Fotoğraf: Evrensel

Deri işçisi hakkına sahip çıkıyor

Deri-İş Tuzla Şube Başkanı Cemal Taşkın, deri patronlarının kazanılmış hakları gasp etmeye çalıştığını belirterek, sözleşmenin masada bitmesi amacıyla aldıkları eylem kararlarını hayata geçireceklerini söyledi.

Deri işçisi hakkına sahip çıkıyor
Serpil İlgün
Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi'nde mart ayında başlayan toplusözleşme görüşmeleri, deri işçilerinin taleplerinin kabul edilmemesi nedeniyle koptu.
Grev aşamasına geldiklerini belirten Deri-İş Tuzla Şube Başkanı Cemal Taşkın, kazanılmış haklarının gasp edilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti. Deri-İş'in ülke genelindeki 1000 işletmeden sadece 50'sinde örgütlü olduğunu belirten Taşkın, "950 işletme sendikasız çalışıyorsa, bu tabii ki Tuzla'yı da sıkıntıya düşürecektir. Patronlar Deri-İş Sendikası'nı eritmeyi hedefliyor. Bu bizim sorunumuz ve sorumluluğumuzdur. Çoğunluğu örgütlemek için ne yapılması gerekiyorsa yapmalıyız" dedi. 1 Mart'ta başlayan toplusözleşme görüşmeleri öncesinde işçilere formlar dağıtarak, talepleri tespit ettiklerini belirten Taşkın, sürece ilişkin şu bilgileri verdi: "Ücret olarak ortalamayı baz alarak seyyanen 6.5 milyon lira zam istedik. Eski işçilerin tasviye edilmemesi için de taban ücreti uygulaması talebimiz oldu. Yeni işçiler 7.5 milyon liradan işe başlasın, ondan sonra gelen zammı uygulayalım dedik, patronlar kabul etmedi. Son olarak temsilci arkadaşlarla durumu değerlendirdik ve taban ücretinden 1 Mart'tan itibaren haziran ayına kadar işe girenler faydalansın, dedik. Patronlar bunu da kabul etmediler. Ayrıca 1 Mayıs ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün ücretli izin olması talebini de toplusözleşme taslağına koyduk. Şu an görüşmeler koptu."
Eylem kararları uygulanıyor
Görüşmelerin kopması nedeniyle üretimi yüzde 50 düşürme ve mesailere kalmama kararlarını uygulamaya başladıklarını aktaran Taşkın, "İşverenlerden çağrı olursa görüşeceğiz. Bizim amacımız greve gitmek değildir. Ülkenin durumunu ve bölgemizin koşullarını biliyoruz. Ancak taleplerimiz kabul edilmediği takdirde elbette ki grev silahını kullanmaktan başka çaremiz yoktur" dedi. Toplusözleşme sürecinde TİS komitelerini oluşturduklarını anımsatan Taşkın, görüşmelerin kopması üzerine aldıkları eylem kararlarını hayata geçirebilmek amacıyla yeni komiteler oluşturduklarını söyledi. Sendika genel merkezinin de Tuzla dışında davranmasının mümkün olmadığını aktaran Taşkın, "Genel merkezin tabanın kararı dışında hareket etmesi olanağı yoktur. Bütün gücümüzü tabanımızdan alıyoruz" diyerek üyelerine güvendiklerini dile getirdi.
Kamu TİS'leri etkiledi
Deri patronlarının bir yandan krizden yararlandıklarını, bir yandan da IMF ve DB'nin dayattığı politikaları fiilen uyguladıklarını vurgulayan Taşkın, bu tutuma sınıf tavrıyla karşı koyacaklarını söyledi. Türk-İş'in kamuda imzaladığı TİS'in olumsuz yansımalarından, kendilerinin de payına düşeni aldıklarını ifade eden Cemal Taşkın, "Konfederasyonumuz imzaladığı TİS'lerle 450 bin işçinin kaderiyle oynadı. Yani IMF politikalarını kabul etti. Bugün Tuzla'daki işverenler en basit talebimizi dahi kabul etmiyorlarsa bu sözleşmenin bir yansımasıdır. İşçi sınıfına ihanet ettiler. Bu tutumu kınıyorum. Genel eylem, genel grev kararını mutlak almalıydı. Ama ne yazık ki Türk-İş, IMF politikalarını devletle birlikte uygulamaya devam etmektedir" diye konuştu.
Tuzla'da bugün 250-300 işçinin ücretli, yarı ücretli ya da ücretsiz izinde olduğuna dikkat çeken Taşkın, "Arkadaşlarımız işsiz kalmamak için iyi niyetle üzerlerine düşen fedakârlığı yapıyor. İşverenlere de çağrı yapıyoruz. Bu iyi niyete karşı mutlaka adım atmaları gerekir" diyerek, sözleşmenin grevsiz sona ermesinin daha faydalı olacağını söyledi.
Bedeli Tuzla ödüyor
Başta Çorlu, Bursa, Gönen, Çanakkale, Uşak, Adapazarı, Hatay, Isparta olmak üzere ülke genelinde 1000 civarında işletme olduğunu, ancak Deri-İş Sendikası'nın sadece Tuzla'daki 50 dolayında işletmede örgütlü olduğunu anımsatan Taşkın, bu durumun sıkıntısını yaşadıklarını aktardı. "Bizim önümüzde en büyük engel Çorlu'dur. Çorlu'da geçen yıl başlatılan sendikal faaliyet başarılı olamadı. Yani Çorlu'da fiilen sendikal faaliyet yoktur. Olamamasının nedeni de gerçekten işi yapacak insanların bulunmaması. Özel sektörde örgütlenmenin koşulları gerçekten zor. Ancak işi yapabilecek kadrolarla, yöneticilerle bu iş mümkün olabilir. İnanıyorum ki, diğer alanlarda sendikal örgütlülüğümüz olsaydı, şu an Tuzla bu durumda kalmayacaktı. Bunun bedelini şu an Tuzla ödüyor" diyen Taşkın, patronların Aymasan'da yaptıkları işçi kıyımının da saldırının bir parçası olduğuna dikkat çekti. Deri patronlarının sendikalarını bitirmeyi hedeflediklerini belirten Cemal Taşkın, "Bu bizim sorunumuz ve sorumluluğumuzdur. Çoğunluğu örgütlemek için ne yapılması gerekiyorsa yapmalıyız" diye konuştu.
İhanet değil de ne?
İşçi ve emekçilerin sıkacak kemerinin kalmadığını ifade eden Cemal Taşkın, krizin faturasının emekçilerden değil başta hortumcular olmak üzere rant peşinde olanlardan çıkarılması gerektiğini ifade etti. Saldırılara karşı lokal eylemlerin etkili olamadığını, ortak merkezi eylemlerin örgütlenmesi gerektiğini belirten Taşkın, şunları söyledi: "Emek Platformu bileşenleri bir sürü karar aldılar, arkasında durmadılar. Bu durum, başta konfederasyon üyesi işçilerle alay etmektir. Bir yanda, IMF programına karşı işçilerin programını açıklayacaksın, öte yandan da gidip IMF programına uygun sözleşmeyi imzalayıp, işçi ve emekçilerin aleyhine çıkan yasalara sessiz kalacaksın. Bu, sınıfa ihanet değil de nedir? Yapılacak şey, IMF programına karşı olan, işçi ve emekçilerin çıkarları için mücadele eden sendika genel merkezleri ya da şubelerin bir araya gelerek mücadele etmeleridir. Biz buna hazırız. Ve böyle düşünen bütün sendikacılara da açık çağrımızdır."
www.evrensel.net