Memur sahte yasanın peşini bırakmıyor

Memur sahte yasanın peşini bırakmıyor

KESK üyesi kamu emekçileri, dün de alanlardaydı. Sahte sendika yasasına geçit vermeyeceklerini bildiren kamu emekçileri, Ankara'da Kızılay Meydanı'nda oturma eylemi yaparken, İstanbul'da Beyazıt Meydanı'ndan Sultanahmet'e yürüdü.

Memur sahte yasanın peşini bırakmıyor
Kamu emekçileri, sahte sendika yasa tasarısının geri çekilmesi talebiyle dün başta Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere birçok ilde basın açıklaması ve oturma eylemleri yaptılar. Ankara'da Güvenpark'ta oturma eylemi yapan kamu emekçileri, sahte yasa geri çekilene kadar geri dönmeyeceklerini ilan ettiler.
KESK MYK ve GYK üyeleri, bağlı sendikaların şube yöneticileri ile Ankaralı kamu emekçileri, dün saat 10.30'dan itibaren Güvenpark'ta toplandı. Alkış ve sloganlarla gruplar halinde Güvenpark'a gelen kamu emekçileri, yanlarında getirdikleri battaniye ve kilimlerini sererek oturma eylemi başlattılar. Meclis Genel Kurulu'ndaki gelişmelere endeksli olarak gerçekleşen eylemde kamu emekçileri, gaz bombalı saldırı tehlikesine karşı bu kez gaz ve toz maskeleriyle hazırlıklı geldi. "Sahte yasa değil, grevli toplusözleşmeli, özgürlükçü, demokratik sendika yasası istiyoruz" yazılı büyük bir pankart açan kamu emekçileri; flamaları, bayrakları ve dövizleriyle havuz çevresinde renkli bir görüntü oluşturdu. "Bu yasa geriye çekilecek", "Yüklen vazgeçme, hedef toplusözleşme", "Sahte sendika yasasına hayır", "Genel grev, genel direniş", "Bombanız, gazınız vız gelir vız" sloganlarıyla tepkilerini dile getiren yaklaşık 2000 kamu emekçisi adına adına konuşan KESK Genel Başkanı Sami Evren, sahte yasaya karşı 21 Mayıs'tan beri Türkiye'nin dört bir yanında direndiklerini, mücadelelerinin grevli, toplusözleşmeli yasa çıkarılana kadar süreceğini söyledi. "Sahte yasa Meclis gündemine gelirse Ankara'da Kızılay'ı, İstanbul'da Beyazıt'ı, İzmir'de Konak'ı emekçilerin kalesi yapacağız" diyen Evren, yasanın geri çekilmesi ya da gündeme alınmaması halinde oturma eylemine son vereceklerini söyledi. Evren, konuşmasının ardından Meclis'e giderken, eylemciler bekleyişini sürdürdü. Bu sırada KESK Ankara Şube yöneticileri Kızılay'da bildiri dağıttı.
Aşırı sıcağa ve güneşe rağmen kamu emekçileri halaylarla, sloganlarla Sami Evren, Meclis'ten dönene kadar oturma eylemini sürdürdü. Meclis'ten saat 17.00'de dönen Evren, emekçilerin gösterdiği kararlılık sonrasında Meclis'te bulunan 5 partinin grup başkanlarının sahte sendika yasasını bu hafta görüşülmeyeceğini açıkladıklarını ifade ederek, "Şimdi bize düşen görev kamu emekçilerine sahte yasayı destekleyen sahte sendikayı teşhir etmek ve KESK'in 11 yıllık grevli, toplu sözleşmeli mücadele tarihini anlatmaktır" dedi.
Eğitim-Sen Basın Yayın Sekreteri Nazım Alkaya da 11 yıldır sürdürdükleri mücadelede kara, yağmura, fırtınaya yenilmediklerini ve güneşin de emekçileri mücadelelerinden döndüremeyeceğini söyledi. Evren'in konuşmasının ardından KESK Genel Yönetim Kurulu (GYK) üyeleri yeni eylem programlarını belirlemek üzere Eğitim-Sen Genel Merkezi'nde toplandı.
Bu arada Evren'in oturma eyleminin bittiğini söylemesi üzerine bir grup sloganlar atarak eylemin sona erdirilmesini protesto etti.
