Fotoğraf: AA

Göçmen ırgatlar eli boş dönüyor

Tarımının belkemiğini Çukurova'da Bölgesi'ne çalışıp üç beş kuruş kazanmaya gelen kır emekçileri, güneşin altında iş bekliyorlar.

Göçmen ırgatlar eli boş dönüyor
Sinan Araman
Milyonlarca insanın geçim kaynağını oluşturan tarımsal üretim, ABD ve AB ülkelerinin dayatmaları sonucu bitirilirken çiftçiler her yıl yeni darbeler alıyor. Topraksız kır emekçileri ise işsizlikle boğuşmak zorunda bırakılıyor.
Türkiye tarımının belkemiğini oluşturan Çukurova Bölgesi'ne bu yıl çalışıp üç beş kuruş kazanmaya gelen kır emekçileri, eli boş, 40 derece güneşin altında iş bekliyorlar.
Günlerdir Sabancı Camisi'nin karşısında kazma, kürek ve çuvallarıyla kaldırımda sabahlayan bir grup Maraşlı ırgat, iş bulabilmek için bir aydır kaldırımı mekân edinmiş durumdalar. Gece, çuvallarında getirdikleri battaniyeleri ile örtünen ırgatlar, bir aydır aç susuz bir vaziyetteler.
Irgatlık yaparak geçimini sağladıklarını belirten Maraşlı emekçiler yaptığımız sohbette; her yıl geldikleri Adana'da bu yıl iş bulmakta zorlandıklarını, bir aydır iş almak için toprak ağalarını beklediklerini belirterek, durumlarını ortaya koydular. Oturdukları kaldırımda kimi günler iş bekleyen sayısının 150'yi bulduğunu belirten ırgatlar, birçoğunun da iş bulma umudunu keserek eli boş memlekete döndüğünü söylediler. İş bulma umuduyla bir aydır, perişan vaziyette ısrarla iş beklemeye devam eden Maraş'ın Türkoğlu ilçesinden emekçiler, ülkeyi bu hale getirenlere veryansın ettiler. Özellikle de hepsinin oy verip desteklediği parti olan MHP'ye çatarak öfkesini dile getiren ırgatlar, "Bir onları denememiştik. Onlar da bizi aldattı" şeklinde konuştular.
'Hesapsız yiyenlerin çilesini biz çekiyoruz'
Oturdukları kaldırımda gece gündüz iş beklediklerini, çoğu kez bir ekmek parası bile bulamadıklarını, burada sefil bir duruma düştüklerini belirten ırgatlardan Selahattin Çuluk ve Bekir Çuluk kardeşler, çoluk çocuğu memlekette bırakarak üç beş kuruş kazanmaya geldikleri tarla işlerinde elleri boş beklemelerine öfkelendiler. Daha önce Maraş'ta yağ fabrikasında çalıştığını, kriz nedeniyle fabrikanın iflas etmesiyle işsiz kaldığını belirten Selahattin Çuluk, "Yoksul ve sefil günler geçiriyoruz" dedi. Çuluk, "Hesapsız yiyenlerin çilesini biz çekiyoruz" dedi.
Yıllardır bu işi yaparak ekmeğini kazandığını belirten Mustafa Keklik ise, TBMM'deki milletvekillerine çatarak, "Madem ki ülkeyi Derviş düzeltecekmiş. O halde millletvekillleri istifa etsin, Derviş tek başına yönetsin" dedi. Kardeşi Yusuf Keklik de kriz nedeniyle halkın iyice sefalete itildiğini belirtiyor ve şöyle diyor: "Kriz varsa önce 550 milletvekili maaşlarını almayarak fedakârlıkta bulunsun da görelim." Ülkeyi yönetmek için denenmedik parti bırakmadıklarını, hepsinin de aynı olduğunu söyleyen Keklik, son olarak oy verdikleri MHP konusunda da yanıldıklarını vurgulayarak şöyle diyor: "Bundan böyle hiçbir partiye oy vermeyeceğiz."
'Clinton'ı başa getirsinler!'
20 yıldır ırgatlık yaptığını, 10 çocuk babası olduğunu belirten Hüseyin Bucak da, TBMM'deki milletvekillerinin ancak kendi midelerini düşündüklerini ve bu Meclis'in halkın sorunlarına çare bulmayacağını ifade ederek umudunu kestiğini söyledi. "Böyle hükümet, böyle devlet istemiyoruz. Biz iş, aş istiyoruz" diyen Bucak, 30 gündür Adana'da perişan olduklarını belirtti. "Devletin başına Devlet gelecek dedik. Bize iş, aş verecek dedik. Denenmemiş parti bir de bunu deneyelim dedik. Ama MHP de Ecevit'le IMF'nin kuklası oldu" diyen Bucak, dışarıdan ithal bakan getirilmesine de kızarak, "Bu nasıl devlet, bu nasıl yasa, var mı böyle yasa, milletvekili bile olmayan adamı getirip bakan yaptılar. Derviş'i değil beni bakan yapsınlar" dedi. Ülkenin IMF'ye satıldığını belirten Bucak şunları söyledi: "Derviş'i getireceklerine hazır Clinton boşalmışken onu getirip başbakan yapsınlar. Amerika doğrudan yönetsin!"
www.evrensel.net