi işleyişi vardır" derken, duyarsız sendikaların bir an önce teşhir edilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Tekin, Türkiye'de 1982 Anayasası'nın getirdiği dayatmaların bulunduğunu hatırlatırken, bu anlamda, sendikaların önünün tıkandığını ve üye tabanına yönelik ciddi bir çalışma yapılmasının söz konusu olmadığını ifade etti. "En son IMF ve Dünya Bankası'nın Türkiye'deki ekonomik programlarının, IMF dayatmaları ile yapılan politikaların, özelleştirmelerin taşeronlaştırmaların belediyelerde yoğunluk kazandığı görülmektedir. Bakanlar Kurulu'nda alınan 'belediye şirketleri ihaleye giremez' kararı ciddi sıkıntılar yaratmaktadır. Üyelerimiz açısından bir tedirginlik söz konusudur. Çünkü burada kimin eli kimin cebinde belli değil. Çok daha düşük ücretle işçiyi nasıl çalıştırırız, emeği nasıl daha fazla sömürürüz anlayışı hakim" diye konuşan Tekin, bu konuda üyelerine yönelik çalışmalar yaptıklarını önümüzdeki dönemlerde de devam edeceklerini söyledi. Ayrıca, İzmir'de 15-16 Haziran ile ilgili Türk-İş tarafından herhangi bir etkinlik yapılmazken, Türk-İş'e bağlı bazı sendikalar bugün yapılacak basın açıklamasına katılarak, Sümerbank işçilerine destek verecek. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Savcıdan F tipi itirafı
Sincan Cumhuriyet Savcılığı, Sincan F Tipi Cezaevi'nde 3 Nisan 2001 tarihinde gardiyanlar tarafından dövülen tutukluların yaptığı suç duyurusunu kabul etmeyerek takipsizlik kararı verdi.
Sincan F Tipi Cezaevi'nde tutuklu ve hükümlüler sık sık aramalar sırasında dayağa ve kötü muameleye maruz kaldıklarını kamuoyuna duyurmuşlar, bu uygulamaların son bulmasını istemişlerdi. Konuyla ilgili olarak 38 hükümlünün, sorumlular hakkında yasal işlem yapılması talepli başvuruları Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı'nca reddedilerek, cezaevi görevlilerinin soruşturulmasına izin verilmedi.
Hükümlüler başvurularında; suç tarihinde cezaevinde yapılan genel aramada, üst araması adı altında ayakkabılarının çıkarıldığını, elle arama yapılarak ve üst kattan zorla indirilerek onur kırıcı davranışlara maruz kaldıklarını, arşiv olarak biriktirdikleri günlük gazetelerin, dergilerin, bir kısım eşyalarla birlikte kitapların ve yiyecek koydukları kutuların alındığını bildirdiler.
Dayak mevzuata aykırı değilmiş
Hükümlüler ayrıca, arama yapan görevlilerin kimlik taşımadığının altını çizerek, sorumlulardan ve buna göz yuman Adalet Bakanlığı'ndan şikâyetçi oldular. Hükümlüler, bu tür uygulamaların insan haklarına ve Anayasa'ya aykırı olduğunu vurgulayarak, F tipi cezaevlerine ilişkin yönetmelik ve tüzüğün iptalini istediler.
Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı, hükümlülerin cezaevindeki aramalar sırasında dayak ve kötü muamele ile ilgili suç duyurusuna takipsizlik kararı verme gerekçesini, söz konusu arama olaylarının, Adalet Bakanlığı'nın 19.12.2000 tarihli F tipi cezaevlerine ilişkin genelgesine, Ceza ve İnfaz Kurumlarının Yönetimine Dair Tüzük ile buna dayanılarak çıkartılan iç yönetmeliğin birçok maddesine uygun düşmesi olarak koydu.
İtaat mecburiyeti varmış
Ayrıca Başsavcılık, takipsizlik kararında "Kurum idaresi ile ilgili görevlilere geniş yetkiler ve tutuklu ile hükümlülere ise bu görevli ve kurallara mutlak itaat mecburiyeti içermektedir. Cezaevinde yapılan arama ve uygulamanın mevzuata aykırı yönünün bulunmadığının anlaşıldığından kamu adına takibata yer olmadığı" ifadesine yer verdi.
www.evrensel.net