Beyazıt'tan Sultanahmet'e
İstanbul'da Beyazıt Meydanı'nda toplanan yaklaşık 2000 kamu emekçisi, Sultanahmet'e kadar yürüdü. Yoğun polis baskısı altında yürüyen kamu emekçileri, "IMF uşağı hükümet istifa", "Barikatı aştık sıra yasada", "Yaşasın grev, yaşasın toplusözleşme" sloganlarını attılar. TÜMTİS Genel Başkanı Sabri Topçu, İstanbul Şube yöneticileri ve ambar işçileri, Petrol-İş İstanbul Şube yöneticileri ile EMEP, HADEP ve ÖDP yöneticilerinin de destek verdiği eylemde konuşan KESK Mali Sekreteri Bayram Keskin, yasakçı yasaya karşı özgürlükçü, demokratik bir yasa talebiyle mücadelenin devam ettiğini söyledi. Siyasal iktidarın uluslararası sözleşmelere uymadığını belirten Keskin, dayatmalara boyun eğmeyeceklerini vurguladı. Konuşmanın ardından oturma eylemi yapıldı. Oturma eylemi saat 17.00'de sona erdi. Faşist saldırıları protesto etmek için basın açıklaması yapmak isteyen İstanbul Üniversitesi öğrencilerine polis kapıyı açmayarak izin vermedi. Daha sonra kapıların açılması üzerine basın açıklaması yapan öğrenciler, KESK'in eylemine de katılarak kamu emekçilerine destek verdiler.
İzmir
İzmir'de "Sahte sendika yasasına hayır", "Hükümet yasanı al başına çal", "Sadaka değil, toplusözleşme", "Her yer Ankara, her yer Kızılay" sloganlarıyla Konak Sümerbank önünde toplanan 500'ü aşkın KESK üyesi, sloganlar ve şarkılarla oturma eylemi başlattılar. Eyleme EMEP, ÖDP, HADEP ve SİP il yöneticileri ve üyeleri de destek verdi. Kamu emekçileri eylemlerini saat 17.30'a kadar kararlı bir şekilde devam ettirdiler. Kamu emekçilerine hitap eden KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Alim Murathan, Meclis'in yasayı bu haftaki görüşme gündemine almadığını belirterek, "Sayın Bakan '12 Haziran'da ben İLO toplantısında iken bu yasa çıkmış olacak' demişti, biz de 'Hayır çıkmayacak' demiştik. Şimdi kimin dediği oldu. Bu parlamento bu yasayı geçiremeyecek" diye konuştu. Yasa tasarısının önümüzdeki haftalarda tekrar gündeme gelebileceğini de aktaran Murathan, öyle bir durumda mücadelenin bırakıldığı yerden devam edeceğini söyledi.
Bergama'da saat 12.30'dan itibaren Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan kamu emekçileri de 17.30'a kadar oturma eylemi yaparak sahte sendika yasasını protesto ettiler. Eyleme Dikili'li kamu emekçileri de katıldı.
Samsun'da 6 gözaltı
Samsun'da Cumhuriyet Meydanı'nda saat 13.00'te yapılan eyleme 400 kamu emekçisi katıldı. Oturma eylemi yapan kamu emekçileri Kamu-Sen'in devlet yanlı tutumunu da sloganlarla protesto ettiler. TMMOB'un da destek verdiği eyleme müdahale eden polis, 6 kamu emekçisini gözaltına aldı. Bazı kamu emekçileri ayaklarına ve bacaklarına aldıkları darbelerle yaralandılar. Uzun süren tartışmalardan sonra gözaltıların serbest bırakılacağı, ama önce eylemin bitirilmesi istendi. Kamu emekçileri polise karşı çıkarak bir süre daha eylemlerini sürdürdü.
Elazığ/Sivas/Antalya
Eğitim-Sen Elazığ Şubesi önünde toplanan 200 kamu emekçisi Postane Meydanı'na kadar, "Kahrolsun IMF, bağımsız Türkiye", "Devlet güdümlü sendikaya hayır" sloganlarını atarak yürüdü. Burada konuşma yapan Eğitim-Sen Elazığ Şube Başkanı Nazif Koç, sahte sendika yasasını kabul etmeyeceklerini yineledi.
Sivas'ta sahte sendika yasa tasarısına karşı önceki akşam saat 17.30'da Hükümet Meydanı'nda eylem yapan kamu emekçilerine EMEP'liler ve Emek Gençliği de destek verdi. Yasakçı yasayı kabul etmeyeceklerini belirten kamu emekçileri, "Toplusözleşme hakkımız, grev silahımız", "Direne direne kazanacağız", "Bu yasa Meclis'ten geçmeyecek" sloganları attı.
KESK Antalya Şubeler Platformu üyeleri, ANAP, DSP ve DYP il başkanlıklarına siyah çelenk bıraktılar. Parti binalarının önünde taleplerini dile getiren kamu emekçileri, toplusözleşmeli grev haklarını da içeren bir sendika yasası istediklerini dile getirdiler.
Eskişehir'de yürüyüş
Eskişehir'de İki Eylül Caddesi'ni tek taraflı olarak trafiğe kapatan kamu emekçileri, Selami Vardar İş Merkezi'ne yürüdü. "Sahte sendika yasasına hayır", "Kurt, kuş, arı; kahrolsun IMF iktidarı", "IMF defol, bu memleket bizim" sloganlarının atıldığı eylemde konuşan KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Kübra Göçmen, "Eylemlerimizi engellemek için yasadışı deniliyor. Eğer yasal olmak emekçilere baskı uygulamaksa, yasal olmak uluslararası sermayeye ülkeyi peşkeş çekmekse, yasal olmak grevsiz toplusözleşmesiz sendikayı dayatmaksa, yasal olmak insanları açlık sınırının altında yaşatmak demekse, kamu emekçileri yasadışılığa devam edeceklerdir" dedi.
