Eğitim AŞ dönemi

Eğitim AŞ dönemi

Üniversitelerde başlatılan Toplam Kalite Yönetimi sistemi, ilk ve orta öğrenime kadar indirildi. Bundan sonra okul 'fabrika', bilgi ise bir "mal" olacak.

Eğitim AŞ dönemi
Şebnem Turhan
Üniversitelerde başlatılan ve öğrenciyi (nihayetinde veliyi) müşteri olarak tanımlayan sistem, ilk ve orta öğrenime kadar indirildi. Bundan sonra okul bildiğiniz eğitim kurumları fabrika, çocuklarınız paranız varsa orada işlenecek bir "mal" olacak. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bildiklerinizi tersine çeviriyor, eğitimi cüzdanlara endeksliyor. Para merkezli yeni sistemin adı Toplam Kalite Yönetimi (TKY).
Toplam Kalite Yönetimi'nde öğrenciler işçi, veliler ise müşteri olarak tanımlanıyor. MEB, kalite yönetiminin eğitimde uygulanmasındaki amacın öğrenci odaklı eğitim olduğunu iddia ederken, sistem, okulları üretim yapan bir fabrika, öğretmeni tedarikçi, okul yönetimlerini ise pazarlamacı olarak görüyor.
MEB'in 08.02.2000 tarihli genelgesi ile pilot okullarda uygulamaya sokulan TKY, okulların piyasa ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesini de beraberinde getiriyor. Okullara genelge ile birlikte TKY uygulama projesi, kaynakça listesi ve "Eğitim sisteminde TKY uygulamasının sağlayacağı yararlar" başlıklı Gülser Köksal imzalı bir de makale gönderildi.
Makaleye dikkat
TKY projesinde tanımlanan kavramların daha net açıklandığı makale birçok gerçeği de gözler önüne seriyor. Genelgede iç müşteri birim içerisinde bir başka sürecin çıktısını girdi olarak kendi sürecinde kullanan, dış müşteri birimin ürettiği mal ve hizmeti kullanan (hizmetten yararlanan tüketen kişi, kurum) olarak anlaşılmaz bir biçimde aktarılırken, makalede kavramların tanımları daha net olarak şöyle açıklanıyor:
"Eğitimde TKY bütün işgören ve öğrencilerin aktif bir şekilde katıldığı sürekli iyileştirmeler ile artan müşteri tatmininin karakterize ettiği bir eğitim kültürü. TKY'de her parça veya alt sistem hem müşteri hem de tedarikçidir. Örneğin 1'inci sınıf 2'inci sınıfın tedarikçisi, 3'üncü sınıf 2'inci sınıfın müşterisidir. Aile okulun gözünde okula çocuğunu ve onunla ilgili bilgi ve desteği veren tedarikçi, aynı zamanda çocuğunun eğitimi ile ilgili beklentileri olan ve gerekli ödemeyi yapan müşteridir. Öğretmenler destek hizmetlerinin yönetimini, tesisleri, araçları, ilgiyi ve öğretim desteğini tedarik eden okul idaresinin müşterisidir. Öğrenci öğrenme sürecinde ödevlerini yapan bir işçi, çalışma sonuçlarını ve bilgisini aktaran bir tedarikçi ve sistemden beklentileri olan bir müşteridir."
Müşteri memnuniyeti esastır
Genelgede "Önemli olan eğitim sisteminin bir üretim sistemi olarak algılanması ve müşteri memnuniyeti kavramının bu sistemde de birincil olması gerekliliğidir" denilerek, piyasa taleplerinin karşılanması doğrultusunda bir eğitim sistemi yerleştirilmeye çalışılıyor. TKY'nin uygulamaya soktuğu bir başka önemli konu ise velilerin öğretmenlerin, özel kurumların katıldığı sözde bir karar alma mekanizmasını oluşturan gruplar. TKY'de sözde karar alma sürecine katılımı sağlama olarak benimsenilen bu madde pratikte sadece alınan kararların uygulanması için gerekli finansmanın karşılanması için kullanılıyor.
Eğitimde özelleştirme dönemi başlatılıyor
Her uygulamada olduğu gibi TKY için de ek bir ödenek açmayan MEB hem yanlış bir sistem dayatıyor hem de sistemin uygulanmasının maddi yükünü velilerin sırtına bindiriyor. Ayrıca, Anayasa'nın 42'inci maddesinde belirtilen "Herkese eşit eğitim imkânı" hükmünü ihlal eden TKY, eğitimde özelleştirme uygulamalarının da en önemli basamağını oluşturuyor.
TKY'nin eğitim sistemine etkileri konusunda da bilgiler verilen yazıda, yöntemin, eğitim çalışanlarının birbirleri arasındaki müşteri tedarikçi ilişkisini daha iyi anlamasına yardımcı olacağını savunuyor. TKY ile eğitim sisteminin sürekli iyileşeceği ve sistem yaklaşımının izlenmesinin, sistemin alt süreçlerinin ve müşteri tedarikçi ilişkisinin iyi anlaşılmasına yardımcı olacağı ileri sürülürken, "Eğitimden beklentileri olan grupların memnuniyeti artar. Toplum alileler ve işverenler gibi sistemin dışında algılanan grupların aslında sistemin bir parçası öğretim ve öğrenme sürecinin bir uzantısı olduğu daha iyi anlaşılır. Bu gruplarla işbirliği kurulur ve beklentileri daha iyi karşılanır" görüşüne yer verilerek, patronların da sistemin bir parçası olduğu ve onların memnuniyetinin esas olduğu öne sürülüyor.
Sözleşmeli öğretmenlik tehlikesi
Üniversitelerde patronların müşteri olarak tanımlandığı ve onların beklentileri dikkate alınarak eğitim projelerinin gerçekleştirildiği sistemler uygulanırken bir de ilköğretim kurumlarına da bu anlayış yerleştiriliyor. TKY ile yine üniversitelerde yaşanan paralı eğitim sistemine geçilmesine hazırlık yapılırken, eğitim çalışanlarının da yeni yöntem için bir kültür değişiminden geçmeleri gerektiği belirtiliyor. Eğitim çalışanlarını da sözleşmeli öğretmenlik tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak olan TKY, eğitimcilerin işgüvencesi ve sendika hakkını da gasp etmeye yönelik bir uygulama.
www.evrensel.net