17 Mayıs 1933

17 Mayıs 1933'ü unutmamak için

Şimdi sanatçılar bu yakılan kitapların anısına heykeller, listeler, şiirsel objelerle bir sergi hazırlamışlar.

17 Mayıs 1933'ü unutmamak için
Sennur Sezer
Köln şehrinin bir dönem adı kan donduran binası önündeyiz: "EL-DE-Haus" ya da Gestapo Merkezi. Bugün Köln'ün "Dökümantasyon Merkezi" olarak çalışıyor. İçindeki sürekli sergi "Nasyonal sosyalist" dönemin Köln'ü. İkinci katta 17 Mayıs 1933'teki kitap yakma kampanyası için düzenlenmiş bir sergi yer alıyor. Nazi dönemi Köln'ü görülerek çıkılıyor, kitap yakılmasına sanatsal bir biçimde karşı çıkılan sergiye.
Bu dönemi anımsamadan kitap yakmayı anlamak olanaksız. Hangi kitapların nasıl yakıldığını görmeden Nazi dönemini anlamak olanaksız. Bu yüzden serginin yeri çok uygun.
Serginin, daha doğrusu binanın girişinde tonton bir ihtiyarcık oturuyor. Çevirmenliğimi yapan Özgür, bu adamın Alman asıllı Polonyalı ya da Rus olabileceğini söylüyor. Pek önemsemiyorum önce. Ama hücrelerde ölen Polonyalılarla ve Ruslarla ilgili belgeleri görünce bu adamın babasının ya da dayısının bu ölenler arasında olabileceğini düşünüyorum. Ve bir ihtiyarın cep harçlığını kazanacağı iş, birden teatral bir düzenlemeye dönüşüyor benim için.
Hücreler.. .Hücreler
Yarı karanlık koridorda boydan boya hücreler yer alıyor. Bir buçuk metre eninde yaklaşık iki buçuk metre boyunda çıplak odalar. Ağır kalın tahta kapılarında bir göz deliği var kapının üzerinde. Küçük bir saç kapakla örtülü bu delik gardiyanların içerdeki tutukluyu gözlemesini sağlıyor. İçerdeki için dışarısını görmesine olanak yok. Duvarlarda yazılar, şekiller.
Üst katta Nasyonal Sosyalistlerin düşleri ve uygulamaları yer alıyor. Çok çocuklu ailelere verilen madalyalar, tebrik mesajları, hediye edilen şeker kutuları. Acaba bu "kahraman anne"lerin kaçı bir savaş için şehitler doğurduğunun farkındaydı.
Savaştan sonra inşa edilecek Köln alanının projesi. Halk düşmanı ilan edilenlerle ilgili afişler, mutlu, sağlıklı, "saf kan" Alman gençlerinin spor yaparken çekilmiş fotoğrafları. Nazi yandaşı Alman kadınlarının Hitler'e destek mesajları. Bu kadınların önemli bir bölümünü varlıklı kadınların oluşturduğu söylenir. Sonra çocuklara okutulması öğütlenen kitaplar.
Bu resimlerle büyüyen çocuklar...
Çoğunun kapağında uçak resimleri yer alıyor. Anna Seghers'in "Ölüler Genç Kalır"ını anımsıyorum. Bu resimlerle büyüyen çocuklar uçakları hele savaş uçaklarını yadırgamazlar kuşkusuz. Sonra resimli bir çocuk kitabı. Güleç, sağlıklı, sevimli, sarışın çocuklar komşu evlerin önündeler hep. Somurtuk, esmer yüzlü kadın ve erkekler pencereden bakıyor, çocukların bahçeye girmesini istemediklerini belli ediyorlar. Bahçelerde, şımarık ve çirkin esmer çocuklar, fesli adamlar da var. Bu kitap sayfalarını görenler, bu güzel çocukların o bahçelere girmelerine hak vereceklerdir kuşkusuz.
Kara Leke
10 Mayıs 1933'te Köln'de Königsplatz'da, saat 23.30'da, şimdi Antikensammlung diye anılan binanın önünde, aralarında üniversitelilerin de bulunduğu 50.000 Nazi sempatizanı ve Nasyonal Sosyalist Partili, bir kitap yakma şenliği gerçekleştirdiler. Aynı gün, Berlin'de Opernplatz, Bonn'da Marktplatz, Braunschweig'de Schlossplatz, Bremen'de Nordstrasse, Breslau'da Schlossplatz, Dortmund'da, Dresden'de Bismarcksäule, Göttingen'de Marktplatz, Greifswald'da Marktplatz, Hannover'de Bismarcksaule, Kiel'de Wilhelmsplatz, Königsberg'de Trommelplatz, Marburg'ta Kampfrasen, Nürnberg'te Hauptmarkt, Rostock'ta Blücherplatz, Worms'ta Vorplatz des Amtsgerichts, Würzburg'ta Residenzplatz aynı olayı yaşadı. Köln'deki kitap yoketme şenliğini Münih aynı kalabalıkla (50.000 kişi) Königsplatz'da yaşamıştı.
Heinrich Heine'nın 1820'de "Bu yalnız bir başlangıçtır, kitapların yakıldığı yerde, sonunda insanlar da yakılır" diye anlattığı "prelüd"ün ilk sesleri Almanya'nın öteki şehirlerinin kimilerinde daha önce (Kaiserlautern 26 Mart, Düsseldorf 11 Nisan, Leipzig 2 Mayıs, Geissen 8 Mayıs), kimilerinde daha geç (Erlangen 12 Mayıs, Hamburg 15 Mayıs, Kassel ve Mannheim 19 Mayıs vb.) duyuldu. Heidelberg olayı 17 Mayıs ve 17 Haziran'da iki kez yaşayışıyla, Kassel 30.000 katılımcısıyla dikkati çekti.
'İnsalar da yakılır sonunda...'
Yakılan kitapların yazarları arasında Karl Marx da vardı, Bertolt Brecht de... Akademisyenlerin hiç tepki göstermeyişi, Börsenblatt adlı kitap yayın şirketinin kitap yakmayı teşvik edişi, kitap satıcıları örgütünün kitapları yakılan yazarları Alman onurunu zedeleyen yazarlar olarak nitelemesi, bu yazarların yapıtlarının tümünün bir daha basılmamasını istemesi, Yayıncılar Birliği'nin bu yazarların kitaplarının basılmasını yasaklaması, üzücü ve düşündürücü olaylardı.
Önce kitaplar sonra insanlar yakıldı. Ve külleri tarihin unutturucu çimenleri örttü. Şimdi sanatçılar bu yakılan kitapların anısına heykeller, listeler, şiirsel objelerle bir sergi hazırlamışlar.
Külleri eşerek dipteki korları gösteriyorlar.
Yalnızca Berlin'de 500.000 kilo kitap toplandığını anımsatıyor sergi. Sarışın ve saf kan delikanlı, Stalingrad önünde öldü. Kitaplar yakılmasaydı o güzel sevgilisiyle mutlu olabilirdi. Gestapo merkezinde can veren Rus delikanlı da...
Yol kenarlarındaki beyaz yaban gülleri, sergiyle birlikte uyarıyor dünyayı. Heine'nin sesiyle: "İnsan da yakılır sonunda, kitabın yakıldığı yerde".
www.evrensel.net