Kayseri'de Mimar Sinan Parkı'nda oturma eylemi yapıldı. Bandırma'daki eyleme ise 250 kamu emekçisi katıldı. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Cizre komplosu DGM'den döndü
Toplu uyuşturucu ticareti yaptığı iddiasıyla hakkında dava açılan HADEP Silopi İlçe Başkanı Mehmet Dilsiz, Diyarbakır 3 No'lu DGM'de görülen davanın ilk duruşmasında serbest bırakıldı.
Evinde ve tarlasında 1 kg esrar bulunduğu gerekçesiyle HADEP ilçe binasının açılışının yapılmasından bir gün önce, 1 Nisan 2001 tarihinde gözaltına alınan ve o tarihten itibaren gözaltında tutulan Dilsiz, dün çıkarıldığı DGM'de serbest bırakıldı. Dilsiz, duruşmada yaptığı savunmada, üzerine atılı suçu kabul etmediğini, kolluk ifadelerinin kendisine zorla parmak bastırmak suretiyle okutulmadan imzalatıldığını belirtti. Dilsiz, gözaltında tutulduğu 1 hafta boyunca evinde bulunduğu iddia edilen esrar için değil, HADEP'ten istifa etmesi için baskı gördüğünü de söyledi.
Gözaltında ölüm tehdidi
Gözaltında, "HADEP'ten çekilmezsen seni öldüreceğiz" şeklinde tehdit edildiğini ifade eden Dilsiz, 2480 dönüm arazisinin sulu olan kısmının jandarma tarafından ektirilmemesine rağmen, susuz tarım arazilerini ekerek rahatça geçimini sağladığını ve bu nedenle "borçlarını ödemek için esrar kaçakçılığı yaptığı" iddiasının mesnetsiz olduğunu ifade etti.
Dilsiz hakkında hazırlanan iddianamede pamuk tarlasında esrar sakladığı, güvenlik güçleri tarafından evinde yapılan aramada esrar bulunduğu, HADEP ilçe yöneticilerinden Muhsin Kasır'ın kendisine uyuşturucu getirdiği iddiaları yer alıyor. İddianamede ayrıca, Mehmet Dilsiz'in yer göstererek esrarı pamuk tarlasına nasıl sakladığını anlattığı da yer alıyor.
İddiaları kati bir şekilde reddeden Dilsiz, ne evinde esrar bulunduğunu ne de güvenlik güçlerine tarlada yer gösterdiğini belirterek, Muhsin Kasır, Bedirhan Dilsiz, Ali Güven, Nesim Tan, Halit Zeybek, Ömer Tunç ve Tahir İlçin ile yüzleştirildiği yönündeki ifadesinin doğru olmadığını, sadece yeğeni olan Bedirhan Dilsiz'in kendisiyle karakola getirildiğini ve daha sonra onu görmediğini söyledi.
Dilsiz, yer gösterme yaptığı iddia edilen tarlanın termal kameralarla 24 saat asker denetiminde olduğunu ve bu nedenle burada esrar saklamasının imkânsız olduğunu kaydederek, kolluk ifadelerinin tümünün zorla imzalatılmak istendiğini, bunu başaramayınca jandarmanın kendisinin imza atarak kendisinin zorla parmak basmasının sağlandığını söyledi. Sanık avukatları da olayın bir komplo olduğunu belirterek, Dilsiz'in tahliyesini talep etti.
Dilsiz, 2000 yılının Ekim ayında da güvenlik güçlerinin evinde yaptığı aramada 1968 yılına ait bir telsiz, PKK Başkanlık Konseyi Üyesi Cemil Bayık imzalı talimat mektubu, yasak yayınlar vs. bulundurduğu gerekçesiyle tutuklanmış avukatlarının yaptığı itiraz sonucu tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.
Dilsiz, daha sonra yaptığı açıklamalarda evde bulunan dokümanların bizzat güvenlik güçleri tarafından gözleri önünde bırakıldığını belirterek, her gün HADEP'ten istifa etmesi yönünde tehditler aldığını ve telefonda, "Biz Serdar'ın azrailiyiz. Senin de azrailin olacağız" denerek Silopi kayıplarına gönderme yapıldığını söylemişti.
Dilsiz, birkaç kez Cizre İlçe Jandarma Komutanlığı'na götürülerek HADEP'ten istifa etmesi yönünde tehdit edilmişti. Bu arada, jandarma, Dilsiz'in sahip olduğu 1000 dönümlük sulu arazisini ekmesine izin vermiyor. Mehmet Dilsiz son olarak HADEP Cizre Başkanlığı'nın açılışının yapılmasından bir gün öce evinde esrar bulunduğu gerekçesiyle gözaltına alındı. İlçe başkanlığı açılamadı.
www.evrensel.net